Dikkat arkadaslar bu bir reklam filmidir. Bunu sunun icin yaziyorum; Ne Formel 1 de yarismayi kazanan otomobil markasi dunyanin
en iyi otomobil markasi ne de cesitli yarismalarda birincilik kazanan hatta dunya sampiyonu olan parasut markalari dunyanin en iyi parasutleridir. Her kes icin en iyisi kavrami farklidir. Ve yamac parasutunde ozellikle,ismi cok anilan yarismalarda en onde olan parasutler
deyil en iyisi ucarkan kendimizi cok iyi hissettigimiz parasuttur.
Butun bunlara ragmen hem Formel 1de kazanan marka hem de PWC de diger yarismalarda onde giden parasutler satis sayisinda digerlerine fark yaparlar. Neden acaba; Cunki bu firmalar muazzam paralar harcayarak kendi urunlerinin imajlarini yukseltirler.
Yani kendi satis cirolarini yukseltmek icin bizim beynimizde (tabii bizim musaademizle) belli resimler olustururlar. Bu profesyonel
marketing biliminin gelistirdigi tekniklerle hem kendi mallarini satarlar hem de reklam icin odedikleri o muazzam mikdarlari da bize
odetirler. En guzel ornek benim icin Cola cinsi firmalarin yaptiklari dunya capindaki reklam kampanyalarinin etkisidir.
Guzel bir Plajda harika kadin ve kizlarin atesli gulucuklernde birden soguklugundan disinda buhar olusmus siseler ve gulucukler ara
arasinda bir sisenin Plop diye acilis sesi, bizlere o icecegi icersek mutlu olabilecegimizi lanse etmeye calisiyor. Yani bizim mutluluk
ihtiyacimizi bize karsi kullanarak bizleri kendi satis politikasina alet ediyor. diger bir deyimle bizi kullaniyorlar.
Niye ozellikle Cola cinsi firmalarin ornegini yazdim. Bizim Akdeniz,balkan ve orta dogu mutfaklari ile harmanlanmis harika yemeklerimiz
asla Cola cinsi iceceklerle yakismaz. Sekerli bir icecek bizim yemeklerimizi tamamlayamaz. Ayran veya su en uygun icecektir.
Buna ragmen oldukca genis bir kesim o reklamlarin etkisi ile cola cinsi icecekleri tercih eder, ozellikle gencler arasinda cok yaygin bu durum.
Ama sadece icecek alaninda deyil Kimya, ilac Gida ,tarim ve bircok alanlarda firmalar ozunde tuketicileri acisindan deyil kendi satis cirolarini artirmak acisindan urunlerini iinsanlara empoze etmeye calisirlar.
En carpici ve hala aklimda kalan tarim alaninda koyluleri kendi ilaclarini kullanacak kadar bagimli haline getirip rusvet ve mafia yontemleri ile dogal tarimi tamamiyle kendilerine bagli hale getiren
firmalar Ve cocuk mamasi ureten firmalarin reklam kampanyalari ile urettikleri mamalarin anne sutunden cok daha ustun besin gucu
oldugu imajini yayarak milyonlarca cocugun fiziksel gelismesini olumsuz etkilemis olmalari,hala unutmadigim ve dunyanin bir yerlerinde
hala yapilan uygulamalar oldugunu bildigim asagiliklardan bazilari. Ozellikle bagimsiz dusunup soyleyebilen,yazan insanlara yoneticiler
tarafindan kolayca baski yapilabilinen ulkelerde bu tur satis ve reklam kampanyalari hala devam ediyor. Sonuc olarak milyonlarca insan
cocuklarinin gelismesi iyi olsun diye bu mamalari cocuklarina yedirdiler.Bugun, Cocugun ana sutunden aldigi gida ve dis etmenlere karsi
bagisiklik yeteneginin baska tur gidalarla hicbir zaman erisilemeyecegi kesinlikle bilimsel olarak tesbit edildi.
Yamac parasutu fimalari yukarida bahsettigim firmalarla mukayese edildiginde cok sucsuz ve temizdirler. Ama bu demek deyil ki onlar
da urunlerini rakiplerinden fazla satabilmek icin,cesitli dumenler cevirmezler. Carpik ya da manipule edilmis urunler yizunden ac
kalabulecek milyonlarla mukayese edildiginde bizi yamac parasutunde yapilan manupilosyonlar gercekten devede kulak bile olmazlar.
Ama, uygunsuz sartlarin zincirleri biraraya geldiginde,bu durum pilotun hayatini ya da sagligini kaybetmesine sebep olabilir.
Son yillarda yamac parasutunde duzenli olarak ucus hizina odaklanildi. Hem bu sadece ureticilerin satis kaygilarindan da ortaya
cikan bir durum deyil. Pilotlarin bir kismi ucus hizini artmasini istiyor. Bu beklentilere cevap vermek ve satis cirolarini artirmak isteyen
bircok parasut firmasi yeni teknikler gelistirdiler, Bunlar Plastik rip kullanillmasi ,plastik teller ve kolon sayisinin azaltilarak ruzgar
direncimi azaltmak da var. Bu teknikler sadece ileri seviye parasutleri icin deyil,bazi baslanguc seviyesindeki parasutlerde de kullanilmis.
Bunlar gercekten parasutlerin hizini olaganustu artirmis. Ama madolyonun bir de oteki yuzu var. Bu tekniklerin kullanildigi parasutlerin
bazilari olaganustu durunlarda (Turbulenz Rotor v.s.) kontrolu ortalama pilot tarafindan duzeltilmesi mumkun olmayan durumlara
dusmus. Bu konularda son 6 ayda epeyi yazilar okudum. Bircoklarini Turkiye,li pilotlar icin cevirip size iletmeyi dusundum.
Ama bu yazilar o kadar teknik detayla dolu ve uzun ki sadece bir yaziyi cevirmem gunlerce ve belki haftalarca surer. Eyer cevirinin etkisi
ve sizlere yarari olmasi bekleniyorsa ,ceviriyi aslina sadik ve akici vurgucu bir dille yapmak gerek. Bu da cok zaman gerektiriyor.
Aksi yani yarim yamalak (ben ona turk usulu diyorum) yapmanin bir anlami yok.
Ben koylu kokenli oldugum icin bunu yapmaya yetenegim ve eyilimim de zayif. Ama biliyorum ki Turkiye,nin cesitli yerlerinde cok
murekkep yalamis Alman dil ve kulturu okumus veya hala okuyan ya da tercumanlik yapan bir yigin insanimiz var.
Onlara buradan cagri yapiyorum; Alman lisanli yamac parasutu ile ilgili guvenlik ve onemli gelismelerin soz konusu edildigi yazilar
Turkce,ye cevirmeyi yuklenebilecek kisiler ortaya cikarsa beraber guzel bir seyler ortaya cikarabiliriz. Turkiye,deki pilotlarin
yeni gelismeleri ogrenmeleri ve guvenlikle ilgili bilgilerle donatilmasi onlari gelistirir.
Ornegin M.Nesler,in gelismenin ne yone gittigi ? hakkindakin yazisi, ve DHV,nin guvenlikle ilgili yazi ve duyurulari. yada
DHV,nin her yil yayinladigi butun kazalarin olusma sartlari analizi hakkinda vs bunlar oradaki pilotlarin da bilgilerini katlayacak
yazilar. Eyer bunlari yapabilirsek belki de her sene daha az arkadasimiza gecmis olsun yada ardindan allah rahmet eylesin deriz.
Boyle bir seyi basarabilirsek bence gercek anlamda TYYP Turkiye pilotlarinin Forumu olma yonunde gelisir. Forum benim gozumle
su anda esasta alisveris icin pazar mecmuasi gibi kullanilan bir organ. Biraz da geyik yapilan ve hosca zaman gecirilen bir yer.
Dialog ozelligi zayif ve elestiri mekanizmasinin yanlis anlasildigi ve olumlu olarak kullanilamadigi bir kurum.
Forumda Bilgi ve Dialog seviyesini yukseltmek biraz da bizlerin elinde. Bu anlamda Almanca,da Turkce,ye cevirme yapabilecek olan arkadaslarimiz varsa (olduguna inaniyorum) benim gonderecegim Almanca metinleri gonullu olarak cevirmeyi ustlenmelerini
rica ediyorum
Asagida forumda gecen yil tartisilan bir konu var. Eski DHV setifikasyonu ile bugunku LTF yani A B C olani bir karsilastirma.
Dikkat edilirse eskiden " olan bolum ile bugun C olan cok farkli. Bugun eski aliskanlikla C parasut alan bir pilot belki de daha
onceki yarisma parasutu ozellikleri olab bir parasut aldi.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... -Mag/page8
Evet sozumuz asagidaki filmden cikmisti. Bu guzel reklam filmini Sol firmasi yapmis. Test pilotlarinin elinde cocuk oyuncagi gibi
her istedigini yapan bu guzel kanat baska pilotlarin elinde ayni figurlari yapmayabilir. Onunfarkinda olmak gerek.
Filmi seyrederken insanin aklina hic oyle bir soru gelmiyor. Ama yanlis anlasilmasin lutfen, bu yazdigim sadece Sol firmasi icin
deyil butun firmalar icin gecerlidir. Uf be yazmaktan biktim arkadaslar ama yine de eksik bi seyler kaldi.
Selam
http://youtu.be/CU1Kn53r0RM
.
Elestirel Dusunmeye Cagri
Moderatör: Moderatör Ekibi
- Human capital
- Mesajlar: 974
- Kayıt: 24.06.2007, 18:40
- Ad Soyad: İbrahim Coban
- Şehir: Almanya
- Aldığı Beğeni: 89 / 0
- Pilot Menüsü:
- PROFLY
- Mesajlar: 476
- Kayıt: 08.04.2006, 10:23
- Ad Soyad: Mesut Albayrak
- Şehir: Bursa
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
Merhaba İbrahim Abi.
Foruma olan katkından dolayı takdir ve teşekkür ediyorum. Banane Türkiyede ne oluyor; ben Almanya da yaşıyorum demek yerine dışarıdan bir göz olarak Türkiye de ki pilotlara; tekdüze yerine farklı bakış açıları kazandırmak istiyorsun.
Dünyadaki gelişmeleri Türkiye deki her pilot takip etmiyor; yada çok ufak bir kesim takip ediyor diyebiliriz. Benim Almancam zayıf keşke elimden gelse vaktim oldukça çevirirdim; faydalı paylaşımlar yapmak istediğinden, keşke bunları Türkiye deki dostlarım da okusa diye içinden geçirdiğinden eminim.
Plastik çubuk kullanımı ile ilgili sana katılıyorum ki kendim de bunu bir kapanmada tecrübe ettim; bir asimetrik kapanmada kulağın bir kısmı iplerin içinde kaldı ve kulaktaki çubuklar yüzünden kanadın açılması zorlaştı ve vakit aldı. Eğer bu yeterince tecrübesi olmayan bir pilotun başına gelse idi; kanadı spine bile sokabilirdi. Şu an yavaş yavaşta firmalar bu tekniği sorgulamaya başladılar. Kimisi sadece hücre duvarına kısa bir parça koyuyor yada hiç koymuyor.
Birçok firma ürünlerinde ilave teknolojiler kullandıklarını yada sınıfındaki en iyi hızı sunduklarını belirtiyor buna göre animasyonlar yapıyor. Aslında kanat tasarımlarında atla deve kadar fark yok. Hele ki 1 ve 1-2 gibi sınıflarda kanatlar birbirine çok yakın. Bir markanın yada kendi kanadının en iyi olduğunu iddia eden bir pilota (ki Türkiye camiasında çok var) 3 adet düz desensiz aynı renk kanat versek hangisi senin kanadın desek ve uçarak denese belki farkına bile varamaz. Bunun benzeri bir durumda modeller arasında geçerlidir; bir markanın tandem kanadı bir diğerinin yarışma kanadı iyi olabilir. Bunu marka olarak genellemek doğru değildir. Bir marka yarışma kanadında iyi diye; En-A kanadına bile insanlar o beklenti ile yaklaşabiliyor. Ki firmaların da şu an yarışma kanatlarına daha çok yatırım yapmasının sebebi de budur.
Bir üst sınıfa geçme konusunda da Türk pilotlar arasında doğru değerlendirme yapamayan çok pilot var. Daha 30 km mesafe uçmadan yada yılda ortalama 20 saat uçarak En-D kanada geçmeyi düşünen pilotlar var. Ya da ileride tekrar değiştirmek gerekmesin diye 2 sınıf birden atlayanlar. Veya stabil havada En-C yada EN-D kanat ile uçup ne varmış ki bu kanat ile uçmakta; ben bu kanat ile uçabiliyormuşum diyen de.
Son 1-2 yıldır çeneliksiz kask konusunda Türk pilotların taleplerinde de artış var. Elimden geldiğince bu talep ile gelenleri çenelikli kask kullanmaya ikna etmeye çalışıyorum. Bu konuda da yaşanmış kazalara göz atılırsa bunun önemi anlaşılacaktır. Bu konuda görüntüden ziyade güvenliği düşünmek daha önemlidir.
Bu konularda yabancı makaleler var; yabancı forumlarda başlıklarda. Kimi zaman bu tarz başlıklar açılsada pek rağbet görmeyip zamanla geri plana gidiyor. Dolayısı ile ypforumun daha çok ticari kullanıldığı hususunda haklısın. Mesela örnek olarak http://www.ypforum.com/viewtopic.php?t=7907 linkindeki başlığa bakabiliriz; cevap sayısı sadece 3. Ki kaza geçirip ciddi çene ameliyatı geçiren arkadaşlar da var camiada; onlar da herhangi bir ilave yapmamış konuya..
Firmaların ürettikleri modeller ile ilgili çektikleri tanıtım filmlerine aldanmamak gerekir. Unutmayalım ki sinemada da bir sahne 10 kere çekilir; en iyisi kullanılır. Bir kanat ile ilgili en objektif görsellerden biri test videolarıdır ve artık test firmaları bunları yayınlanıyor. http://para-academy.eu/deutsch/index.ph ... Itemid=147 sağ tarafta testi biten kanatlar tıklanırsa her manevradaki davranışları izlenebilir. Ayrıca test sonucu her bir kriterde aldığı puanlara bakılabilir yada www.pgforum.com dan yabancı tecrübeli pilotların yorumlarına bakmak fikir verebilir..
Duyarsız kalmak istemedim. Katkım oldu ise ne mutlu..
sevgiler.
Foruma olan katkından dolayı takdir ve teşekkür ediyorum. Banane Türkiyede ne oluyor; ben Almanya da yaşıyorum demek yerine dışarıdan bir göz olarak Türkiye de ki pilotlara; tekdüze yerine farklı bakış açıları kazandırmak istiyorsun.
Dünyadaki gelişmeleri Türkiye deki her pilot takip etmiyor; yada çok ufak bir kesim takip ediyor diyebiliriz. Benim Almancam zayıf keşke elimden gelse vaktim oldukça çevirirdim; faydalı paylaşımlar yapmak istediğinden, keşke bunları Türkiye deki dostlarım da okusa diye içinden geçirdiğinden eminim.
Plastik çubuk kullanımı ile ilgili sana katılıyorum ki kendim de bunu bir kapanmada tecrübe ettim; bir asimetrik kapanmada kulağın bir kısmı iplerin içinde kaldı ve kulaktaki çubuklar yüzünden kanadın açılması zorlaştı ve vakit aldı. Eğer bu yeterince tecrübesi olmayan bir pilotun başına gelse idi; kanadı spine bile sokabilirdi. Şu an yavaş yavaşta firmalar bu tekniği sorgulamaya başladılar. Kimisi sadece hücre duvarına kısa bir parça koyuyor yada hiç koymuyor.
Birçok firma ürünlerinde ilave teknolojiler kullandıklarını yada sınıfındaki en iyi hızı sunduklarını belirtiyor buna göre animasyonlar yapıyor. Aslında kanat tasarımlarında atla deve kadar fark yok. Hele ki 1 ve 1-2 gibi sınıflarda kanatlar birbirine çok yakın. Bir markanın yada kendi kanadının en iyi olduğunu iddia eden bir pilota (ki Türkiye camiasında çok var) 3 adet düz desensiz aynı renk kanat versek hangisi senin kanadın desek ve uçarak denese belki farkına bile varamaz. Bunun benzeri bir durumda modeller arasında geçerlidir; bir markanın tandem kanadı bir diğerinin yarışma kanadı iyi olabilir. Bunu marka olarak genellemek doğru değildir. Bir marka yarışma kanadında iyi diye; En-A kanadına bile insanlar o beklenti ile yaklaşabiliyor. Ki firmaların da şu an yarışma kanatlarına daha çok yatırım yapmasının sebebi de budur.
Bir üst sınıfa geçme konusunda da Türk pilotlar arasında doğru değerlendirme yapamayan çok pilot var. Daha 30 km mesafe uçmadan yada yılda ortalama 20 saat uçarak En-D kanada geçmeyi düşünen pilotlar var. Ya da ileride tekrar değiştirmek gerekmesin diye 2 sınıf birden atlayanlar. Veya stabil havada En-C yada EN-D kanat ile uçup ne varmış ki bu kanat ile uçmakta; ben bu kanat ile uçabiliyormuşum diyen de.
Son 1-2 yıldır çeneliksiz kask konusunda Türk pilotların taleplerinde de artış var. Elimden geldiğince bu talep ile gelenleri çenelikli kask kullanmaya ikna etmeye çalışıyorum. Bu konuda da yaşanmış kazalara göz atılırsa bunun önemi anlaşılacaktır. Bu konuda görüntüden ziyade güvenliği düşünmek daha önemlidir.
Bu konularda yabancı makaleler var; yabancı forumlarda başlıklarda. Kimi zaman bu tarz başlıklar açılsada pek rağbet görmeyip zamanla geri plana gidiyor. Dolayısı ile ypforumun daha çok ticari kullanıldığı hususunda haklısın. Mesela örnek olarak http://www.ypforum.com/viewtopic.php?t=7907 linkindeki başlığa bakabiliriz; cevap sayısı sadece 3. Ki kaza geçirip ciddi çene ameliyatı geçiren arkadaşlar da var camiada; onlar da herhangi bir ilave yapmamış konuya..
Firmaların ürettikleri modeller ile ilgili çektikleri tanıtım filmlerine aldanmamak gerekir. Unutmayalım ki sinemada da bir sahne 10 kere çekilir; en iyisi kullanılır. Bir kanat ile ilgili en objektif görsellerden biri test videolarıdır ve artık test firmaları bunları yayınlanıyor. http://para-academy.eu/deutsch/index.ph ... Itemid=147 sağ tarafta testi biten kanatlar tıklanırsa her manevradaki davranışları izlenebilir. Ayrıca test sonucu her bir kriterde aldığı puanlara bakılabilir yada www.pgforum.com dan yabancı tecrübeli pilotların yorumlarına bakmak fikir verebilir..
Duyarsız kalmak istemedim. Katkım oldu ise ne mutlu..
sevgiler.
- onur.ehavk
- Mesajlar: 20
- Kayıt: 06.09.2008, 00:21
- Ad Soyad: Onur Yılmaz
- Şehir: İstanbul
- :
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Pilot Menüsü:
İbrahim Bey 'in reklam teknikleri ve bunların bizim üzerimizdeki etkileri ile ilgili görüşlerine katılıyorum. Özellikle merak edenler için "The Century Of The Self" belgeselini izlemelerini öneriyorum. (4 bölümlük belgesel; youtube vs. sitelerden alt yazılı izleyebilirsiniz.) Reklamlara, firmalara ve tüketime olan bakış açınızı değiştireceğine inanıyorum. Zira insan psikolojisi ve bilinç altı üzerinde toplumsal seviyede ciddi manipülasyonlar var. Hayatın her alanında ... Ayrıca ypforum 'un mevcut kullanımına ilişkin tespitlerinide doğru buluyorum.
- Flieger59
- Mesajlar: 216
- Kayıt: 23.09.2007, 03:01
- Ad Soyad: Sanlı Fidan
- Şehir: Tekirdağ
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Yaş: 54
- Pilot Menüsü:
Yardım Teklifi
İbrahim bey selamlar, nasılsınız ? Şimdi size bir yardım teklifi benden
Ben Tekirdağ Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinde Almanca öğretmenliği yapıyorum biliyorsunuz. Çeviri dendiğinde akla kolay bir şeymiş gibi gelse de üniversitede 4 yıl boyunca aldığımız Almanca/ Türkçe ve Türkçe / Almanca çeviri derslerinde şunu anladık; Bu çeviri işi zor ve başlıbaşına bir bilim dalı. Sonra 3 yıl boyunca Tekirdağ 1.Noterinde Yeminli tercümanlık işini de yapınca işin zorluğunu ve alana özel çevirileri yapmayla nasıl başa çıkılabileceğini yaşayarak daha da iyi öğrendim. Herhangi bir çeviriyi yapmak için kaynak ve hedef dile çok iyi hakim olmak gerektiği gibi, az çok ta çevirinin konusu ile biraz haşır neşir olmak en güzel sonucu verir.Bir makine gibi çeviri yapmaya kalkarsanız örneğin google Translate programını kullanırsanız ortaya genellikle yalan yanlış birşeyler çıkar. Sonuçta yamaç paraşütü ile ilgili Almanca kaynakları mümkün olduğunca takip ediyorum,yeterli sayılabilecek ingilizcem de olması bana farklı kaynakları taramak konusunda ekstra avantaj sağlamakta. Geçtiğimiz hafta forumun güvenlik ve uçuş tekniği bölümüne YP pilotlarına öneriler başlığı altında yabancı kaynakları taramam sonucu ortaya çıkmış 40 maddelik bir bir yazı yazdım. Şimdi sadede gelecek olursak siz faydası olacak yazıları orada tarayın ben de burada elimden geldiği kadar çevirisini yapmaya çalışayım. Umarım herkese bir faydamız olur. Bilgili kişi bilgisini paylaşmazsa o bilgi ne işe yarar ?? Görüşmek üzere.. Almanyaya selamlar.
Sanlı FİDAN
Sanlı FİDAN
- yyalibuk71
- Mesajlar: 482
- Kayıt: 16.03.2011, 00:10
- Ad Soyad: Kubilay Güngen
- Şehir: Bursa / Mustafakemalpaşa
- Aldığı Beğeni: 2 / 0
- Pilot Menüsü:
- Human capital
- Mesajlar: 974
- Kayıt: 24.06.2007, 18:40
- Ad Soyad: İbrahim Coban
- Şehir: Almanya
- Aldığı Beğeni: 89 / 0
- Pilot Menüsü:
elestirel dusunceye cagri
Merhabalar,
Dun aksam Soguk havada ellerin usumesine karsi ne yapiyorsunuz? diye bir soru yoneltti bir arkadas. Simdiye kadar 23 cevap geldi. Ilk cevaptaki Thomas Laisch,in onerisini izlemenizi tavsiye ederim.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... en-fliegen
Gopro ili ilgili bir soruya 1123 cevap ve oneri gelmis 75 sahifelik bu alisveris 174.993 okuyucu tiklamis.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... ion-Kamera
Ve GOpro yetiskin oldu adli sahifeye simdiye kadar 90 cevap gelmis. 14108 okuyucu tiklamis. Birinci sahifede Sepp,in cevabina bir bakmanizi tavsiye ederim.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... hsen-HERO2
4 gun once fazla ucus pratigi olmayan bir pilot kuvvetli turbulenzde kanadi nasil neutral hale getiriyorsunuz? diye bir soru yonlelltti.
simdiye kadar 32 cevap 3934 okuyucu tiklamis.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... ralisieren
Bunlar benim Teknik dosyasindan aldigim birkac ornek Tabii ki Pilot sayisi Turkiye,de buraya gore cok az. Ama Forumun bilgi
seviyesini yukseltmek,ifade bicimlerini duzeltmek icin bazi adimlar atmamizi engellemez.
Sanirim Turkiye,deki 2-3 bin aktif pilotlarin gecirdikleri kaza sayisi Almanya,daki 30.000 pilotun yaptigi kaza sayisi ile ayni oranda.
Ya da ben bu yanlis intibaaya cevremde duydugum ucus kazalarinin coklugu nedeniyle kapildim.
Nedeni ne olursa olsun Turkiye,deki pilotlarin genel pilotaj seviyelerinin cok dusuk oldugu kesin bir olgu. Tirkiye,deki pilotlarin
seviyeleri nasil yukseltilebilir ? sorusunu ve cevabini aramak bu sporu seven herkesin yapabilecegi ve dogru bir tavirdir diyorum.
Acaba bu konuda kac adim atip neleri degistirebiliriz? sorusu da boyle durumlarda elbette mesru bir sorudur. Ama bence denemekte
yarar var diyorum. Alman,larin Nazim Hikmet ifade gucunde olan bir milli sanatcilari Bertolt Brecht,in dedigi gibi;
Es gibt nichts gutes, sei wir machen es. Kaba cevirisi ile, Guzellikleri biz yapmazsak kendiliklerinden olusmazlar.
Bu anlamda duyarli arkadaslarin ses vermeleri ve yazima cevap gondermelerine cok sevindim.
Ozellikle Mesut Arkadas, Bilgi ve tecrubelerini buraya detayli bicimde aktarmana cok sevindim. Hele bir satici olarak,kanat
tasarimlarinda atla deve kadar fark yok ifaden ticari perspektifinin uzende duzgun bir ifade olmus. Bu ticarette az rastlanan bir
durumdur ve onun icin cok takdir ettim.
Sondan bir onceki cumlende ifade ettigin,insanlarimizin arastirmaya olan tembelligi tesbiti de cok dogru. Bu konu gercekten
bir toplumun gelismesi ileri adimlar atabilmesi icn cok onemli. Maalesef kokleri yuzyillar oncesinde yatan bir egitim ve dusunce
sisteminin sonuclari ortadaki. Aslinda benim yazinin basligi Dusunmeye Cagri olmaliydi. Insanlarimiz dusunmek ve
fikir gelistirmek konusunda cok zayiflar. Bu basli basina cok uzun irdelenmesi gereken bir konu oldugu icin kisa kesiyorum.
Test videolarini hangi tekniklerle yapildigini da cok guzel bir bicimde ifade etmissin. Yazi sayesinde belki bir iki kisinin bu alanda
vizyonu gelisir. Ama kisaca sunu ilave etmek istiyorum. Test sonuclari ve aldiklari notlar Hicbir zaman ortalama bir pilotun
olaganustu ucus sartlarinda o kanatla ayni sonuclara ulasacagini ifade etmez. Cunki testler turbulenz olmayan havalarda
yapilir. Su ana kadar Ayni kanadin olumsuz hava sartlarinda nasil reaksiyon gosterdigini arastiran bir test sistemi yok.
Eline saglik, Mesut Bursa,ya yolum duserse bir kofteni daha yemek isterim ,selamlar.
Onur kardesime de tesekkurler,o bahsettigin belgeselden hic haberim olmadi,uygun bir zamanda bakacagim.
Iyi ucuslar selamlar.
Sanli arkadas, Eski deyimi ile beraber tuz-ekmek yedik dogrusu Ibrahim bey diye yazmani yadirgadim. Bu biraz saka aslinda
ama Almanya,da pilotlar arasinda hic kimse (dunya sampiyonu bile) birbirine siz diye hitap etmez. ben de daglarda gezip birlikte
gokyuzunun guzelliklerin paylastigimiz arkadaslarin birbirlerine burodaki gibi mesafe koyup sizli hitap etmelerine karsiyim.
Ceviri yapmaya istekli olmana cok sevindim. Tecrubelerinden boyle ciddiyetle yapilmasi gereken bu is icin tam adami oldugunu
dusunuyorum. Senin de yazdigin gibi bu is cok zaman alan ve bazen de yorucu sikici bir istir. Bu bakimdan bazen insanin
karsisinda bu isten anlayan baska birileri de olursa ,Gerek vurgu konusunda ve gerekse asilin ifadesinin, inceliginin ceviriye yansiyip basarili ifade konusunda,fikir alisverisi yapabilecek birileri olursa ,insani oldukca rahatlatir. Bu kisi ve kisilerin direk
senin yaninda olmalarina da gerek yok Internet uzerinden ceviri hakkindaki bilgi alisverisi ve tekst bolumlerini paylasarak
daha verimli ve akici ceviriler yapabilir insan. Boylece tek kisinin izerine de yikilmamis olur bu agir is.
Bundan dolayi cagrimi yineliyorum. Istanbul, Ankara ya da Izmir,de binlerce Almanca egitim goren insanimiz var.
Belki onlarin arasindan ucma tutkusu ile dolu birileri daha vardir. Lutfen bu durumdaki arkadaslarimiz bize erissinler.
Tesekkurler Sanli bana mail adresini bir bicimde iletirsen, birlikte uc bes kisiye faydali olacagini tahmin ettigim birseyler yapabiliriz.
Karli Aachen,den Tekirdag,a selam
Hayatimda en cok guldugum en cok seyrettigim Zeka fiskiran bir reklam filmi.
http://youtu.be/t6fe-pIq_uw
.
Dun aksam Soguk havada ellerin usumesine karsi ne yapiyorsunuz? diye bir soru yoneltti bir arkadas. Simdiye kadar 23 cevap geldi. Ilk cevaptaki Thomas Laisch,in onerisini izlemenizi tavsiye ederim.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... en-fliegen
Gopro ili ilgili bir soruya 1123 cevap ve oneri gelmis 75 sahifelik bu alisveris 174.993 okuyucu tiklamis.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... ion-Kamera
Ve GOpro yetiskin oldu adli sahifeye simdiye kadar 90 cevap gelmis. 14108 okuyucu tiklamis. Birinci sahifede Sepp,in cevabina bir bakmanizi tavsiye ederim.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... hsen-HERO2
4 gun once fazla ucus pratigi olmayan bir pilot kuvvetli turbulenzde kanadi nasil neutral hale getiriyorsunuz? diye bir soru yonlelltti.
simdiye kadar 32 cevap 3934 okuyucu tiklamis.
http://www.gleitschirmdrachenforum.de/s ... ralisieren
Bunlar benim Teknik dosyasindan aldigim birkac ornek Tabii ki Pilot sayisi Turkiye,de buraya gore cok az. Ama Forumun bilgi
seviyesini yukseltmek,ifade bicimlerini duzeltmek icin bazi adimlar atmamizi engellemez.
Sanirim Turkiye,deki 2-3 bin aktif pilotlarin gecirdikleri kaza sayisi Almanya,daki 30.000 pilotun yaptigi kaza sayisi ile ayni oranda.
Ya da ben bu yanlis intibaaya cevremde duydugum ucus kazalarinin coklugu nedeniyle kapildim.
Nedeni ne olursa olsun Turkiye,deki pilotlarin genel pilotaj seviyelerinin cok dusuk oldugu kesin bir olgu. Tirkiye,deki pilotlarin
seviyeleri nasil yukseltilebilir ? sorusunu ve cevabini aramak bu sporu seven herkesin yapabilecegi ve dogru bir tavirdir diyorum.
Acaba bu konuda kac adim atip neleri degistirebiliriz? sorusu da boyle durumlarda elbette mesru bir sorudur. Ama bence denemekte
yarar var diyorum. Alman,larin Nazim Hikmet ifade gucunde olan bir milli sanatcilari Bertolt Brecht,in dedigi gibi;
Es gibt nichts gutes, sei wir machen es. Kaba cevirisi ile, Guzellikleri biz yapmazsak kendiliklerinden olusmazlar.
Bu anlamda duyarli arkadaslarin ses vermeleri ve yazima cevap gondermelerine cok sevindim.
Ozellikle Mesut Arkadas, Bilgi ve tecrubelerini buraya detayli bicimde aktarmana cok sevindim. Hele bir satici olarak,kanat
tasarimlarinda atla deve kadar fark yok ifaden ticari perspektifinin uzende duzgun bir ifade olmus. Bu ticarette az rastlanan bir
durumdur ve onun icin cok takdir ettim.
Sondan bir onceki cumlende ifade ettigin,insanlarimizin arastirmaya olan tembelligi tesbiti de cok dogru. Bu konu gercekten
bir toplumun gelismesi ileri adimlar atabilmesi icn cok onemli. Maalesef kokleri yuzyillar oncesinde yatan bir egitim ve dusunce
sisteminin sonuclari ortadaki. Aslinda benim yazinin basligi Dusunmeye Cagri olmaliydi. Insanlarimiz dusunmek ve
fikir gelistirmek konusunda cok zayiflar. Bu basli basina cok uzun irdelenmesi gereken bir konu oldugu icin kisa kesiyorum.
Test videolarini hangi tekniklerle yapildigini da cok guzel bir bicimde ifade etmissin. Yazi sayesinde belki bir iki kisinin bu alanda
vizyonu gelisir. Ama kisaca sunu ilave etmek istiyorum. Test sonuclari ve aldiklari notlar Hicbir zaman ortalama bir pilotun
olaganustu ucus sartlarinda o kanatla ayni sonuclara ulasacagini ifade etmez. Cunki testler turbulenz olmayan havalarda
yapilir. Su ana kadar Ayni kanadin olumsuz hava sartlarinda nasil reaksiyon gosterdigini arastiran bir test sistemi yok.
Eline saglik, Mesut Bursa,ya yolum duserse bir kofteni daha yemek isterim ,selamlar.
Onur kardesime de tesekkurler,o bahsettigin belgeselden hic haberim olmadi,uygun bir zamanda bakacagim.
Iyi ucuslar selamlar.
Sanli arkadas, Eski deyimi ile beraber tuz-ekmek yedik dogrusu Ibrahim bey diye yazmani yadirgadim. Bu biraz saka aslinda
ama Almanya,da pilotlar arasinda hic kimse (dunya sampiyonu bile) birbirine siz diye hitap etmez. ben de daglarda gezip birlikte
gokyuzunun guzelliklerin paylastigimiz arkadaslarin birbirlerine burodaki gibi mesafe koyup sizli hitap etmelerine karsiyim.
Ceviri yapmaya istekli olmana cok sevindim. Tecrubelerinden boyle ciddiyetle yapilmasi gereken bu is icin tam adami oldugunu
dusunuyorum. Senin de yazdigin gibi bu is cok zaman alan ve bazen de yorucu sikici bir istir. Bu bakimdan bazen insanin
karsisinda bu isten anlayan baska birileri de olursa ,Gerek vurgu konusunda ve gerekse asilin ifadesinin, inceliginin ceviriye yansiyip basarili ifade konusunda,fikir alisverisi yapabilecek birileri olursa ,insani oldukca rahatlatir. Bu kisi ve kisilerin direk
senin yaninda olmalarina da gerek yok Internet uzerinden ceviri hakkindaki bilgi alisverisi ve tekst bolumlerini paylasarak
daha verimli ve akici ceviriler yapabilir insan. Boylece tek kisinin izerine de yikilmamis olur bu agir is.
Bundan dolayi cagrimi yineliyorum. Istanbul, Ankara ya da Izmir,de binlerce Almanca egitim goren insanimiz var.
Belki onlarin arasindan ucma tutkusu ile dolu birileri daha vardir. Lutfen bu durumdaki arkadaslarimiz bize erissinler.
Tesekkurler Sanli bana mail adresini bir bicimde iletirsen, birlikte uc bes kisiye faydali olacagini tahmin ettigim birseyler yapabiliriz.
Karli Aachen,den Tekirdag,a selam
Hayatimda en cok guldugum en cok seyrettigim Zeka fiskiran bir reklam filmi.
http://youtu.be/t6fe-pIq_uw
.
- Flieger59
- Mesajlar: 216
- Kayıt: 23.09.2007, 03:01
- Ad Soyad: Sanlı Fidan
- Şehir: Tekirdağ
- Aldığı Beğeni: 0 / 0
- Yaş: 54
- Pilot Menüsü:
İbrahim abi zaman oldukça çeviride yardım ederim söz
mail adresim : [email protected] ya linki atarsın ya da çevrilmesini istediğin yeri kopyalayıp maile eklersin. ben de fırsat oldukça çeviririm,sonra arkadaşlarla paylaşırız.
En büyük sorun şu oluyor,Almanların yerel ağızla yazdıKları bazı şeyler oluyor,onları anlaması güç olabiliyor,o noktalarda yardımlaşırız. Görüşmek üzere Selamlar.
SANLI FİDAN
TEKİRDAĞ YAMAÇ PARAŞÜT KULÜBÜ
En büyük sorun şu oluyor,Almanların yerel ağızla yazdıKları bazı şeyler oluyor,onları anlaması güç olabiliyor,o noktalarda yardımlaşırız. Görüşmek üzere Selamlar.
SANLI FİDAN
TEKİRDAĞ YAMAÇ PARAŞÜT KULÜBÜ
- Human capital
- Mesajlar: 974
- Kayıt: 24.06.2007, 18:40
- Ad Soyad: İbrahim Coban
- Şehir: Almanya
- Aldığı Beğeni: 89 / 0
- Pilot Menüsü:
Tesekkurler Sanli,
Hem bu zorlu isi yapma isteklisi olduguna ,hem de yapabilecek yetenekte olduguna inaniyorum. Ama ben cok ogunulerek bahsedilen 70 milyonluk Turkiye,de bir yigin
Almanca,dan Turkce,ye ceviri yapacak insan oldugunu ve onlarin icinden uc bes tanesinin de bizim sporumuzla ilgilerinin oödugunu dusunuyorum.
Ne yazik ki Turkiye,deki egitim felsefesi insanlari toplum icin birseyler yapmak yetistirmek gibi dusuncelere pek yaklastirmiyor. Insanlar boyle isleri angarya olarak dusunuyorlar. Ama boyle isler yapan kisiler hem mesleki olarak gelisirler hem de
kisisel olarak olgunlasirlar. Almanya,daki hemen butun buyuk kurtarma ve yardim
orgutleri, Itfaiye ve teknik yardim kuruluslari buyuk oranda gonullu insanlarin
cabalari ile calisirlar.
Ben burada yukaridaki cagrimi yeniliyorum. Belki henuz kendini hazir hissetmeyen ve bundan dolayi kararsiz kisi yada kisiler vardir. Eyer senden baska kimseyi harekete gecirip ortaya cikmasini saglayamazsak bu is yalniz senin uzerine kalir ki
bu benim pek favori ettigim bir cozum deyil.
Yerel agiz sorunu sanirim bizim alanimizda hemen hemen hic olmaz. Bazen birebir
konusmalarda kullanilir ama yazilar hep yuksek Almancadir.
Selamlar
http://www.wimp.com/elephantrescued
.
Hem bu zorlu isi yapma isteklisi olduguna ,hem de yapabilecek yetenekte olduguna inaniyorum. Ama ben cok ogunulerek bahsedilen 70 milyonluk Turkiye,de bir yigin
Almanca,dan Turkce,ye ceviri yapacak insan oldugunu ve onlarin icinden uc bes tanesinin de bizim sporumuzla ilgilerinin oödugunu dusunuyorum.
Ne yazik ki Turkiye,deki egitim felsefesi insanlari toplum icin birseyler yapmak yetistirmek gibi dusuncelere pek yaklastirmiyor. Insanlar boyle isleri angarya olarak dusunuyorlar. Ama boyle isler yapan kisiler hem mesleki olarak gelisirler hem de
kisisel olarak olgunlasirlar. Almanya,daki hemen butun buyuk kurtarma ve yardim
orgutleri, Itfaiye ve teknik yardim kuruluslari buyuk oranda gonullu insanlarin
cabalari ile calisirlar.
Ben burada yukaridaki cagrimi yeniliyorum. Belki henuz kendini hazir hissetmeyen ve bundan dolayi kararsiz kisi yada kisiler vardir. Eyer senden baska kimseyi harekete gecirip ortaya cikmasini saglayamazsak bu is yalniz senin uzerine kalir ki
bu benim pek favori ettigim bir cozum deyil.
Yerel agiz sorunu sanirim bizim alanimizda hemen hemen hic olmaz. Bazen birebir
konusmalarda kullanilir ama yazilar hep yuksek Almancadir.
Selamlar
http://www.wimp.com/elephantrescued
.