Haritada İzmir Bayramören arasındaki mesafeyi gördükten sonra,yoğun bir iç diyalog daha doğrusu tartışma yaşadım.Bu kadar uzun yola dayanamam,daha yakın bir yere uçmaya git diyen kemiklerime,yüreğim olsun gidelim Bayramören nasıl bir yer görelim diye cevap veriyordu.
Perşembe saat 6.00 da yola koyuldum.
Ankara ve Çankırı’daki aktarmalardan sonra Tahsin Beyin aktif lojistik desteği sayesinde Bayramören’e vardığımdasaat 23.00’ü geçmişti.Sabahın ilk ışıkları ile birlikte ,doğa harikası bir yere geldiğimi anladım.Karşımda güzelliği ile her paraşütçü ve doğaseverin yüreğini hoplatacak güzellikte sıradağlar vardı.Yamaçlarda çevreye olağanüstü uyum sağlayan köyleri bana Avusturya,daki bazı dağ köylerini hatırlattı.Çevremizdeki bütün görevli ve görevsiz kişiler bize olağanüstü yakınlık gösterdiler.Bizlerin orada olmamızdan çok mutlu oldukları izlenimini yarattılar.Bu, sıcak karşılama ve mükemmel doğanın bıraktığı güzelliği ancak güzel bir uçuş tamamlayabilirdi.
İlk uçuşta rahatlıkla 2500 metrenin üzerine çıkıp çevrede küçük gezintiler yaptım.Bayramören,in üzerinde iki dönüşten sonra,kaldığımız talebe yurdunun yanına indim.
Akşam yemekten sonra bir grup pilot ile birlikte ilçe merkezine yürüyerek gitmek için yola çıktık.
Yanımızdan geçen araç sürücüleri ısrarla bizi götürmek istiyorlardı.Neticede bir araçla geldik.
Bayramören ve çevresi insanlarını merak ediyordum.Yolda arkadaşlara onlarla diyalog kurma teşebbüsünde bulunmayı önerdim.
Ama kahveye varınca 3-4 masaya kurulduk.Okey ve pişti gibi oyunlar oynamaya başladık.Kısa bir süre sonra bir grup genç bir gitarist öncülüğünde mükemmel şarkılar söylemeye ve tempo tutarak küçük dans fıgürleri ile eylenceyi zenginleştirmeye beşladılar.
O anda şok oldum. Tamamıyle beklemediğim bir durumdu bu.
İçimden bir ses; Hey, galiba sen 30 yıldır yurt dışında yaşadığın için, insanımızın ne kadar
Gelişip,çağ atladığını fark etmedin.
Diğer yandan gelişmenin hiç de öyle olmadığını biliyordum. Gerek,benim doğmuş olduğum
köye yaptığım ziyaretlerden,gerekse uçuş için gittiğim köylerdeki gençliğin, kumar oynama ve alkol alma eğiliminde olduğunu görmüştüm. Genelde aileleri ile bağları zayıftı.
Çoğunluğu sosyal aktiviteyi kutu biraları içtikten sonra yol kenarına atmayı anlıyordu.
Ama şimdi bu gençler bize burada birlikte nasıl eylenilebileceğini gösteriyorlardı.
Kısa bir süre sonra müzik ve atmosferin cazibesi bizi de etkiledi ve biz okey taşlarını
Bırakıp sandalyelerimizle onların yanına gittik.Yaptıkları müziğin güzelliği ve aralarındaki
Seviyeli ilişkiler hepimizi etkiledi ve gece geç saate kadar onlarla birlikte eylendik.
Doğrusu bu işte bir terslik vardı. (ya da ben farkına varmadan İspanya,nın güneyinde etrafı
Tarihi yapılarla çevrili bir kasabanın taş döşeli meydanında yere oturarak müzik yapan bir
Genç gurubunun yanına gelmiştim.)
Sanki kırsal kesimden gelmiş olanlar bizlerdik.Hemen kendi köşemize çekilip,okey masamızı
Kurmuştuk. Onlarsa oradaki herkesi kucaklayan bir eylem başlatmışlardı.
Bu benim için çok hoş bir terslikti.
Ertesi günü güneye yönelik karşı yamaçtaki bir köye gittik.Genişliği yeterli eğimi mükemmel bir kalkış yeri temizlenmiş ve brandalarla örtülmüştü.Malesef ismini hatırlayamadığım köyün halkı bizim için hiçbir zahmetten kaçınmamışlardı.Kalkış yerinin yanına bir çay ocağı yapılmıştı.Hemen yanında taze köy yoğurdu ile ayran yapılıp dağıtılıyordu.Hemen yanımızda bir çeşme bizim için hazırlanmıştı.Şunu kesinlikle söyleyebilirm,buradaki şartları birçok Avrupa ülkesinin uçuş yöreleri ile eş değerde,hatta misafirperverliğini ve sıcaklığını da değerlendirme kriterleri içine sokarsak,birçoğundan üstün şartları vardı.Eksik olarak bir tek kalkış yerinin çimen ile kaplı olmaması ve iniş alanında bir rüzgar bayrağının konulmaması söylenebilir ki buda o köylülerin eksiği değil organizatörlerin hatasıdır.
Kalkış yerine 100 m.ilerde akarsu bağlantılı bir seyyar tuvalet monte edildiğini söylersem orada artıların eksileri yok ettiği anlaşılır.Ben şimdiye kadar ikisini bir arada bir kalkış sahasında rastlamadım.Bu tecrübeme benim tanıdığım batı Avrupa ülkeleri uçuş alanlarıda dahildir.
Festival tecrübesi olmayan Bayramörenli ilgililer yerel yönetimin aktif desteği ile harikalar yarattılar.Öğle yemeklerimizin sıcak olarak nasıl kalkış ve iniş alanlarına ulaştırılabildiği bugün bile anlayamadığım bir olay.Tebrikler bütün görevlilere ve belediye yetkililerine.
Gün çok güzel başladığı gibi devam ediyordu.Ovada termik yavaş yavaş oluşurken
Hazır olan arkadaşlarda kalkış yapıp uçuşa geçiyorlardı.O anda şöyle düşündüğümü hatırlıyorum;eğer dünyadaki diğer insanlar bizim şuandaki aldığımız zevklerin bir kısmını dahi ara sıra alsalar bile dünyada savaşlar olmaz.
Güzel bi hayaldi ve bu hayali bize hizmet etmeye çabalayan insanlar sayesinde kurmuştum. Sonra bir an ortalığı tiz bir ses kapladı.Kalkış yerinin ortasında bir kişi bağırarak bir pilotun kalkışını engellemeye çalışıyordu.Ne olduğunu anlamayan arkadaş hemen hemen havalanmakta olan paraşütünü zar zor kalkış yerinin sonundaki dikenlerin üzerine indirdi.Pilot benimde tanıdığım çok güvenli uçan bir arkadaştı.Bunun üzerine bağıran kişinin yanına gidip,arkadaşın çok güvenli uçtuğunu,kaygılanmaması gerektiğini söyledim.Kalkışını yarım kesmek zorunda kalan arkadaş niye bağırdığını sorduğunda,kalkışını beğenmedim yüzünü görmek için engelledim dedi.Atmosferi yumuşatmak ve olumlu bir diyalog oluşturmasını ümit ettiğim kelimeler tam tersi bir etki yarattı ve o kişi bağırarak ben istediğimi uçurum istemediğimi uçurmam diyerek mahalle kabadayısı tavrını sürdürdü.
Hey yavrum ülkene geri geldin işte,tamda bu idi senin terk ettiğin.İşin kötüsü bu kişi bu hot zotçu tavrını bizim güvenliğimizden sorumlu olması ile de gerekçelendiriyordu.
Havacılığı bilenler pilotun en son kalkış anında bütün sorumluluğu üzerine alarak kalktığını bilirler.
Almanya ve Fransadaki havacılık eğitimlerinde kalkış anındaki bütün parametreleri değerlendirebilecek bir yetiye sahip olmaya yönlendirildiğim için bu davranış bana çok ters geldi.Davranışından bu kişinin böyle bir sorunu olmadığını düşündüm.
Ayrıca işin içinde bir de havacılık kuralları dışında insani bir yönüde var.
Düşüncelerini medeni bir uslupla anlatmayıp karşısındakine bağırarak kendini haklı kılmaya çalışan bir kişi bence çağımıza ait değildir.
Bu konuyu burada kısa kesmek ve eğer yararlı olacağına inanırsam TYYF forumun bir başka sayfasında yapmak istiyorum.Aksi taktirde Bayramören festivalini binbir emek, sevgi ve hoşgörü ile başaran insanların emekleri zarar görebilir.
Ama bir şey tesbit ettim ülkemizde yeni bir kurum oluşmuş;yamaç paraşütü ağalığı kurumu .
Gökyüzü hala uçuşa davet eden tavrını değiştirmemişti.Birkaç arkadaşta olay üzerine yaptığımız konuşmalarda benim tavrımı desteklerini söylemeleri ile ben uçuşa yöneldim.Termiğin kalitesi oldukça iyi idi.Yeteri kadar yükseldikten sonra batıya yöneldim.
Uzunca bir uçuştan sonra ismini bilmediğim güzel bir köyün yanına indim.Buradan geri dönüş biraz sorunlu olabilirdi.Çünkü yarışmacıların organizatörü birgün önce toplayıcılarının yolda karşılaşsalar bile serbest uçan pilotları almayacaklarını söylemişti.
Önce paraşütümü topladım.Yoldan nasıl olsa biri alır diyordum.Avusturya ve İtalyada defalarca en geç 15-20 dakikada biri tarafından alınıp gideceğim yere kadar götürüldüm.Buradan Karnten’li Alfons’a selam.Buradaki insanlar daha kötü olamazlardı ya.
Yola çıktım iki dk sonra bir köylü amca arabası ile durdu.Amca beni Bayramörene götürür müsün dedim.Ne demek,sen ne zaman buraya inersen ben gelip seni alacağım.Gelecek defa seni önce yemeğe davet edip sonra götüreceğim,dedi.
Bundan sonraki uçuşlarımda benim 9 yaşımdaki emektar Skyward’ımla yapabildiğim(15-20km.lik) mesafe uçuşlarında yolda en çok 10 dk bekledim ve el kaldırdığım herkes beni aracına aldı.İsmini bilmediğim bu kişilere buradanda teşekkür ediyorum.
O akşam belediye bizlerin ve çevre halkının beraberce eylenebileceğimiz bir program yapmıştı. Yerel sanatçıların dans ve müzik programlarını izlerken,çerez ve çeşitli
İçeceklerden oluşan bir ikramlar dizisi geliyordu.
Kadın ,erkek,genç ve yaşlı herkesin aynı anda ve aynı mekanda eylenebilmesi geceye
Ayrı bir güzellik katıyordu. Paraşütçü arkadaşlar arasından bazı gizli yetenekler bizi
müthiş eylendirdi. Hatta bazı arkadaşlarımız yerel dansları bile çok güzel başarıyorlardı.
Bir ara bayan sanatçının arkadaşımız Merve,nin o nefis oryantal dans becerisine sahip
Olabilme isteği içinde olduğunu düşündüm.
Gece benim için Bayramören ve çevresi insanının olgunluk seviyesinin güzel bir işaretiydi.
Bir tek silah atılmadan,gençler arasında dahi hiçbir olumsuzluk, kırgınlık olmadan
Hepimiz doya doya eylendik.
Son gün oradaki en kötü uçuşumu yaptım.Sıcak hava kütlelerini bir türlü bulamadım
Ve bu sadece düz bir uçuş oldu.
Bu üç günün izlenimleri ile dolu bir halde Bayramören,e döndüm.
Kahvede bir süre Belediye başkanı ve bir gurup insanla sohbet ederken havanın döndüğü
İçin uçuşların bitirildiği haberi geldi.
Her katılımcıya hediye edilen,Çankırı tuz lambasını sırt çantama sıkıştırarak geri dönüş
Hazırlığına başladım.
Dönüşüm gelişimden daha zorlu oldu. Çankırı Belediye,sinin bize tahsis ettiği otobüs
Şoförünün rallicilik tecrübeleri ve bır arkadaşımızın aktif GPS navigasyonu desteği sayesinde
Gece saat 00,30 da Ankara otogara vardım. Ne yazıkki İzmir, e giden iki otobüste de boş yer
Yoktu. Sabah 07.00 ye kadar otogarda bekledikten sonra İzmir,e doğru yola çıktım.
İzmir,e geldiğimde yorgun ama çok mutlu idim.
Sonuç olarak 1. Bayramören festivali mükemmel organize edilmis ,yürek ve bilek işbirliği
İle gerçekleştirilmiş başarılı bir eylemdi. Devamını diliyorum.
Böylece biz Türkiye,li pilotlar da yeni bir uçuş alanına kavuşmuş olduk.
Bu güzel yeni uçuş alanı tanıdığım kadarı ile yeni başlamış olan ya da seyrek uçan arkadaşlar
İçin pek uygun deyil. Bu arkadaşlar yanlarında düzenli ve sık uçan arkadaşları ile gelirlerse
Onlar için daha sağlıklı olur.
Kazalarla ilgili bir iki kelime ; (bana verilen bilgi doğru ise) 5 Yıldan beri uçmamış bir
Arkadaş ilk uçuşunu(daha önce antremansız olmasına karşın) DHV 2-3 bir kanatla yapmaya
Kalkarsa(üstelik bu bilinmeyen bir arazide) orada bir anlayış yanlışlığı olduğunu düşünüyorum. Ben kendimde yaptığım gözlemlere dayanarak da söyleyebilirim;
Bizim sporumuzda iki ay gibi göreceli kısa ara verme durumunda bile uçuş alışkanlıkları ve
Reflekslerde bir gerileme oluyor. Pilot arkadaşlar aniden reaksıyon gösterilmesi gerekli
Durumlarda bunun ne anlama geldiğini ve nasıl sonuç verebileceğini bilirler.
Buna karşı yeterli bir çalışma yapmadan,direk uçuş yapmaya kalkmak uçuş olayının anlaşılamadığının bir ifadesidir. Aslında bu konu da forum,un ilgili sahifelerinde tartışılması
Gerekli. Ayrıca bu tartışmayı lütfen kimse hastanede yatan arkadaşa saldırı vs olarak almasın.
Böyle olaylar karşısında,açıksözlü,dürüst ve seviyeli bir tartışma geliştiremezsek, bir çok
Arkadaşımızın daha başına böyle kazalar gelebilir.
Bütün kazaları engellemek mümkün deyildir ama birçoklarını engelleyebiliriz.
Sevgili arkadaşlar var olan dostça atmosferden dolayı hepinize teşekkürler.
Bayramören ve çevre köyleri insanları:
Her şey için hepinize teşekkürler. Sizleri ve yörenizi Almanya,daki arkadaşlarıma anlatacağım. Belki birkaçı gelecek defa benimle birlikte olurlar.
Ama o zaman kalkış alanında bir kabadayının olmayacağını ümid ediyorum.
Sizlerden öğreneceğimiz çok şeyler var.
İbrahim Çoban Aachen İzmir
.
Bayramören Festivalinin Yankıları
Moderatör: Moderatör Ekibi
- Human capital
- Mesajlar: 974
- Kayıt: 24.06.2007, 18:40
- Ad Soyad: İbrahim Coban
- Şehir: Almanya
- Aldığı Beğeni: 89 / 0
- Pilot Menüsü: