THSF'nin Ayse Bayrak'a Cezasi...
Moderatör: Moderatör Ekibi
- yurdaeretike
- Mesajlar: 85
- Kayıt: 15.07.2005, 13:49
- Ad Soyad: Yurdaer Etike
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 20 / 0
- Pilot Menüsü:
Kore PWC Milli Takım Üyesi olarak bazı konularda benim de açıklama yapmam gereği doğdu. Bu konunun tartışılmasından fayda umut edenlerin ekmeğine fazlaca yağ sürmemeye gayret ederek, konu ile ilgili görüşlerim kısaca aktarmaya çalışayım.
Federasyon Başkanı Kore PWC Milli Takım Kafile Başkanı olarak son derece başarılı bir yönetim sergilemiştir. Milli Takım Üyeleriyle diyaloglarında ve görev boyunca genel ifade ve tavırlarında son derece kibar ve sıcak bir tarz benimserken, diğer taraftan mesafeli ve saygın bir duruş sergilemiştir. Tutumunda cinsiyet ayrımcılığından bahsetmek abesle iştigaldir.
Ayşe Bayrak'ın Başkan'a ifadeleri genel ahlak ve nezaket kurallarına mugayir olduğundan burada yazılabilecek şeyler değil. Devlet kurumları veya mahkeme bana sorar ise şahit sıfatıyla ifade verebilirim.
Ayşe Bayrak'a kendisi adına yarışma için yapılan masrafları kabul etmeyeceğini kendi iradesi ile beyan etmiş ve kalan harcırah ile Milli Takım kıyafetlerini kafile başkanına iade etmeye çalışmıştır. Dolayısıyla kendisinden istenen para bir ceza değil, iade etmeye çalıştığı harcamalardır. Yapmış olduğu fiilin kanunen başka sonuçları olabileceği gerçeği bu saptamanın dışındadır.
Federasyonu benimsemek veya kabul etmek kişinin kendi ihtiyarında bir konu değildir. Bu ülkenin kanunla kurulmuş bir kurumunun; kanun, yönetmelik ve talimatlarıyla ortaya koyduğu uygulamalara uymak her Türk vatandaşı için bir zorunluluktur. Uygulamaların eleştirilebilir olması ve yargı yolunun açık olması bu gerçeği ortadan kaldırmaz.
Bir sporcunun başarılı olup olmadığı hususu kurallar konusunda kendisine ayrıcalık sağlamaz. Kuralların içeriğinde başarılı sporculara sağlanan ekstra bir hak sözkonusu değil ise, birinci sıradaki sporcu ile yüzüncü sıradaki sporcu kurallara uyum açısından eşittir.
İsuk Spor Kulübünün bir Sporcusu ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Sayın ve Sevgili Başkanımız Savaş Kıroğlu'nun ifade ettiği destek konusunda benim bir bilgim ve onayım bulunmamaktadır.
Federasyon bu yıl son derece olumlu bir adım atarak, PWC yarışmalarında ülkenin Milli Takım olarak temsil edilmesi, Türkiye Şampiyonası ilk 50 sporcuya harcırah ödenmesi ve tüm katılımcılardan ücret alınmaması uygulamasını benimsemiştir. Bir spor federasyonunun en öncelikli ve hayati görevlerinden birisi ülkenin uluslararası yarışmalarda temsil edilmesidir. Ödediği verginin hesabını arayanlar öncelikle Basketbol'da ödenen milyonlarca dolardan veya yabancı ülke futbol kulüplerine sponsorluk bedeli olarak milyonlarca dolar ödeyen milli havayolu şirketimizden başlayabilirler.
Yurdaer
Federasyon Başkanı Kore PWC Milli Takım Kafile Başkanı olarak son derece başarılı bir yönetim sergilemiştir. Milli Takım Üyeleriyle diyaloglarında ve görev boyunca genel ifade ve tavırlarında son derece kibar ve sıcak bir tarz benimserken, diğer taraftan mesafeli ve saygın bir duruş sergilemiştir. Tutumunda cinsiyet ayrımcılığından bahsetmek abesle iştigaldir.
Ayşe Bayrak'ın Başkan'a ifadeleri genel ahlak ve nezaket kurallarına mugayir olduğundan burada yazılabilecek şeyler değil. Devlet kurumları veya mahkeme bana sorar ise şahit sıfatıyla ifade verebilirim.
Ayşe Bayrak'a kendisi adına yarışma için yapılan masrafları kabul etmeyeceğini kendi iradesi ile beyan etmiş ve kalan harcırah ile Milli Takım kıyafetlerini kafile başkanına iade etmeye çalışmıştır. Dolayısıyla kendisinden istenen para bir ceza değil, iade etmeye çalıştığı harcamalardır. Yapmış olduğu fiilin kanunen başka sonuçları olabileceği gerçeği bu saptamanın dışındadır.
Federasyonu benimsemek veya kabul etmek kişinin kendi ihtiyarında bir konu değildir. Bu ülkenin kanunla kurulmuş bir kurumunun; kanun, yönetmelik ve talimatlarıyla ortaya koyduğu uygulamalara uymak her Türk vatandaşı için bir zorunluluktur. Uygulamaların eleştirilebilir olması ve yargı yolunun açık olması bu gerçeği ortadan kaldırmaz.
Bir sporcunun başarılı olup olmadığı hususu kurallar konusunda kendisine ayrıcalık sağlamaz. Kuralların içeriğinde başarılı sporculara sağlanan ekstra bir hak sözkonusu değil ise, birinci sıradaki sporcu ile yüzüncü sıradaki sporcu kurallara uyum açısından eşittir.
İsuk Spor Kulübünün bir Sporcusu ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Sayın ve Sevgili Başkanımız Savaş Kıroğlu'nun ifade ettiği destek konusunda benim bir bilgim ve onayım bulunmamaktadır.
Federasyon bu yıl son derece olumlu bir adım atarak, PWC yarışmalarında ülkenin Milli Takım olarak temsil edilmesi, Türkiye Şampiyonası ilk 50 sporcuya harcırah ödenmesi ve tüm katılımcılardan ücret alınmaması uygulamasını benimsemiştir. Bir spor federasyonunun en öncelikli ve hayati görevlerinden birisi ülkenin uluslararası yarışmalarda temsil edilmesidir. Ödediği verginin hesabını arayanlar öncelikle Basketbol'da ödenen milyonlarca dolardan veya yabancı ülke futbol kulüplerine sponsorluk bedeli olarak milyonlarca dolar ödeyen milli havayolu şirketimizden başlayabilirler.
Yurdaer
- ucarsam
- Mesajlar: 82
- Kayıt: 17.03.2005, 16:44
- Ad Soyad: Mehmet Dursun
- Şehir: Antalya
- :
- Aldığı Beğeni: 5 / 0
- Pilot Menüsü:
konusuz
Merhaba
Hakan irtem ve Yurdaer konu hakkinda yazmislar,benim daha fazla yazip konuyu uzatmaya niyetim yok.
Ayse zaten yuzdeyuz hakli olmadigini belirtmis.
Kendince hakli oldugu konulari daha iyi ifade etseydi ve de Baskana son soylenen sozu soylemeseydi veya konu hakkinda ozur dileseydi sanirim bu olay olmayacakti.
Bilmenizi isterim ki benim Kore’ye veya baska bir yarismaya gitmem icin THSF`den gelecek paraya ihtiyacim yok. beni bu yarismalara CANHAVK veya DENHAVK zaten gonderecekti veya kendi paramla giderdim.
Sadece gecen sene yarismalarda aldigim sonuclar sonucunda bana verilen hakki kullandim . PWCA Kore’de aldigim sonuclardan sikayetci olanlar mutlaka olacaktir ve vergilerinin veya paralarinin carcur edildigini dusunenlere onundeki agaclara bakacaklarina arkadaki ormanlari gormelerini tavsiye ederim.Tabii onlari da saygi ile karsiliyorum .Su anda PWCA Avusturya’da yarisan arkadaslarimizi cok iyi motive ediyorlar.
Benim THSF’den aldigim para konusunda veya THSF Baskani veya THSF ile olan muhabbetimden dolayi saksakci veya yalaka oldugumu dusunen varsa gelsin yuzume soylesin.
Onumuzdeki ay THK ile FAI Dunya Sampiyonasina gidecegim bu konu hakkinda da saksakci veya yalaka diyecek olanlari da beklerim.
THSF Baskani bize Kore’deki yolculuk boyunca samimi ve kibar sekilde davranmistir.Bize verdigi malzemeler konusunda ,hakli olarak giymemizi istemistir .Giymemiz konusunda cok israrci olsaydi veya kaba davransaydi saniyor musunuz ki yas ortalamasi 30 ustu olan kisiler bu eylemi gerceklestirirlerdi.
Konusmamiz gereken bir suru konu varken bu gereksiz konularda beni yazmaya zorlayan herkesi kiniyorum.
Saygilarimla
Hakan irtem ve Yurdaer konu hakkinda yazmislar,benim daha fazla yazip konuyu uzatmaya niyetim yok.
Ayse zaten yuzdeyuz hakli olmadigini belirtmis.
Kendince hakli oldugu konulari daha iyi ifade etseydi ve de Baskana son soylenen sozu soylemeseydi veya konu hakkinda ozur dileseydi sanirim bu olay olmayacakti.
Bilmenizi isterim ki benim Kore’ye veya baska bir yarismaya gitmem icin THSF`den gelecek paraya ihtiyacim yok. beni bu yarismalara CANHAVK veya DENHAVK zaten gonderecekti veya kendi paramla giderdim.
Sadece gecen sene yarismalarda aldigim sonuclar sonucunda bana verilen hakki kullandim . PWCA Kore’de aldigim sonuclardan sikayetci olanlar mutlaka olacaktir ve vergilerinin veya paralarinin carcur edildigini dusunenlere onundeki agaclara bakacaklarina arkadaki ormanlari gormelerini tavsiye ederim.Tabii onlari da saygi ile karsiliyorum .Su anda PWCA Avusturya’da yarisan arkadaslarimizi cok iyi motive ediyorlar.
Benim THSF’den aldigim para konusunda veya THSF Baskani veya THSF ile olan muhabbetimden dolayi saksakci veya yalaka oldugumu dusunen varsa gelsin yuzume soylesin.
Onumuzdeki ay THK ile FAI Dunya Sampiyonasina gidecegim bu konu hakkinda da saksakci veya yalaka diyecek olanlari da beklerim.
THSF Baskani bize Kore’deki yolculuk boyunca samimi ve kibar sekilde davranmistir.Bize verdigi malzemeler konusunda ,hakli olarak giymemizi istemistir .Giymemiz konusunda cok israrci olsaydi veya kaba davransaydi saniyor musunuz ki yas ortalamasi 30 ustu olan kisiler bu eylemi gerceklestirirlerdi.
Konusmamiz gereken bir suru konu varken bu gereksiz konularda beni yazmaya zorlayan herkesi kiniyorum.
Saygilarimla
- Wings
- Mesajlar: 90
- Kayıt: 24.03.2005, 11:26
- Ad Soyad: Hakan Akcalar
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Selamlar,
Konu hakkında bugüne kadar sessiz kalmamın sebebi, konunun gereksiz yere büyümemesini istemem ve bu süreçte Ayşe'nin kendi özeleştirisini yapmasını beklememdi.
Ayşe son mesajında beklediğim özeleştirisini de yapmış zaten. Söylemek istediğim, Ayşe'nin üslubunun çok yanlış olduğu.
Ayşe de, Filiz de ve birçok kişi de bazı şeyleri merak ediyor, veya eleştirmek istiyor olabilir. Eğer gerçekten birşey öğrenmek istiyorsanız, ya da eleştirinizin (olumlu/yapıcı) bir sonuca varmasını amaçlıyorsanız, üslubunuz bu şekilde olmamalı.
Başkana gelirsek, bugüne kadar her türlü eleştirimi ben zaten yönetim kurulunda bulunduğum süre zarfında yaptığım / yapabildiğim için başkanın eleştirilere nasıl tepki verdiği konusunda bir fikir sahibiyim. Diğer arkadaşlar da başkanın bizzat gelip bizlerin arasına karıştığı etkinliklerde (Bayramören, Kayseri, Erzincan, vs), Eğitim ve Teknik Kurul toplantılarında ve son olarak Kore'de kendisi hakkında fikir sahibi olmuşlardır sanıyorum (bunu özellikle başkanın sporculara ilgisiz, kayıtsız, alakasız olduğunu iddia eden arkadaşlar için yazdım). Kore'de herkesin başkana aklına gelen herşeyi çekinmeden rahatlıkla sorup eleştirebildiğine bizzat şahit oldum. Ayşe'nin sorduğu soruların veya eleştirilerinin içeriğiyle ilgili herhangi bir sorun/rahatsızlık yok, ancak kullandığı üslup o kadar yanlış ki, maalesef oradaki eleştiri de soru da kaynayıp gidiyor. Bu noktada keşke bu şekilde olmasaydı demekten başka yapabileceğimiz birşey yok.
- Başkandan bugüne kadar şahit olduğum kadarıyla cinsiyet ayrımcılığı denilebilecek bir davranışını görmedim. Bahsedilen şakalar ve belki de daha da beterlerini biz sürekli yapıyorduk, ancak bunun "keşke ayşe burada olmasaydı ..." şeklinde yorumlanması beni çok üzdü, biz orada ayşeyi bir kadın olarak değil, bizden biri, ekibin bir parçası olarak görüyorduk, sürç-ü lisan ettiysek affola.
- Gömleği unuttuğum için kıvrandığım doğrudur, herşeyden önce çok mahçup olmuştum. Bizlere verilen milli takım kıyafetlerinin dolabımızı süslemek için olmadığını tahmin etmek zor değil. Başkanın uyarısı bazılarımızı rahatsız ettiyse de, haklılığını düşününce konuyu uzatacak birşey olmamalıydı.
Olaya şu gözle bakın: PWC açısından THSF'nin 6+2 sporcuya sponsor olan diğer herhangi bir sponsordan bir farkı yok, ancak GSGM açısından baktığınızda, diğer sponsorlar cebindeki parayı dilediği gibi harcayabiliyorken, THSF olarak devletin parasını sadece belli kalemlerde ve belli kurallara bağlı şekilde kullanabiliyorsunuz.
Bu harcamalar da, GSGM bünyesinde bilmem kaç tane kurul ve imzadan geçiyor, hatta en son bakan imzasına kadar gidiyor iş. Dolayısıyla devlet, görevlendirdiği sporcusuna verdiği her kuruşu çeşitli mekanizmalarla takip ediyor, başkanın keyfiyetine kalan bir konu olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
Hadi siz bütün bu ayrıntıyı bilmiyorsunuz diyelim, bir sponsorun size maddi destek sağlarken karşılığında onu layıkıyla temsil etmenizi beklemesi kadar doğal birşey olmayacağını, işinize gelmeyecekse baştan reddetmeniz gerektiğini bilmeniz gerekir. Buradaki tek sıkıntı, bizler bir federasyon altyapısından yetişmemiş sporcular olarak federasyon-milli takım pratikleri konusunda bilgisiz olmamız, ve federasyonun da bunu öngöremeyip bizleri bu konuda önceden yeterince bilgilendirmemiş olması olabilir. Ancak bu konular karşılıklı anlayış ve diyalog çerçevesinde çözülemeyecek konular değildir.
- Başkan son ana kadar, son güne kadar kalıp milli takım olarak kapanışa katılmamız gerektiğini söylemesine rağmen, bizler PWC'de milli takım diye birşey olmadığını, kapanışa kalıp kalmamanın sporcuların bir zorunluluğu değil tercihi olduğunu, bizim tercihimizin de son günümüzü seul'de geçirmek olduğunu belirttik, başkan da kendi görüşü aksine olmasına rağmen peki siz bilirsiniz diyerek bizimle uzlaşmıştır, bu konuda suçlanacak en son kişi başkandır.
- Diğer teknik konular (federasyon kurulları nasıl seçilir, nasıl ve ne zaman özerk olunur, para işleri nasıl yürütülür, vs) bu mesajın konusu olmadığı gibi, bu sorular ve cevapları, ne başkana ne de başka bir kişiye karşı kullanılan yakışıksız bir üslubun "azmettiricisi" olarak kabul edilemez.
Kurulların belirlenmesinde aktif rol aldığım için bu konularda aklında soru olan arkadaşlara cevap vermeyi istemekle beraber, bunu eğer mümkün olursa bir faaliyette yüzyüze yapmayı daha verimli buluyorum. Hatta bunu Bayramören için bir davet olarak da kabul edebilirsiniz.
Hakan Akçalar
Konu hakkında bugüne kadar sessiz kalmamın sebebi, konunun gereksiz yere büyümemesini istemem ve bu süreçte Ayşe'nin kendi özeleştirisini yapmasını beklememdi.
Ayşe son mesajında beklediğim özeleştirisini de yapmış zaten. Söylemek istediğim, Ayşe'nin üslubunun çok yanlış olduğu.
Ayşe de, Filiz de ve birçok kişi de bazı şeyleri merak ediyor, veya eleştirmek istiyor olabilir. Eğer gerçekten birşey öğrenmek istiyorsanız, ya da eleştirinizin (olumlu/yapıcı) bir sonuca varmasını amaçlıyorsanız, üslubunuz bu şekilde olmamalı.
Başkana gelirsek, bugüne kadar her türlü eleştirimi ben zaten yönetim kurulunda bulunduğum süre zarfında yaptığım / yapabildiğim için başkanın eleştirilere nasıl tepki verdiği konusunda bir fikir sahibiyim. Diğer arkadaşlar da başkanın bizzat gelip bizlerin arasına karıştığı etkinliklerde (Bayramören, Kayseri, Erzincan, vs), Eğitim ve Teknik Kurul toplantılarında ve son olarak Kore'de kendisi hakkında fikir sahibi olmuşlardır sanıyorum (bunu özellikle başkanın sporculara ilgisiz, kayıtsız, alakasız olduğunu iddia eden arkadaşlar için yazdım). Kore'de herkesin başkana aklına gelen herşeyi çekinmeden rahatlıkla sorup eleştirebildiğine bizzat şahit oldum. Ayşe'nin sorduğu soruların veya eleştirilerinin içeriğiyle ilgili herhangi bir sorun/rahatsızlık yok, ancak kullandığı üslup o kadar yanlış ki, maalesef oradaki eleştiri de soru da kaynayıp gidiyor. Bu noktada keşke bu şekilde olmasaydı demekten başka yapabileceğimiz birşey yok.
- Başkandan bugüne kadar şahit olduğum kadarıyla cinsiyet ayrımcılığı denilebilecek bir davranışını görmedim. Bahsedilen şakalar ve belki de daha da beterlerini biz sürekli yapıyorduk, ancak bunun "keşke ayşe burada olmasaydı ..." şeklinde yorumlanması beni çok üzdü, biz orada ayşeyi bir kadın olarak değil, bizden biri, ekibin bir parçası olarak görüyorduk, sürç-ü lisan ettiysek affola.
- Gömleği unuttuğum için kıvrandığım doğrudur, herşeyden önce çok mahçup olmuştum. Bizlere verilen milli takım kıyafetlerinin dolabımızı süslemek için olmadığını tahmin etmek zor değil. Başkanın uyarısı bazılarımızı rahatsız ettiyse de, haklılığını düşününce konuyu uzatacak birşey olmamalıydı.
Olaya şu gözle bakın: PWC açısından THSF'nin 6+2 sporcuya sponsor olan diğer herhangi bir sponsordan bir farkı yok, ancak GSGM açısından baktığınızda, diğer sponsorlar cebindeki parayı dilediği gibi harcayabiliyorken, THSF olarak devletin parasını sadece belli kalemlerde ve belli kurallara bağlı şekilde kullanabiliyorsunuz.
Bu harcamalar da, GSGM bünyesinde bilmem kaç tane kurul ve imzadan geçiyor, hatta en son bakan imzasına kadar gidiyor iş. Dolayısıyla devlet, görevlendirdiği sporcusuna verdiği her kuruşu çeşitli mekanizmalarla takip ediyor, başkanın keyfiyetine kalan bir konu olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
Hadi siz bütün bu ayrıntıyı bilmiyorsunuz diyelim, bir sponsorun size maddi destek sağlarken karşılığında onu layıkıyla temsil etmenizi beklemesi kadar doğal birşey olmayacağını, işinize gelmeyecekse baştan reddetmeniz gerektiğini bilmeniz gerekir. Buradaki tek sıkıntı, bizler bir federasyon altyapısından yetişmemiş sporcular olarak federasyon-milli takım pratikleri konusunda bilgisiz olmamız, ve federasyonun da bunu öngöremeyip bizleri bu konuda önceden yeterince bilgilendirmemiş olması olabilir. Ancak bu konular karşılıklı anlayış ve diyalog çerçevesinde çözülemeyecek konular değildir.
- Başkan son ana kadar, son güne kadar kalıp milli takım olarak kapanışa katılmamız gerektiğini söylemesine rağmen, bizler PWC'de milli takım diye birşey olmadığını, kapanışa kalıp kalmamanın sporcuların bir zorunluluğu değil tercihi olduğunu, bizim tercihimizin de son günümüzü seul'de geçirmek olduğunu belirttik, başkan da kendi görüşü aksine olmasına rağmen peki siz bilirsiniz diyerek bizimle uzlaşmıştır, bu konuda suçlanacak en son kişi başkandır.
- Diğer teknik konular (federasyon kurulları nasıl seçilir, nasıl ve ne zaman özerk olunur, para işleri nasıl yürütülür, vs) bu mesajın konusu olmadığı gibi, bu sorular ve cevapları, ne başkana ne de başka bir kişiye karşı kullanılan yakışıksız bir üslubun "azmettiricisi" olarak kabul edilemez.
Kurulların belirlenmesinde aktif rol aldığım için bu konularda aklında soru olan arkadaşlara cevap vermeyi istemekle beraber, bunu eğer mümkün olursa bir faaliyette yüzyüze yapmayı daha verimli buluyorum. Hatta bunu Bayramören için bir davet olarak da kabul edebilirsiniz.
Hakan Akçalar
- filizey
- Mesajlar: 200
- Kayıt: 26.03.2005, 00:26
- Ad Soyad: Filiz Bakır Güler
- Şehir: Ankara
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Simdi foruma gelen mesajlari okuyunca, konunun geldigi noktalara inanamadim. Ben mail grubunda sadece tartismanin nedeni oldugunu dusundugum iki konu uzerinde konusmaya devam ediyorken ve de tek derdim ayse'nin federasyon baskani tarafindan haksizliga ugratildigini dusunmemle ilgiliyken, burada bambaska seylerin de konusulmaya baslandigini fark etmemisim. Hatta Yurdaer'in vergilerle ilgili soylediklerini de bu yuzden anlamamisim. Simdi mesaj iceriklerini okuyunca farkettim ve sok oldum. Bu iki sey disinda burada soylenen hicbir seye de kesinlikle katilmiyorum. Yok bizim odedigimiz vergilerleymis, yok saksakcilikmis- en cok da buna uzuldum-, yok bilmem neymis vs vs.
gercekten cok uzuldum son yazilanlari okuyunca... konunun son tartisilan konulara gelmesinde benim de katkim varsa-ki sanmıyorum ama yine de- ozur diliyorum...
gercekten cok uzuldum son yazilanlari okuyunca... konunun son tartisilan konulara gelmesinde benim de katkim varsa-ki sanmıyorum ama yine de- ozur diliyorum...
En son filizey tarafından 18.06.2011, 12:40 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
- levo_redkid
- Mesajlar: 163
- Kayıt: 31.01.2005, 20:36
- Ad Soyad: Levent Topcu
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Benim mesajım biraz yanlış anlaşılmış, şahsen sporcuların desteklenmesi ile ilgili bir problemim yok. Kaynakların verimli kullanılması ile ilgili düşüncelerim var. Adam gibi kullanıldığı sürece helali hoş olsun. Sonuçta bu forumda yazan istisnasız herkes bugünlere gelebilmek için ailesinden kendinden kısıp cepten para harcamış durumda. Hemen herkesin para güdümünde olmadan kendi keyfi için uçtuğunu biliyoruz, gereksiz ithamlar yapmanın manası yok. Devletin "başarılı" sporcuyu desteklemesi ancak "saldım çayıra mevlam kayıra" modeli peşini de bırakmaması gerektiğini düşünüyorum. Zaten şu an olmakta olan da bu gördüğüm kadarıyla. Kendini milyon dolarlık görenlerin de acilen dünya üçüncülüğü veya şampiyonlar ligi şampiyonluğu kazanmasını temenni ediyorum.
- weasp
- Mesajlar: 54
- Kayıt: 18.08.2006, 00:19
- Ad Soyad: Sedat Kırtulukoğlu
- Şehir: Fethiye
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Merhaba,
Kore’ye giden pilotlardan biri olarak ben de kısmen olaylara malesef ! şahit oldum. Bu yazıyı yazmayı düşünmüyordum ama bizim insanımızın olayları tek taraflı duyarak (belki de hiç bilmeyerek) federasyona ve başkana atıp tutmasını artık hoş karşılamadığım için yazıyorum. Birincisi federasyon başkanı evet emekli albaydır. Bunu ben Kore’de başkanı tanıdıktan bir kaç gün sonra, başkanın tutum ve davranışlarından değil, bir konuşma esnasında öğrendim. Federasyon başkanı karşıdakini sonuna kadar dinleyen, gayet sabırlı (hatta fazla) ve pozitif bir kişi. Yani başkanı gördüğünüzde asker kökenli olduğunu anlayamazsınız. Giderken havaalanında başkanın bize alınan gömlekleri giymemiz konusunda söylediği söz tam olarak doğru olmayabilir ama “arkadaşlar, biz size o gömlekleri çantanızda taşıyın diye almadık. Biz milli takım olarak oraya gidiyoruz ve en azından gidiş gelirlerde lütfen giyer misiniz?” gibiydi. Azarlama gibi bir durum yoktu ve başkanın da bunu bizden istemesi kadar da doğal bir şey yok.
Bir kaç arkadaş federasyonun şu ana kadar onlara hiç bir yararının olmadığını ve federasyonun şu ana kadar yaptığı şeyin sadece Ayşe Bayrak’a ceza vermek olduğunu yazmış. Bunu söyleyen arkadaşlar gerçekten bu sporu yapıyor mu merak ediyorum çünkü forumda ve havacılık grubunda federasyonun dışarıya 6+2 sporcu göndereceği, Türkiye Şampiyonasının ücretsiz olacağı bir çok kez yazıldı. Bu gerçekten çok ciddi bir iş. Şu ana kadar dünya kupalarına giden arkadaşlar çoğunlukla ya ceplerinden verdiler ya da binbir zorlukla sponsor bulup, ki bu da çok az kişidir, gidebildiler. Şu an Türkiye Şampiyonası ya da TPS’de ilk sıralarda yer alan pilotlar federasyon desteği ile yurt dışındaki yarışmalara gidecekler. Bundan daha iyi bir şekilde spora teşvik olabilir mi?
Kore’de yaşanan tatsız olayların sonucuna gelince; birincisi Ayşe Bayrak ceza almış değildir. Ceza kuruluna sevkedilmiştir. Ceza alıp almayacağı daha sonra tarafların yazılı ya da sözlü açıklamalarından sonra netlik kazanacaktır. Ayşe kendi isteği ve rızası ile yarışmadan ve Milli Takım’dan ayrıldı. Parayı geri teslim etmek istedi ve masadan ayrıldı. Federasyon başkanı da yöntemin bu olmadığını, parayı teslim etmek istiyor ise Türkiye’ye döndüğünde bunu federasyona bizzat başvurarak yapması gerektiğini Ayşe’ya iletmemizi istedi. Bunu da Hakan İrtem ile Mehmet Dursun Ayşe’ye iletti. Yanlış hatırlamıyorsam 2 gün sonra Ayşe Türkiye’ye geri döndü. Yani federasyonun Ayşe’den parayı geri istemesinin sebebi ceza değil, Milli Takım’dan sebep ve mazeret bildirmeden ayrılmasıdır.
Pilotların olayları tam anlamıyla öğrenmesi ise bence ceza kurulunun kararından sonra olacaktır ve olmalıdır. Zaten eminim Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Ceza Kurulu resmi bir yazı yayınlayacaktır. O zamana kadar da kişilerin veya federasyonun tek taraflı açıklamalarına bakarak yorum yapmanın da yanlış olduğunu düşünüyorum.
Kore’ye giden pilotlardan biri olarak ben de kısmen olaylara malesef ! şahit oldum. Bu yazıyı yazmayı düşünmüyordum ama bizim insanımızın olayları tek taraflı duyarak (belki de hiç bilmeyerek) federasyona ve başkana atıp tutmasını artık hoş karşılamadığım için yazıyorum. Birincisi federasyon başkanı evet emekli albaydır. Bunu ben Kore’de başkanı tanıdıktan bir kaç gün sonra, başkanın tutum ve davranışlarından değil, bir konuşma esnasında öğrendim. Federasyon başkanı karşıdakini sonuna kadar dinleyen, gayet sabırlı (hatta fazla) ve pozitif bir kişi. Yani başkanı gördüğünüzde asker kökenli olduğunu anlayamazsınız. Giderken havaalanında başkanın bize alınan gömlekleri giymemiz konusunda söylediği söz tam olarak doğru olmayabilir ama “arkadaşlar, biz size o gömlekleri çantanızda taşıyın diye almadık. Biz milli takım olarak oraya gidiyoruz ve en azından gidiş gelirlerde lütfen giyer misiniz?” gibiydi. Azarlama gibi bir durum yoktu ve başkanın da bunu bizden istemesi kadar da doğal bir şey yok.
Bir kaç arkadaş federasyonun şu ana kadar onlara hiç bir yararının olmadığını ve federasyonun şu ana kadar yaptığı şeyin sadece Ayşe Bayrak’a ceza vermek olduğunu yazmış. Bunu söyleyen arkadaşlar gerçekten bu sporu yapıyor mu merak ediyorum çünkü forumda ve havacılık grubunda federasyonun dışarıya 6+2 sporcu göndereceği, Türkiye Şampiyonasının ücretsiz olacağı bir çok kez yazıldı. Bu gerçekten çok ciddi bir iş. Şu ana kadar dünya kupalarına giden arkadaşlar çoğunlukla ya ceplerinden verdiler ya da binbir zorlukla sponsor bulup, ki bu da çok az kişidir, gidebildiler. Şu an Türkiye Şampiyonası ya da TPS’de ilk sıralarda yer alan pilotlar federasyon desteği ile yurt dışındaki yarışmalara gidecekler. Bundan daha iyi bir şekilde spora teşvik olabilir mi?
Kore’de yaşanan tatsız olayların sonucuna gelince; birincisi Ayşe Bayrak ceza almış değildir. Ceza kuruluna sevkedilmiştir. Ceza alıp almayacağı daha sonra tarafların yazılı ya da sözlü açıklamalarından sonra netlik kazanacaktır. Ayşe kendi isteği ve rızası ile yarışmadan ve Milli Takım’dan ayrıldı. Parayı geri teslim etmek istedi ve masadan ayrıldı. Federasyon başkanı da yöntemin bu olmadığını, parayı teslim etmek istiyor ise Türkiye’ye döndüğünde bunu federasyona bizzat başvurarak yapması gerektiğini Ayşe’ya iletmemizi istedi. Bunu da Hakan İrtem ile Mehmet Dursun Ayşe’ye iletti. Yanlış hatırlamıyorsam 2 gün sonra Ayşe Türkiye’ye geri döndü. Yani federasyonun Ayşe’den parayı geri istemesinin sebebi ceza değil, Milli Takım’dan sebep ve mazeret bildirmeden ayrılmasıdır.
Pilotların olayları tam anlamıyla öğrenmesi ise bence ceza kurulunun kararından sonra olacaktır ve olmalıdır. Zaten eminim Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Ceza Kurulu resmi bir yazı yayınlayacaktır. O zamana kadar da kişilerin veya federasyonun tek taraflı açıklamalarına bakarak yorum yapmanın da yanlış olduğunu düşünüyorum.
-
airman26
- Mesajlar: 63
- Kayıt: 21.05.2008, 22:59
- Ad Soyad: Erkan Ertem
- Şehir: Ankara
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Yaş: 48
- Pilot Menüsü:
benim federasyon başkanıyla ilgili bir yorumum olmuştu onu tekrar yazayım.başkan genelkurmay spor dairesinde havacı bir albaydı.görevli iken kendisini telefonla arayarak tsk bazında paraşüt takımı gibi bir takım oluşturmak yada bu konuda destek olarak görüşlerimi iletmeye çalıştım.ancak kendisi ayşenin tabirlerine benzer tavırlarla dinleme nezaketi bile göstermeden olmaz,telefonu kapatıyorum gibi saygısız ve düşünceye önem vermeyen bir şekilde telefonu neredeyse yüzüme kapattı.bu olay sonrası kendisi ile ilgili yamaçparaşütünü bilmediği yada önemsemediğini düşündüm.ama bir gün federasyon kuruldu ve bu ne tesadüftür ki bu tavırlara ve yaklaşıma sahip olan aklıma en son gelecek kişi sanırım havacılığı çok sevdiğinden federasyona başkan oluyor.
))koltuğa oturuyor.şimdi burada başkan beyaz giydi melek oldu diyelim.ancak seçimle gelmedi.demokratik bir federasyonun seçimle gelmiş pilotların ihtiyaçlarına cevap veren,yetkilerini hizmet için kullanan bir duruma kavuşması gerekmektedir.ben burada kimseden çekinmeden tüm düşüncelerimi paylaştım.bu yazıyı yazmamın amacı federasyonun sağlıklı bir yapıya kavuşması adına seçimle gelmiş ve tüm pilotların ihtiyaçlarına cevap veren aktif bir federasyondur.
- biscen
- Mesajlar: 133
- Kayıt: 15.06.2010, 14:46
- Ad Soyad: Bekir İşçen
- Şehir: İstanbul
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Konu izleyicisi olarak, federasyon başkanının iyi biri mi, kötü biri mi olduğunu bi türlü anlayamadım. Yoksa!!! en sevdiğim şey olan yin-yang'ın bir tezahürü mü var ortada!!! O zaman hangi tarafı ağır basıyordur acaba; iyilik içindeki kötülük mü, kötülük içindeki iyilik mi???
En son biscen tarafından 18.06.2011, 15:12 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
- KARAGÖZ
- Mesajlar: 566
- Kayıt: 13.08.2006, 19:11
- Ad Soyad: Deniz Karagöz
- Şehir: Antalya
- :
- Aldığı Beğeni: 16 / 0
- Yaş: 46
- Pilot Menüsü:
federasyon başkanını tanımayan birisi olarak ben de ikilem içinde kaldım. ayşe bayrak, semih sayır'ın söylediklerinden yola çıkarsak federasyon başkanı oldukça despot, başkalarının fikirlerine önem vermeyen, karşısındakini dinlemeyen, yamaç paraşütü ve teknik konulardan zerre anlamayan birisi; ancak kore'deki yarışmaya katılan diğer pilotların anlattığına göre son derece ılımlı, karşısındakini dinleyen görüşlerine önem veren, sorunları tatlılıkla ve anlayışla çözmeye çalışan birisi....
bu kadar tezat garip geliyor. acaba bu iki grup arasındaki çekişme veya fikir ayrılığından dolayımı başkan bu kadar kötüleniyor veya yüceltiliyor

bu kadar tezat garip geliyor. acaba bu iki grup arasındaki çekişme veya fikir ayrılığından dolayımı başkan bu kadar kötüleniyor veya yüceltiliyor
- Wings
- Mesajlar: 90
- Kayıt: 24.03.2005, 11:26
- Ad Soyad: Hakan Akcalar
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Merhaba Deniz, Bekir ve diğer arada kalan arkadaşlar,
Başkan hakkında en iyi izlenimi, kendisi ile bizzat tanışarak edinebilirsiniz,
bunu da en kolay, başkanın geldiği yarışma/etkinliklerden birinde yakalayabilirsiniz.
Hemen hemen her geldiği etkinlikte bir akşam sporcuların arasına karışıp sohbet etmişliği vardır, bu yönüyle ulaşılmaz birisi değildir.
Hatta Bekir arkadaşımız yanlış hatırlamıyorsam havacılık camiasında röportajlar yapan bir arkadaşımızdı, belki başkanla da böyle bir imkan yakalar ?
Başkan hakkında en iyi izlenimi, kendisi ile bizzat tanışarak edinebilirsiniz,
bunu da en kolay, başkanın geldiği yarışma/etkinliklerden birinde yakalayabilirsiniz.
Hemen hemen her geldiği etkinlikte bir akşam sporcuların arasına karışıp sohbet etmişliği vardır, bu yönüyle ulaşılmaz birisi değildir.
Hatta Bekir arkadaşımız yanlış hatırlamıyorsam havacılık camiasında röportajlar yapan bir arkadaşımızdı, belki başkanla da böyle bir imkan yakalar ?
- filizey
- Mesajlar: 200
- Kayıt: 26.03.2005, 00:26
- Ad Soyad: Filiz Bakır Güler
- Şehir: Ankara
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
herkese merhaba,
ayşe'nin de, benim de merak ettiğimiz konulardan biri federasyon kuruluşu sonrası başkanlık seçimleriydi. yıllardır "duyuru yapıldı mı, neden seçildikten sonra duyduk, duyuru yapılması şart değil mi" diye yakınırken "az önce" gsgm'nin sayfasında sırasıyla kurumsal-özerk federasyon duyuruları-"ATICILIK VE AVCILIK FEDERASYONU BAŞKANLIĞI" linkleri kısmında yer alan 22.12.2008 tarihli "Duyuru ve Başkan Adaylarında Aranacak Şartlar" duyurusunu "öylesine" (sanırım elim yanlışlıkla değdi) açtığımda bu duyurunun hava sporları federasyonunun ve kızak federasyonunun başkanlık seçimi duyurusu olduğunu 2,5 yıl sonra keşfetmiş oldum! hava sporları federasyonu başlığı altında sadece yeni tarihli bir duyuru var; o da halk oyunları federasyonu ile ilgili...
federasyon başkanı ister "despot, başkalarının fikirlerine önem vermeyen, karşısındakini dinlemeyen, yamaç paraşütü ve teknik konulardan zerre anlamayan birisi" olsun, ister "son derece ılımlı, karşısındakini dinleyen görüşlerine önem veren, sorunları tatlılıkla ve anlayışla çözmeye çalışan birisi" olsun; bu o gün ayşe ile yaşanan diyalogta nasıl bir tutum sergilediği hakkında bilgi vermiyor bana. ayşe'nin hissettiğini söylediği gibi bir ayrımcılık yapıp yapmadığı hakkında da fikir vermiyor. zaten şöyle biri ayrımcılık yapar, böyle biri yapmaz diye de bir şey yok. "bence tutumu ayrımcı değildi" demek de bir fikir vermiyor ayrıca. ancak biriniin "sen küçüksün ve tecribesizsin" ya da "kadınların sahip olması beklenen vasıflar" gibi cümleler kullanıp kullanmadığı somut bir şeydir. önemli olan da bu cümleleri kurup kurmadığıdır.
herkese sevgiler, saygılar...
filiz
ayşe'nin de, benim de merak ettiğimiz konulardan biri federasyon kuruluşu sonrası başkanlık seçimleriydi. yıllardır "duyuru yapıldı mı, neden seçildikten sonra duyduk, duyuru yapılması şart değil mi" diye yakınırken "az önce" gsgm'nin sayfasında sırasıyla kurumsal-özerk federasyon duyuruları-"ATICILIK VE AVCILIK FEDERASYONU BAŞKANLIĞI" linkleri kısmında yer alan 22.12.2008 tarihli "Duyuru ve Başkan Adaylarında Aranacak Şartlar" duyurusunu "öylesine" (sanırım elim yanlışlıkla değdi) açtığımda bu duyurunun hava sporları federasyonunun ve kızak federasyonunun başkanlık seçimi duyurusu olduğunu 2,5 yıl sonra keşfetmiş oldum! hava sporları federasyonu başlığı altında sadece yeni tarihli bir duyuru var; o da halk oyunları federasyonu ile ilgili...
federasyon başkanı ister "despot, başkalarının fikirlerine önem vermeyen, karşısındakini dinlemeyen, yamaç paraşütü ve teknik konulardan zerre anlamayan birisi" olsun, ister "son derece ılımlı, karşısındakini dinleyen görüşlerine önem veren, sorunları tatlılıkla ve anlayışla çözmeye çalışan birisi" olsun; bu o gün ayşe ile yaşanan diyalogta nasıl bir tutum sergilediği hakkında bilgi vermiyor bana. ayşe'nin hissettiğini söylediği gibi bir ayrımcılık yapıp yapmadığı hakkında da fikir vermiyor. zaten şöyle biri ayrımcılık yapar, böyle biri yapmaz diye de bir şey yok. "bence tutumu ayrımcı değildi" demek de bir fikir vermiyor ayrıca. ancak biriniin "sen küçüksün ve tecribesizsin" ya da "kadınların sahip olması beklenen vasıflar" gibi cümleler kullanıp kullanmadığı somut bir şeydir. önemli olan da bu cümleleri kurup kurmadığıdır.
herkese sevgiler, saygılar...
filiz
-
tanyeri
- Mesajlar: 9
- Kayıt: 29.05.2010, 12:51
- Ad Soyad: Selahattin Tanyeri
- Şehir: Antalya
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Aksi ispatlanana kadar herkes masumdur değil mi
tuncay bey kardeşim son dönemlerde ülkemizde bu durum şu şekilde değişmiştir: aksi ispatlanana kadar herkes suçludur! dip not olarak belirtmek istedim.
muhtemelen her iki kişiden biri bu konuda bana katılmayacaktır. spora yeni başlamış bir kişi olarak düşüncem, sporcular ve kurumlar arası gerginlik olmasının üzücü olduğudur. umarım herkesi mutlu edecek kararlar alınır.
- Champion
- Mesajlar: 649
- Kayıt: 30.11.2007, 20:39
- Ad Soyad: Semih Sayir
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 5 / 1
- Pilot Menüsü:
Selamlar
Uzun zamandır net olarak takip edemiyordum...
Söyleyecek birkaç sözüm var...
Korede bulunan bütün arkadaşlar Ayşenin Haksız olduğu iddasında..
Benim iddiam ise şudur..,
Federasyon yönetimi, Teknik Kurulu ve Başkanı ile sakat doğmuştur. Olaylar birbiri ile bağlantılı görülmese bile bağlantılıdır. Başından beri ortada olan gerilim bir şekilde bu ülkenin en başarılı kadın sporcusunun( ve erkek sporcusunun) patlamasına sebep olmuştur.
Koredeki arkadaşların iddiası şudur ve bana göre oldukça gülünç bir iddiadır..
Ayşe durup dururken sebepsiz yere patlamış ve Federasyon başkanına hakaret etmiştir. Koreye giden o gurupdaki arkadaşlardan haklı bile olsalar böyle bir tartışma sonucu verilecek destek parasını( Ayşe için 3 yarışma ve yarışma başına 5000TL dersek) tepecek cesaret yoktur.
Siz şimdi bana bu kızın 15.000TL parayı tepip ceza alacağını bile bile Federasyon başkanına hakaret etmesinin sebepsiz olduğunumu söylüyorsunuz...?
Ayşe belki eylemlerinin sonucu olarak hak ettiği veya hak etmediği bir cezayı alacaktır.Yöntemini yanlış ve aşırı bulsamda cesaretini gönülden kutluyorum.
Olayın teknik kısmına gelelim...
Korede veya herhangi bir yerde THSF tarafından desteklenen sporcular Milli Sporcu veye Milli Takım değillerdir. THSF tarafından desteklenen sporculardır. Milletlerin yarışmadığı bir yarışmada Mili Takım olamaz. Yönetim Kurulu üyesi ve Başkan yardımcısı olarak PWCA nın bir Uluslar yarışması değil ferdi pilotlar yarışması olduğunu açıkca belirtiyorum.
Dolayısıyla Ayşenin yaptıkları GSGM ceza kurulu tarafından Milli takım kafilesinde uygunsuz davranış olarak tanımlanamaz ve yarışmadan erken ayrılmasıda bir suç teşkil etmez...
Dahası , yarışma için ödenen parada kendisinden geri istenemez.. Bu bir sporcuya destek olan firmanın sporcu kötü netice aldığında veya uygunsuz davrandığında kendisine daha önceden verilen paraların iadesini istemesi gibi bir şeydir...
Burada yapılabilecek tek yasal uygulama Sporcuya ilerisi için verilecek desteği kesmektir...
Anlam olarak bakıldığında bu konu vaktiyle Red Bull X Alps yarışmasına katılan bir arkadaşımızın Red Bull dan para ve desteği aldıktan sonra yarışmanın ilk günü yarışmayı terk etmesinden farklı değildir. Bu para söz konusu firma tarafından ilgili sporcudan geri talep edilmemiştir...
Federasyon başkanın kişiliği ve efendiliği konusu;
Çok temiz kişiliği varsa gitsin Müftülük yapsın. Bu insanın havacılıkla ilgisi nedir? Bilgisiz ve beceriksiz olması benim açımdan kişilik özelliklerini bastırmaktadır. Teknik özelliklerin bir kenara bırakacak olursak insan ve sporcu psikolojisini bile anlamak ve değerlendirmektende yoksun görünüyor.
Vaktim sınırlı olduğu için diğer konuları daha detaylı olarak dönünce yazmayı düşünüyorum.
Sevgilerle
Semih SAYIR
Uzun zamandır net olarak takip edemiyordum...
Söyleyecek birkaç sözüm var...
Korede bulunan bütün arkadaşlar Ayşenin Haksız olduğu iddasında..
Benim iddiam ise şudur..,
Federasyon yönetimi, Teknik Kurulu ve Başkanı ile sakat doğmuştur. Olaylar birbiri ile bağlantılı görülmese bile bağlantılıdır. Başından beri ortada olan gerilim bir şekilde bu ülkenin en başarılı kadın sporcusunun( ve erkek sporcusunun) patlamasına sebep olmuştur.
Koredeki arkadaşların iddiası şudur ve bana göre oldukça gülünç bir iddiadır..
Ayşe durup dururken sebepsiz yere patlamış ve Federasyon başkanına hakaret etmiştir. Koreye giden o gurupdaki arkadaşlardan haklı bile olsalar böyle bir tartışma sonucu verilecek destek parasını( Ayşe için 3 yarışma ve yarışma başına 5000TL dersek) tepecek cesaret yoktur.
Siz şimdi bana bu kızın 15.000TL parayı tepip ceza alacağını bile bile Federasyon başkanına hakaret etmesinin sebepsiz olduğunumu söylüyorsunuz...?
Ayşe belki eylemlerinin sonucu olarak hak ettiği veya hak etmediği bir cezayı alacaktır.Yöntemini yanlış ve aşırı bulsamda cesaretini gönülden kutluyorum.
Olayın teknik kısmına gelelim...
Korede veya herhangi bir yerde THSF tarafından desteklenen sporcular Milli Sporcu veye Milli Takım değillerdir. THSF tarafından desteklenen sporculardır. Milletlerin yarışmadığı bir yarışmada Mili Takım olamaz. Yönetim Kurulu üyesi ve Başkan yardımcısı olarak PWCA nın bir Uluslar yarışması değil ferdi pilotlar yarışması olduğunu açıkca belirtiyorum.
Dolayısıyla Ayşenin yaptıkları GSGM ceza kurulu tarafından Milli takım kafilesinde uygunsuz davranış olarak tanımlanamaz ve yarışmadan erken ayrılmasıda bir suç teşkil etmez...
Dahası , yarışma için ödenen parada kendisinden geri istenemez.. Bu bir sporcuya destek olan firmanın sporcu kötü netice aldığında veya uygunsuz davrandığında kendisine daha önceden verilen paraların iadesini istemesi gibi bir şeydir...
Burada yapılabilecek tek yasal uygulama Sporcuya ilerisi için verilecek desteği kesmektir...
Anlam olarak bakıldığında bu konu vaktiyle Red Bull X Alps yarışmasına katılan bir arkadaşımızın Red Bull dan para ve desteği aldıktan sonra yarışmanın ilk günü yarışmayı terk etmesinden farklı değildir. Bu para söz konusu firma tarafından ilgili sporcudan geri talep edilmemiştir...
Federasyon başkanın kişiliği ve efendiliği konusu;
Çok temiz kişiliği varsa gitsin Müftülük yapsın. Bu insanın havacılıkla ilgisi nedir? Bilgisiz ve beceriksiz olması benim açımdan kişilik özelliklerini bastırmaktadır. Teknik özelliklerin bir kenara bırakacak olursak insan ve sporcu psikolojisini bile anlamak ve değerlendirmektende yoksun görünüyor.
Vaktim sınırlı olduğu için diğer konuları daha detaylı olarak dönünce yazmayı düşünüyorum.
Sevgilerle
Semih SAYIR
- mustafa çelik
- Mesajlar: 391
- Kayıt: 20.11.2006, 18:38
- Ad Soyad: Mustafa Çelik
- Şehir: Ankara
- Aldığı Beğeni: 5 / 0
- Pilot Menüsü:
tanyeri yazdı:Aksi ispatlanana kadar herkes masumdur değil mi
tuncay bey kardeşim son dönemlerde ülkemizde bu durum şu şekilde değişmiştir: aksi ispatlanana kadar herkes suçludur! dip not olarak belirtmek istedim.
muhtemelen her iki kişiden biri bu konuda bana katılmayacaktır. spora yeni başlamış bir kişi olarak düşüncem, sporcular ve kurumlar arası gerginlik olmasının üzücü olduğudur. umarım herkesi mutlu edecek kararlar alınır.
Arkadaşım yazdıklarının Ayşe BAYRAK'la Federasyonla ne ilgisi var, Demokrasiden rahatsizlıgın var ise Dünyada Monarşiyle, diktatörlükle yönetilen ülkeler çok ya gider oralarda yaşarsın, yada bu ülkede darbe olmasını beklersin.... Herkes senin kafa yapında olmak zorunda değil lütfen Demokrasiden, Sandıktan çıkan sonuçtan hazımsızlık duymayalım, biz eniyisi uçuşumuza bakalım.
-
airman26
- Mesajlar: 63
- Kayıt: 21.05.2008, 22:59
- Ad Soyad: Erkan Ertem
- Şehir: Ankara
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Yaş: 48
- Pilot Menüsü:
Ayşe'yi tüm bu federasyonun maddi desteğini reddederek gereken tepkiyi anında yapması,kendisini ve onurunu koruması,hani bir tabir varya ''erkek gibi'' kendisini alkışlıyorum.bu durumda biçok insan çıkarı yönünde hareket ederek sessiz kalır tepki vermez.bu olayla ilgili federasyon başkanı eğer hatalıysa ayağını denk almalı ve meydanın boş olmadığını görmeli.federasyon bizim için var.biz federasyona çalışan işçi değiliz.harcanan paralarda herkes kadar benim de vergim var.burada federasyonun sahibi başkan değil tüm insanlardır.kimse sahiplenmesin.
- Berussa
- Mesajlar: 381
- Kayıt: 23.12.2008, 23:33
- Ad Soyad: İbrahim Altın
- Şehir: Bursa-Ölüdeniz
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Forum yöneticilerinden kişisel bir talebim olacak.yerine getirirlerse ne ala.Şu yapılan yorumların altına Facebook da olduğu gibi ''Beğen'' butonu konulmasını istiyorum.Bu başlık oldukça ilginç bir hal almaya başladı,sanki pembe dizi gibi okudukça heyecanlanıyoruz.İsteğimi tekrarlıyorum yapılan yorumların altına Beğen butonu koyarsanız kimin yaptığı yorumla ne kadar hit aldığını görmüş oluruz.Bence çok faydalı olacak,ha gayret göreyim sizi!!!!
- Bilalk
- Mesajlar: 196
- Kayıt: 21.11.2005, 22:01
- Ad Soyad: Bilal Kaya
- Şehir: Ankara
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
kısa ve öz acıklama bu olsa gerek
selamlar
Bilal KAYA
selamlar
Bilal KAYA
Champion yazdı:Selamlar
Uzun zamandır net olarak takip edemiyordum...
Söyleyecek birkaç sözüm var...
Korede bulunan bütün arkadaşlar Ayşenin Haksız olduğu iddasında..
Benim iddiam ise şudur..,
Federasyon yönetimi, Teknik Kurulu ve Başkanı ile sakat doğmuştur. Olaylar birbiri ile bağlantılı görülmese bile bağlantılıdır. Başından beri ortada olan gerilim bir şekilde bu ülkenin en başarılı kadın sporcusunun( ve erkek sporcusunun) patlamasına sebep olmuştur.
Koredeki arkadaşların iddiası şudur ve bana göre oldukça gülünç bir iddiadır..
Ayşe durup dururken sebepsiz yere patlamış ve Federasyon başkanına hakaret etmiştir. Koreye giden o gurupdaki arkadaşlardan haklı bile olsalar böyle bir tartışma sonucu verilecek destek parasını( Ayşe için 3 yarışma ve yarışma başına 5000TL dersek) tepecek cesaret yoktur.
Siz şimdi bana bu kızın 15.000TL parayı tepip ceza alacağını bile bile Federasyon başkanına hakaret etmesinin sebepsiz olduğunumu söylüyorsunuz...?
Ayşe belki eylemlerinin sonucu olarak hak ettiği veya hak etmediği bir cezayı alacaktır.Yöntemini yanlış ve aşırı bulsamda cesaretini gönülden kutluyorum.
Olayın teknik kısmına gelelim...
Korede veya herhangi bir yerde THSF tarafından desteklenen sporcular Milli Sporcu veye Milli Takım değillerdir. THSF tarafından desteklenen sporculardır. Milletlerin yarışmadığı bir yarışmada Mili Takım olamaz. Yönetim Kurulu üyesi ve Başkan yardımcısı olarak PWCA nın bir Uluslar yarışması değil ferdi pilotlar yarışması olduğunu açıkca belirtiyorum.
Dolayısıyla Ayşenin yaptıkları GSGM ceza kurulu tarafından Milli takım kafilesinde uygunsuz davranış olarak tanımlanamaz ve yarışmadan erken ayrılmasıda bir suç teşkil etmez...
Dahası , yarışma için ödenen parada kendisinden geri istenemez.. Bu bir sporcuya destek olan firmanın sporcu kötü netice aldığında veya uygunsuz davrandığında kendisine daha önceden verilen paraların iadesini istemesi gibi bir şeydir...
Burada yapılabilecek tek yasal uygulama Sporcuya ilerisi için verilecek desteği kesmektir...
Anlam olarak bakıldığında bu konu vaktiyle Red Bull X Alps yarışmasına katılan bir arkadaşımızın Red Bull dan para ve desteği aldıktan sonra yarışmanın ilk günü yarışmayı terk etmesinden farklı değildir. Bu para söz konusu firma tarafından ilgili sporcudan geri talep edilmemiştir...
Federasyon başkanın kişiliği ve efendiliği konusu;
Çok temiz kişiliği varsa gitsin Müftülük yapsın. Bu insanın havacılıkla ilgisi nedir? Bilgisiz ve beceriksiz olması benim açımdan kişilik özelliklerini bastırmaktadır. Teknik özelliklerin bir kenara bırakacak olursak insan ve sporcu psikolojisini bile anlamak ve değerlendirmektende yoksun görünüyor.
Vaktim sınırlı olduğu için diğer konuları daha detaylı olarak dönünce yazmayı düşünüyorum.
Sevgilerle
Semih SAYIR
- mustafa çelik
- Mesajlar: 391
- Kayıt: 20.11.2006, 18:38
- Ad Soyad: Mustafa Çelik
- Şehir: Ankara
- Aldığı Beğeni: 5 / 0
- Pilot Menüsü:
Site yönetiminden ricam, bir konuyu silince en azından özel mesaj yoluyla muhatabınıza bilgi veriniz, mesajınızı şu nedenlerden dolayı sildik.... Bizde ona göre size şirin gözükmek için elimizden geleni yapalım (!) Arkadaşlar dünyada her insanın parmak izi farklı olduğu gibi insan sayısı kadar düşünce yapısı vardır yani herkesin aynı olması, aynı düşünmesi beklenemez, bir uygulama yapıyorsanız herkese aynı davranınız ki dediklerinin etkili olsun....
- biscen
- Mesajlar: 133
- Kayıt: 15.06.2010, 14:46
- Ad Soyad: Bekir İşçen
- Şehir: İstanbul
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Wings yazdı:Merhaba Deniz, Bekir ve diğer arada kalan arkadaşlar,
Başkan hakkında en iyi izlenimi, kendisi ile bizzat tanışarak edinebilirsiniz,
bunu da en kolay, başkanın geldiği yarışma/etkinliklerden birinde yakalayabilirsiniz.
Hemen hemen her geldiği etkinlikte bir akşam sporcuların arasına karışıp sohbet etmişliği vardır, bu yönüyle ulaşılmaz birisi değildir.
Hatta Bekir arkadaşımız yanlış hatırlamıyorsam havacılık camiasında röportajlar yapan bir arkadaşımızdı, belki başkanla da böyle bir imkan yakalar ?
Merhaba Hakan Bey,
Aslında düşünmedim değil! Uçucu camiasının federasyon heyecanı duyduğu zamanlar benimde paramotor, internet sitesi heyecanı duyduğum zamanlara denk geliyordu ki internet üzerinden kafanızı ağrıtmışlığım var, müteşekkirim... Federasyon nedir-ne değildir, havacığımızın bu karmaşasına iyi gelir mi? gibi kafama takılanlara cevap aradığımda (Hatta sizin Star Wars versiyonu baya öğreticiydi:)) İsmet Bey'le mailleştik; ya zaman kaygısından ya da başkanı atlayıp böyle bir şey yapmak doğru olmaz kaygısından, çok istekli görünmedi.
Federasyon başkanlığına YP ve YK camiasında tanınmayan biri atandığında "Yuh artık, bu konuda da mı bir askeri vesayete gerek vardı ???" gibi bir düşüncem olmuştu. Sonra bunun tabiri caizse Formula yarışlarındaki "Güvenlik aracı" mantığı olduğunu düşünmeye başladım. Yani ortamın güvenliği ve rekabete uygunluğu sağlanıncaya kadar liderlik yapıp sonra çekilecek biriydi başkan... Bu düşünce yüzünden federasyon hakkında bir söyleşi arayışında ne yalan söyleyeyim kendisi hiç aklımdan geçmedi. Ancak aradan geçen zaman başkanın bu suni yarış liderliğini sevmiş olabileceğini düşündürtüyor:)
-
tanyeri
- Mesajlar: 9
- Kayıt: 29.05.2010, 12:51
- Ad Soyad: Selahattin Tanyeri
- Şehir: Antalya
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
tanyeri demiş ki:
Alıntı:
Aksi ispatlanana kadar herkes masumdur değil mi
tuncay bey kardeşim son dönemlerde ülkemizde bu durum şu şekilde değişmiştir: aksi ispatlanana kadar herkes suçludur! dip not olarak belirtmek istedim.
muhtemelen her iki kişiden biri bu konuda bana katılmayacaktır. spora yeni başlamış bir kişi olarak düşüncem, sporcular ve kurumlar arası gerginlik olmasının üzücü olduğudur. umarım herkesi mutlu edecek kararlar alınır.
Arkadaşım yazdıklarının Ayşe BAYRAK'la Federasyonla ne ilgisi var, Demokrasiden rahatsizlıgın var ise Dünyada Monarşiyle, diktatörlükle yönetilen ülkeler çok ya gider oralarda yaşarsın, yada bu ülkede darbe olmasını beklersin.... Herkes senin kafa yapında olmak zorunda değil lütfen Demokrasiden, Sandıktan çıkan sonuçtan hazımsızlık duymayalım, biz eniyisi uçuşumuza bakalım.
Sayın Çelik,
Yazdıklarımdan yukarıdaki anlamı çıkarmış olmanızı, birbirimizi tanımıyor olmanın verdiği eksikliğe, dem vurarak açıklamaya çalışayım;
1)Havacılığa gönül vermiş bir kimsenin baskı, zulüm, oligarşi gibi konularda tavizkar olduğuna inanmıyorum. Bizler özgürlüğün peşinde olmasaydık göklerde olmazdık sanırım
2)Sizin atıfta bulunmuş olduğunuz demokrasinin, gelişmiş toplumlarda ki karşılığı tam da baskıcı, polis devletini işaret etmektedir. Bu anlamda bahsettiğiniz monarşi ve oligarşiye, bireysel fikir özgürlüklerine değer verilen sistemlerden daha yakındır
3)Unutmamanız gereken bir diğer konu ise; insanlarin birbirlerine zarar verme icgudulerine karsin bir arada yasamaktan daha iyi uretim, daha basarili kaynak paylasimi gibi sebeplerle daha fazla cikar elde ettiklerini gorerek once toplum, sonra devleti olusturmalari sayesinde ortaya cikan dogal hukuk yetmemektedir. Bu durumda, yoneten ve yonetilenler arasinda bir toplum sozlesmesi yapilir. buna gore yoneten adil olacak ve hukukla kendini baglayip denetime acik olacaktir; yonetilenler ise yonetici kanunsuz ve adaletsiz davranmadikca itaatkar olacaktir.Denge bozulduğunda maalesef istenmeyen sonuçlar doğacaktır.
4)Ayşe Bayrak hanım'ı tanımıyorum ve yukarıda bahsi geçen olay yaşanırken orada değildim, bu nedenle mesajımı 'umarım herkesi mutlu edecek kararlar alınır' temennisiyle bitirdim.
5)Elbette herkesin aynı fikirde olması beklenemez. Bunu talep etmeye kimsenin hakkı da yoktur. Bu duruma başta havacılığa gönül vermiş biz aydınlar karşı çıkarız. Tek tip insan yaratma şiarıyla yola çıkan devletlerin bugün, sosyal paylaşımlar üzerinden nasıl bir hale geldiğinin en güzel örneği Libya,Mısır ve benzerleridir.
Bu anlamda yaşanan yanlış anlaşılma ve gereksiz polemik nedeniyle üzgün olduğumu belirtmek isterim. Herkese kazasız,keyifli uçuşlar dilerim.
Saygılarımla
S.Tanyeri