İlk Cross Denemem

Son yaptığınız uçuşu , XC uçuşlarınızı ve XC tekniklerinizi bu kategoride paylaşabilirsiniz.

Moderatör: Moderatör Ekibi

Kullanıcı avatarı
Pinokkyo
Mesajlar: 90
Kayıt: 23.11.2009, 13:54
Ad Soyad: Önder Aşık
Şehir: Denizli
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

İlk Cross Denemem

Mesaj #1 gönderen Pinokkyo » 5 yıl 6 ay önce (30.04.2013, 23:46)

Arkadaşlar merhaba

Grubumuzda paylaşmış olduğum ilk cross deneme hikayemi değerli ağabeyim İsa Dal'ın önerisi ile buraya taşımaya karar verdim. Umarım keyifle okursunuz...

Uçuş kaydı:

http://www.ypforum.com/leonardo/flight/15505

"Hem Şener’in (Arslan) talebine ve emeklerine karşılık hem de arşiv olması adına 27 Nisan C.tesi günü Çameli’de yapmış olduğum deneme cross çalışmasından birkaç paragraf aktarmak istiyorum.
İtiraf etmek gerekirse psikolojik olarak geçen birkaç ay içinde cross açısından kendimi oldukça motive etmeye çalıştım. Çökelez ya da Çameli şartlar nerede uygunsa ilk etapta ekipten minimum bir arkadaşla, olmazsa tek başıma cross yapmaya karar vermiştim. (Bu kararım hala geçerlidir.) Mesela geçen sene Demirat’larla birlikte gittiğimiz Çameli’de 2750’yi gördüğümde, ne tarafa gideceğimi bilmediğim ya da yanımda bir destekçimin olmadığını düşündüğüm için (ya da korktuğum için) gözümü yere dikip 15 dk sonra inmiştim.
Sebebini tekrar tekrar anlatmakta gerek yok diye düşünüyorum. Normal şartlarda +50 km. o gün normalde çocuk oyuncağıydı ama olmadı. İnşallah bir dahaki sefere artık. Tek bir şey diyorum “Sağlık olsun, görülecek daha çok 50’ler, 100’ler çıkacak önümüze.” Umarım ekipte birçok arkadaşımızın bu sevincine hep birlikte ortak oluruz.
Daha önce de belirttiğim gibi bu denemede hemen hemen herkesin az ya da çok payı var. Örneğin: Hilmi (İnce) ve Barış (Tura) Hocamın geçen senelerde cross eğitiminde bahsettiği üçgen bulut tezi bu denemede inanılmaz işime yaradı. İsa Abi’min üstüne basa basa vurguladığı “hem psikolojik hem de fiziksel (kondisyon) olarak hazır olmanın önemini” yaşayarak, görerek öğrendim. Kendi adıma bir daha bu şekilde bırakın kuşanmayı, tepeye dahi çıkmam, çıkmayalım. Çünkü bu halde uçuş belirli bir zaman sonra keyiften öte işkenceye dönüşmeye başlıyor. Diğer taraftan Barış’ın defalarca tekrarladığı: “termiği kaçırdığınızda, rüzgâr üstünde arayın” tezini yaşarak gördüm. 3750’yi görmemdeki en büyük etken budur.
Bunlar sadece birkaç örnek. 15 günde yapmış olduğumuz dersler ya da her uçuş öncesi ya da sonrası yaşadığımız deneyimlerimizi birbirimize aktarmanın ne kadar faydalı olduğunu gördüm. Hepinize ne kadar teşekkür etsem azdır.
Neyse gelelim uçuş detaylarına: Tepede ilk Semih Sayır”ın kalktığını ve yavaş yavaş irtifayı aldığını görünce çok fazla zaman kaybederek havayı kaçırmak istemedim. Kalkış sırasında Sayır’la aramızda 10 dk ya vardı ya yoktu.. Kalkışım sonrası hava gerçekten çok iyi çalışıyordu. Kendime 3.000 mt’yi hedef olarak belirledim ve 3.000’i görür görmez (Tam bu anda zihnimde Barış ve Hilmi Hoca yine akıl hocalığı yaptı.) daha fazla zaman kaybederek önümdeki termiklere çevirdim gözümü. Ya döndüğüm termiklerden daha iyileri varsa önümde???
Bu aralarda ciddi sayılabilecek bir önden kapanma bir de asimetriği afiyetle mideye indirdim. Psikolojik olarak hazır olduğumu işte tam bu anda anladım. Çünkü: “bugün beni ne kadar korkutmaya çalışırsan çalış, beceremeyeceksin” diye inat ederek korkularımın üzerine üzerine gittim.
Tam ben acaba diye düşünürken, Semih Sayır’In bir anonsuna kulak kabarttım. Dedi ki: “Arkadaşlar Denizli tarafında çok güzel bir bulut caddesi oluşmuş. Bu caddeyi isterseniz deneyebilirsiniz.” İşte Sayır’ın bahsettiği bu cadde kırmızı bir halı gibi önüme serilmişti bile.
Tepenin ilerisindeki baraj mesafesine gelinceye kadar yaklaşık 1.000 mt civarı irtifa kaybetmiştim. Barış her zaman söyler hatırlarsınız. Asla moral bozmak yok. Her bastırıcının ileride mutlaka bir tane termiği vardır, aramaya devam. Barajın az ilerisinde beklediğim termikle tanıştım. Sağolsun bu termik bana yeniden 600 mt civarında bir irtifa kazandırdı. Sonra yine azgın bastırıcılarla karşılaştım. Tam bu sırada zihnimde yine Barış’ın ve Hilmi Hoca’nın geçmiş derslerde vurguladığı noktalardan bir tanesi: “Mutlaka alternatif bir iniş alanı gözünüze kestirin.” Tam bakınırken önümde üçgen bulutlar. Deneme vakti... Haklıydılar, işte aradığım termiği bulmuştum ve bu termik beni 3700’e kadar çıkardı. İşte tam bu sırada kendi kendime 50 km oldu galiba dedim. Çünkü bu irtifa beleşten bana en az 20 km’yi daha cebime koymuştu bile.
3750’yi gördüğüm sıralarda yaşadığım tek bir sorun vardı o da soğuk. Soğuktan sadece ellerim etkilenmişti. Ellerimi ısıtmak için çok çaba harcadım ancak nafile.
Uçuşun son 10 km’si için çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Çünkü başım dönmeye ve midem bulanmaya başladıktan sonra güzel bir termik ile daha karşılaştım ancak tek bir dönüş sonrası her şey allak bullak oldu. Sonra da kanadı kendi haline bıraktım ve inişe kadar sanırım 2 ya da 3 termiği pas geçmek zorunda kaldım ki bunlar +50’lin habercileriydi.
Kendimi daha fazla yormak istemediğim için de Leonardo’da da gördüğünüz üzere ulaşımın daha kolay olacağını düşündüğüm için Antalya Denizli yolu kenarına güvenli bir iniş yaptım.
Bu arada sizlere küçük bir tecrübe daha aktarayım. Belki bir gün işinize yarar. Harnseinizde mutlaka bir tane çoklu çakılardan bulundurun. Olmaz demeyin bir gün mutlaka işinize yarar. İniş sırasında boş bir alan gözüme kestirdim ve kendimi sağlam bir şekilde yere indirdikten sonra, kanadımı da düşünecek halim kalmadığı için kanadı oradaki bodur bir ağaca istem dışı devirdim. Eğer yanımda bu çoklu çakı olmasa eminim ki en az 3 saat boyunca kanadımı kurtarmak için ayrı bir efor daha harcamak zorunda kalacaktım. Çünkü takılan ipleri yerinden çıkartırken ipler başka bir dala daha takılıyordu. Bu çakı sayesinde iplerin takıldığı dalları tek tek kestim ve kanadıma yapışan bu kestiğim dalları kanattan yerde teker teker ayırdım. Çakının minik testeresi olmasa ağacın dalları yaş olduğu için kırılmıyordu. Bu bile benim 1 saatime maloldu. Aklınızda olsun.
Eğer buraya kadar yazdıklarımı sıkılmadan okuduysanız size özel bir teşekkürümü borç bilirim.
Hepimize her şey için ayrı ayrı teşekkür ederim.
Umarım faydalı olur….
Sevgi ve saygılarımla.."


İstikbal göklerdedir;
çünkü göklerini koruyamayan
uluslar yarınlarından asla
emin olamazlar.
ATATÜRK 1925


Kullanıcı avatarı
KARAGÖZ
Mesajlar: 560
Kayıt: 13.08.2006, 19:11
Ad Soyad: Deniz Karagöz
Şehir: Antalya
:
200+ Club
Aldığı Beğeni: 11 / 0
Yaş: 38
Pilot Menüsü: 

Mesaj #2 gönderen KARAGÖZ » 5 yıl 6 ay önce (01.05.2013, 09:41)

tebrikler, güzel bir anlatım olmuş. senin indiğin saatte biz de bademağacından kalkış yapmıştık. ancak uçuşun 25. km'sinde yanlış bir karar verip burdur yönüne dönmeyerek daha fazla mesafe çıkacak bir günün hakkını veremedik :)

bu arada telsiz frekansı olarak hangi kanalı kullanıyorsunuz. çameli'nden xc yapanlarla bademağıcından xc yapanların havada karşılaşmaları pek olası, muhabbet ederiz :)
bu bi kuş , hayır uçak, hayır süpermen , hayır evladım o bir yamaçparaşütü...

Kullanıcı avatarı
volkan
Mesajlar: 37
Kayıt: 15.04.2013, 16:56
Ad Soyad: Volkan Deniz
Şehir: Muğla
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #3 gönderen volkan » 5 yıl 6 ay önce (01.05.2013, 13:29)

Çok güzel tecrübe ve anlatım olmuş,önder hemşerim,daha sonraki uçuş tecrübelerinide bekleriz...

Kullanıcı avatarı
SENERARSLAN
Mesajlar: 563
Kayıt: 11.02.2007, 15:15
Ad Soyad: Sener Arslan
Şehir: Denizli
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 1 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #4 gönderen SENERARSLAN » 5 yıl 6 ay önce (01.05.2013, 15:43)

+100 uçtuğun günün öyküsünü okumak temennisi ile. Tebrikler Önder.

Kullanıcı avatarı
Maksoy
Mesajlar: 106
Kayıt: 28.05.2011, 21:13
Ad Soyad: Mehmet Aksoy
Şehir: Antalya
:
100+ Club
Aldığı Beğeni: 32 / 3
Pilot Menüsü: 

Mesaj #5 gönderen Maksoy » 5 yıl 6 ay önce (01.05.2013, 20:23)

Teşekkürler Önder paylaşımından ve nezaketinden ötürü. Deniz Karagöz ile aynı gün ben, Arif Kemal Buhara ve Selahattin Asmalı Badem ağacından kalkış yaptık. Deniz'in telsiz frekansı sorması da bu yüzden. Çünki Semih Sayır'ın indiği yer ile Deniz'in indiği yer arasında 16-17 km gibi bir mesafe var. Umarım ileleyen günlerde bu trafiği yaşarız. Falezliler XC grubu olarak memnuniyet duyarız.
A.Y.K. ==================================================> ANTALYA YAMAÇPARÜŞÜTÜ KULÜBÜ

Kullanıcı avatarı
Pinokkyo
Mesajlar: 90
Kayıt: 23.11.2009, 13:54
Ad Soyad: Önder Aşık
Şehir: Denizli
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #6 gönderen Pinokkyo » 5 yıl 6 ay önce (02.05.2013, 11:40)

KARAGÖZ yazdı:tebrikler, güzel bir anlatım olmuş. senin indiğin saatte biz de bademağacından kalkış yapmıştık. ancak uçuşun 25. km'sinde yanlış bir karar verip burdur yönüne dönmeyerek daha fazla mesafe çıkacak bir günün hakkını veremedik :)

bu arada telsiz frekansı olarak hangi kanalı kullanıyorsunuz. çameli'nden xc yapanlarla bademağıcından xc yapanların havada karşılaşmaları pek olası, muhabbet ederiz :)


Deniz kardeşim çok teşekkür ederim. :) Sağlık olsun, yukarıda da dediğim gibi cross için önümüze daha çok fırsatlar çıkacak. Sabır.. :)

Telsiz frekansı olarak biz normalde 144250 kullanıyoruz ancak o günkü gibi dışarıdan gelen misafir arkadaşlarla uçacak olursak frekansa tepede ortaklaşa karar veriyoruz.

volkan yazdı:Çok güzel tecrübe ve anlatım olmuş,önder hemşerim,daha sonraki uçuş tecrübelerinide bekleriz...


Teşekkürler kardeşim. İnşallah aynı tepede beraber uçmak dileğiyle. :)

SENERARSLAN yazdı:+100 uçtuğun günün öyküsünü okumak temennisi ile. Tebrikler Önder.


Teşekkür ederim Şener'im. İnşallah +100 hikayesini birlikte yaşar, birlikte anlatırız. :)

Maksoy yazdı:Teşekkürler Önder paylaşımından ve nezaketinden ötürü. Deniz Karagöz ile aynı gün ben, Arif Kemal Buhara ve Selahattin Asmalı Badem ağacından kalkış yaptık. Deniz'in telsiz frekansı sorması da bu yüzden. Çünki Semih Sayır'ın indiği yer ile Deniz'in indiği yer arasında 16-17 km gibi bir mesafe var. Umarım ileleyen günlerde bu trafiği yaşarız. Falezliler XC grubu olarak memnuniyet duyarız.


Asıl ben teşekkür ederim Mehmet Abi. Allah razı olsun....
Böyle bir karşılaşma inanın beni de çok mutlu eder. Bu arada Sayır'ın indiği yer benim köyüme çok yakın. O gün onu takip edip oralara inmeyi ben de çok isterdim. :)
Havada karşılaşmak bir yana umarım bir gün birlikte uçmak da nasip olur. Yolunuz bir gün Denizli'ye düşerse her zaman bekleriz.
Deniz kardeşime anlattığım gibi biz normalde 144250 kullanıyoruz ancak o günkü gibi dışarıdan gelen misafir arkadaşlarla uçacak olursak tepede ortaklaşa karar veriyoruz.
İstikbal göklerdedir;

çünkü göklerini koruyamayan

uluslar yarınlarından asla

emin olamazlar.

ATATÜRK 1925


Kullanıcı avatarı
SERVET
Mesajlar: 187
Kayıt: 15.07.2006, 15:49
Ad Soyad: Servet Yalçınkaya
Şehir: İstanbul
:
200+ Club
Aldığı Beğeni: 51 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #7 gönderen SERVET » 5 yıl 6 ay önce (02.05.2013, 13:19)

tebrikler önder. o gün ben de tepedeydim. çıkış zamanlaman iyi olmuş. benim gibi ağırdan alanlar rüzgarın batıya dönmesi nedeniyle take off dan çıkışta sıkıntı yaşadı.
benimde cross denemem bir elin parmağını geçmez. istanbulda olduğmuz için ve cross bölgelerine uzak olduğmuzdan xc uçmak hem yorucu hem maliyetli oluyor. denizli bölgesinde olduğun için ve isa barış gibi bu işte yetkin kişilerle birlikte uçtuğun için çok şanslısın.
benim de cross denemem çok az sayıda. bu denemelerim sırasında çokça yaşadığım bir olayı güzel özetlemişsin. "gözümüzü yere dikip 15 dk sonra inmek" o gün ben de 15 km uçtum. hava gerçekten iyiydi. ama nedense bu psikolojiden kurtulamıyorsun ufka bakıp hangi hattı takip etmeliyim ikinci termiği nerde bulurum sorusuna cevap aramaktan çok yere bakıp acaba nereye inebilirim sorusu zihnini meşgul ediyor ve sonunda da iniyosun:)
bir ikinci sıkıntı da uzun süre tepe üstünde civarında uçmak alışkanlık haline geliyor adeta take off la duygusal bir bağ kuruyosun:) take off dan uzaklaşınca annesinin elini bırakmış bir çocuk gibi huzursuz ve güvensiz hissedip tekrar tepeye doğru yönelme veya inme gereği duyuyorsun. ben bunu en çok geçen sene ilk yarışmam olan pre pwc ışık dağı yarışmasında paradise da uçtuğum ilk taskta hissettim. en son kalkanlardan biriydim tepe önünde bir termiğe tutunup yükseliyor sonrasında ileriye doğru süzülürken tekrar geriye aynı termiğe geri dönüyordum:) aşağıda take off da tek bi araç kalmış ve benim take off üstünden ayrılmamı bekliyordu. o psikolojik baskı ile tepeye elvada diyip ayrılabilmiştim:)

Kullanıcı avatarı
bartsay
Mesajlar: 1065
Kayıt: 30.10.2009, 07:45
Ad Soyad: Bartuğ Sayın
Şehir: Isparta
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #8 gönderen bartsay » 5 yıl 6 ay önce (02.05.2013, 14:30)

O gün ben de Isparta xc denemesi yaptım.

12 km uçtum 11 km kanat sırtımda yürüdüm.
Pişman değilim yine yaparım :lol:
Little Cloud
0 (542) 246 0505

Kullanıcı avatarı
Kadir Yaraşlı
Mesajlar: 494
Kayıt: 21.05.2009, 17:25
Ad Soyad: Kadir Yaraşlı
Şehir: Muğla
Aldığı Beğeni: 1 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #9 gönderen Kadir Yaraşlı » 5 yıl 6 ay önce (02.05.2013, 18:23)

Süper macera olmuş. Ağzımın suyu aka aka okudum. Bir gün ilerde xc yapmak benim de hayalim. XC de ilk eşik 50 km mi? Daha düşüğü yok mu?
Bartuğ Sayın'a: 12 km uçup da 11 km sırtta kanatla yürümek nasıl oluyor? Bunu anlatsana. Kanatsız 25-30 km yürürüm ama... kanatla imkansız görünüyor. Ustaları dinlemek de bir hoş oluyor. İnsanın ufkunu açıyorlar.
Havada ve Yerde Kalıcı Dostluk arıyoruz. 0533.494.66.36

Kullanıcı avatarı
m.bayrakci
Mesajlar: 331
Kayıt: 04.07.2006, 21:40
Ad Soyad: Murat Bayrakçı
Şehir: memleket:Tire Yaşadığı:Diyarbakır
Aldığı Beğeni: 1 / 0
Yaş: 42
Pilot Menüsü: 

Mesaj #10 gönderen m.bayrakci » 5 yıl 6 ay önce (02.05.2013, 19:54)

tebrikler ve paylaşım için teşekkürler. Katlanabilir testeremi yıllardır harnesimde taşırım. onun sayesinde çok kişinin kanadına yardım edebildim. herkes harnesinde bulundurması gereken bir gereç bence. selamlar..

Kullanıcı avatarı
omerfaruk
Mesajlar: 139
Kayıt: 07.08.2008, 17:29
Ad Soyad: Omer Faruk Gocmen
Şehir: Amerika
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #11 gönderen omerfaruk » 5 yıl 6 ay önce (03.05.2013, 05:19)

tebrik ederim. sagda solda okuduklarimdan bir iki ilave yapmak istiyorum. termigi ruzgar ustunde aramak iyi bir teknik. Eger surunmeye baslamissak, patladik patliycaz falan, busefer ruzgar altina ucmaya devam. ruzgar altina ucarken taradigimiz alan daha fazla olacaginda termige denkgelme sansimiz dahada artar diye okudugumu hatirliyorum.
mide bulantisi, basdonmesinin daha ziyade psikolojik oldugunu dusunuyorum. ileriki ucuslarinda daha vurdulu kirdili havalarda bile kendini daha iyi hissedecegine eminim. enazindan benim tecrubelerim o yonde oldu.
bir dahaki ucuslarinda daha uzun mesafeler.


Kullanıcı avatarı
Pinokkyo
Mesajlar: 90
Kayıt: 23.11.2009, 13:54
Ad Soyad: Önder Aşık
Şehir: Denizli
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #12 gönderen Pinokkyo » 5 yıl 6 ay önce (03.05.2013, 15:07)

SERVET yazdı:tebrikler önder. o gün ben de tepedeydim. çıkış zamanlaman iyi olmuş. benim gibi ağırdan alanlar rüzgarın batıya dönmesi nedeniyle take off dan çıkışta sıkıntı yaşadı.
benimde cross denemem bir elin parmağını geçmez. istanbulda olduğmuz için ve cross bölgelerine uzak olduğmuzdan xc uçmak hem yorucu hem maliyetli oluyor. denizli bölgesinde olduğun için ve isa barış gibi bu işte yetkin kişilerle birlikte uçtuğun için çok şanslısın.
benim de cross denemem çok az sayıda. bu denemelerim sırasında çokça yaşadığım bir olayı güzel özetlemişsin. "gözümüzü yere dikip 15 dk sonra inmek" o gün ben de 15 km uçtum. hava gerçekten iyiydi. ama nedense bu psikolojiden kurtulamıyorsun ufka bakıp hangi hattı takip etmeliyim ikinci termiği nerde bulurum sorusuna cevap aramaktan çok yere bakıp acaba nereye inebilirim sorusu zihnini meşgul ediyor ve sonunda da iniyosun:)
bir ikinci sıkıntı da uzun süre tepe üstünde civarında uçmak alışkanlık haline geliyor adeta take off la duygusal bir bağ kuruyosun:) take off dan uzaklaşınca annesinin elini bırakmış bir çocuk gibi huzursuz ve güvensiz hissedip tekrar tepeye doğru yönelme veya inme gereği duyuyorsun. ben bunu en çok geçen sene ilk yarışmam olan pre pwc ışık dağı yarışmasında paradise da uçtuğum ilk taskta hissettim. en son kalkanlardan biriydim tepe önünde bir termiğe tutunup yükseliyor sonrasında ileriye doğru süzülürken tekrar geriye aynı termiğe geri dönüyordum:) aşağıda take off da tek bi araç kalmış ve benim take off üstünden ayrılmamı bekliyordu. o psikolojik baskı ile tepeye elvada diyip ayrılabilmiştim:)


Servet kardeşim öncelikle çok teşekkür ederim. Sanıyorum alışkanlıklarımızı değiştirmek gerekiyor. Çünkü tepeden kalkan ilk pilotun hareketlerini 10-15 sn izlersek, hava durumu ile ilgili bize az çok ipucu verir. İyi değilse bekle anlarım ama iyiyse beklemenin hiçbir mantığı yok. Çünkü meteoroloji çok komplike bir bilim. Nasıl olsa hava iyi, ha şimdi ha 1 saat sonra dersek treni kaçırma ihtimalimiz çok yüksek. Kendimden biliyorum. :) Kaçarsa da bir daha ne zaman gelir Allah bilir.
Son olarak duygularıma, düşüncelerime tercüman olmuşsun, yalnız olmadığımı bilmek güzel. Tekrar teşekkür ederim... :)

bartsay yazdı:O gün ben de Isparta xc denemesi yaptım.

12 km uçtum 11 km kanat sırtımda yürüdüm.
Pişman değilim yine yaparım :lol:


Tebrik ederim hocam. :)
Barış'ın tabiri ile sanırım buna "cross ateşi" diyorlar.
:lol:

Kadir Yaraşlı yazdı:Süper macera olmuş. Ağzımın suyu aka aka okudum. Bir gün ilerde xc yapmak benim de hayalim. XC de ilk eşik 50 km mi? Daha düşüğü yok mu?
Bartuğ Sayın'a: 12 km uçup da 11 km sırtta kanatla yürümek nasıl oluyor? Bunu anlatsana. Kanatsız 25-30 km yürürüm ama... kanatla imkansız görünüyor. Ustaları dinlemek de bir hoş oluyor. İnsanın ufkunu açıyorlar.


Çok teşekkürler hocam. Bence cross cross'tur ama sanıyorum ki +50 psikolojik eşik. Ben de 40 yerine 50 olsun isterdim açıkçası. :)
Hocam kesinlikle katılıyorum. İsa Abim'i iyi ki dinlemişim de bu hikayeyi burada paylaşmışım. YP'de öğrenmenin sonu yok. Ben bu forumdan bugüne kadar birçok kardeşimin, abimin tecrübelerinden faydalandım. Benden sonrakilere de minicik bir katkım olursa ne mutlu bana. :)

m.bayrakci yazdı:tebrikler ve paylaşım için teşekkürler. Katlanabilir testeremi yıllardır harnesimde taşırım. onun sayesinde çok kişinin kanadına yardım edebildim. herkes harnesinde bulundurması gereken bir gereç bence. selamlar..


Murat kardeşim çok teşekkür ederim. Çoklu çakı satışına mı başlasak? Ne dersin? :lol:

omerfaruk yazdı:tebrik ederim. sagda solda okuduklarimdan bir iki ilave yapmak istiyorum. termigi ruzgar ustunde aramak iyi bir teknik. Eger surunmeye baslamissak, patladik patliycaz falan, busefer ruzgar altina ucmaya devam. ruzgar altina ucarken taradigimiz alan daha fazla olacaginda termige denkgelme sansimiz dahada artar diye okudugumu hatirliyorum.
mide bulantisi, basdonmesinin daha ziyade psikolojik oldugunu dusunuyorum. ileriki ucuslarinda daha vurdulu kirdili havalarda bile kendini daha iyi hissedecegine eminim. enazindan benim tecrubelerim o yonde oldu.
bir dahaki ucuslarinda daha uzun mesafeler.


Faruk kardeşim çok teşekkür ederim.
Rüzgar altı konusuna kesinlikle katılıyorum ancak sadece küçük bir ilave yapacağım o da: irtifa düşükse dikkat!...
Mide bulantısı ve baş dönmesi sebebinin çoğu durumda psikolojik olması konusuna katılıyorum ancak benimki maalsef değildi. Keşke olsaydı :oops:
Bir önceki gece bir yakınımızı kaybetmemiz sebebi ile çok geç uyumuştum ve sadece 1,30 saatlik bir uyku ile tepeye çıkmıştım. Bir de çok değerli Tamer (Çelik) Abimin defalarca uyarmasına karşılık sabah kahvaltısında tokluk hissi versin düşüncesi ile yarım litre sütü mideye indirmiştim. :P Muhtemelen yorgunluk ve yarım litre süt bu duruma etkili oldu. Siz siz olun benim yaptığımı yapmayın. Süt yerine çayınızı meyve suyunuzu keyifle yudumlayın.. :lol:
İnşallah daha uzun mesafe uçuş hikayelerimizi birlikte paylaşırız.

Selamlar...
Önder
İstikbal göklerdedir;

çünkü göklerini koruyamayan

uluslar yarınlarından asla

emin olamazlar.

ATATÜRK 1925

Kullanıcı avatarı
ziya
Mesajlar: 247
Kayıt: 03.03.2005, 22:37
Ad Soyad: Ziya Hacialioglu
Şehir: Ölüdeniz - Bursa
:
Yarışma Pilotu 250+ Club
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #13 gönderen ziya » 5 yıl 6 ay önce (04.05.2013, 10:26)

tebrıkler önder,
Güzel payasımın ıcın ayrıca tebrık ederım.
Tura'yı ve Isa abının pesını bırakma ıkısıde cok cakal pılottur, Hılmı hocayı kacırmıssın elınden, cross kumarının her tur hinliğini bılır bu pılotlar. bazen ıyı kart dagıtır hava, onu oynarken restını cekmekten gerı durma

ziya..
Ziya...

Kullanıcı avatarı
garadark
Mesajlar: 158
Kayıt: 28.08.2010, 23:21
Ad Soyad: Gökhan Çevik
Şehir: Sabanozu/ Cankiri
Aldığı Beğeni: 3 / 0
Yaş: 45
Pilot Menüsü: 

Mesaj #14 gönderen garadark » 5 yıl 6 ay önce (06.05.2013, 01:24)

tebrikler başarı hikayelerinin dewamını bekleriz;
bizlere ilham olur belki;sevgiler :lol:
No more games! 8)

Kullanıcı avatarı
Gültekin
Mesajlar: 137
Kayıt: 12.06.2012, 09:32
Ad Soyad: Gültekin Kazandöğer
Şehir: Tekirdağ
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #15 gönderen Gültekin » 5 yıl 6 ay önce (06.05.2013, 11:35)

tebrikler :)

Kullanıcı avatarı
Pinokkyo
Mesajlar: 90
Kayıt: 23.11.2009, 13:54
Ad Soyad: Önder Aşık
Şehir: Denizli
:
50+ Club
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #16 gönderen Pinokkyo » 5 yıl 6 ay önce (06.05.2013, 12:16)

ziya yazdı:tebrıkler önder,
Güzel payasımın ıcın ayrıca tebrık ederım.
Tura'yı ve Isa abının pesını bırakma ıkısıde cok cakal pılottur, Hılmı hocayı kacırmıssın elınden, cross kumarının her tur hinliğini bılır bu pılotlar. bazen ıyı kart dagıtır hava, onu oynarken restını cekmekten gerı durma

ziya..


Ziya Abi merhaba

Çok teşekkür ederim abi. Sizler gibi üstadlardan böyle güzel şeyler duymanın/okumanın keyfi anlatılmaz. :) Umarım bir gün sizlerle birlikte aynı tepede uçmak da nasip olur.
Hilmi Hoca ne kadar aramızdan ayrılsa da dostluğumuz, kardeşliğimiz onunla ebedi. Sanal da olsa dedektif gibi attığımız her adımı dikkatle takip eder o bizim. Sağolsun kendisi ilk tebrik edenlerden. Geçen sene ondan az şey öğrenmedik. :)
İsa Abi'yle birlikte çok sık uçamasak da ara ara mutlaka birlikte gidiyoruz uçmaya. Birlikte olduğumuz zamanlarda da sağolsun tecribelerinden maksimum düzeyde faydalanmaya çalışıyoruz. Hatta o gün Çameli'de birlikteydik O gün tepede Sayır olmasa bu uçuşu birlikte yapacakmışız. O önden gidince İsa Abi de peşine takılmış. Sağlık olsun. Onunla daha çok uçarız biz...
Barış'ın yeri ayrı ama. Herşeyden önce arkadaştan öte o bir dost, o bir kardeş. Bu uçuşta en büyük pay sahibi odur. Ona teşekkür etmeyi beğenmiyorum çok zaman. Az emek vermiyor ekibe. Bıkmadan usanmadan defalarca kez anlatıyor, hatalarımızı ayıklıyor. Allah ondan binlerce kez razı olsun. Daha dün ve c.tesi günü beraberdik Fethiye'de Barış'la. Ekip olarak çok verimli bir SIV çalışması yaptık. Barış 2 gün boyunca pestilimizi çıkardı desem yeridir. Allah onu başımızdan eksik etmesin. :)

garadark yazdı:tebrikler başarı hikayelerinin dewamını bekleriz;
bizlere ilham olur belki;sevgiler :lol:


Çok teşekkür ederim kardeşim. İnşallah hep birlikte yeni hikayelerimizi birlikte paylaşırız. :)

Gültekin yazdı:tebrikler :)


Gültekin Abi çok teşekkür ederim. :)
İstikbal göklerdedir;

çünkü göklerini koruyamayan

uluslar yarınlarından asla

emin olamazlar.

ATATÜRK 1925



“Uçuşlarınız, XC Uçuşlarınız” sayfasına dön