Mesaj #48 gönderen ucarimanda » 1 on yıl 6 yıl önce (23.05.2010, 17:20)
Ankara'da yamur var, devam...
Kulak kapama ile ilgili kavramsal tartışmalara katkıda bulunmak isterim.
1) Kanat yükü ve stall eğilimi: Bazı arkadaşların belirttiklerinin aksine kanat yükünün artması kanadın stall eğilimini arttırmaz yada daha az fren ile stall yapmaz. Bazı bilgiler göreceli/duruma bağlı olabilir. Bu bilgi ise duruma göre değişmeyen her zaman geçerli bir bilgidir.
Kanat üzerindeki kuvvetlerin (kaldırıcı, sürtünme ve ağırlık) birincisi ağırlıktır. Ağırlık ne kadar fazla ise hız o kadar yüksek olur. Ve bu hız sonucunda kaldırıcı ve sürtünme kuvvetleri oluşur.
Bu konu başlığı altında yazılmış bazı yazılardaki doğru olmayan bilgileri düzeltmek gerekirse;
-çok yüklü kanat daha zor stall olur, stall direnci yüksektir, uçma isteği yüksektir.
-çok yüklü kanadın deep stall eğilimi daha azdır.
2)Kulak kapama, uçuş hızı, deep stall: Bazı anlatımlarda kulak kapatıldığında kanadın yavaşladığı belitilmektedir. Bu tam doğru değildir. Bazı kanatların hızı çok az artarken bazıları da çok az yavaşlayabilir. Kabaca, mertebe olarak, kanadın uçuş hızının değişmediğini söyleyebiliriz. Yani 2-3 km/s hızlanma yada yavaşlama çok kritik değildir.
Kulak kapama ve deep stall konusunda daha önemli olan kanadın uçma isteği, canlılığı ya da başka bir değişle yüksek hücum açısına direnci (yüksek hücum açısında uçma isteğini koruyuşu)dir. Her profil belirli bir hücum açısı aralığında randımanlı çalışır. Örneğin (sallama) 3-8 derece. Kulak kapayınca çöküşün artması ile bu değer 14 dereceye çıkmış olsun. İşte bu noktada profilin davranışı kanadın deep stall eğilimini belirler.
Hayal edelim: Kanadımızın normaldeki uçuşundan daha yüksek hücum açısında nasıl deneyebiliriz. En basit ve güvenlisi yer çalışmasıdır. Orta-sert rüzgarda kanat ile oynarken kanadın tam tepenizde değil, 20 derece kadar geride olduğu durumu düşünün. Bazı kanatlar sizin ileri koşuşunuz (yük=ağırlık) ile kendini toparlayıp hemen tepenize gelir. Bazı kanatlar ise yüklenseniz bile hemen hızlanmayabilir, hatta hafif bir fren kumandası ile stalla kayar.
Bu fark profil tipi ve kanadı trimlenmesi ile ilgilidir. Hangi kanadın kulak kapamada deep stall olma ihtimalinin yüksek olduğu aşikardır.
Yeni kanatların hem malzeme özelliği hem de tasarım olarak kaygı gerektirecek bir durum oluşturmadığını belirtelim. Bu forumu okuyan yeni pilotlar kulak kapamanın tehlike bir hareket olduğunu düşünmemesi gerekiyor. (Hifife de almamak lazım).
3) Pilotaj: Kulak kapama ve deep stall eğilimi ile ilgili bence en önemli konu pilotajdır. Kanadın uçuş hızını hissetme, darbeler ile kanadın pozisyonu ve kulakları açmak için uygulanan fren miktarı.
Kulakları açmak için pompa yapmamak, kanadın kendiliğinden açılmasını beklemek bence en güzeli. Eğer kanat açılmıyor yada geç açılıyorda, çok hafif fren desteği ile açılma hızlandırılabilir.
Modern kanatların hiçbirinin (ister hafif uç ister ağır) pilotaj hatası (aşırı fren kullanımı) dışında deepstall olacağını sanmıyorum.
Yarışma kanatlarını hariç tutabiliriz. İnce profilli yarışma kanatlarının yüksek hücum açısındaki davranışları farklılık gösterebilir. Benim son 3 senedir kullandığım yarışma kanatları R07 ve R09 kulaklar kapalı da canavar gibi gidiyor ve havayı kesiyor. Ancak diğer kanatların davranışları kendilerine has olabilir.
Sonuç:
Kulak kapalı deep stall riskini bilmek gerekiyor. Ancak bu manevradan çekinmemizi gerektirecek seviyede değil, doğru pilotajı öğrenmek/anlamak ve gereksiz yere kulak kapama yapmamak şeklinde olmalı.
saygılar,
yigit