uçmakla ilgili çocukluk anılarınız varmı

Havacılık hakkında sohbetler,geyikler...

Moderatör: Moderatör Ekibi

Kullanıcı avatarı
ORKO
Mesajlar: 893
Kayıt: 14.09.2005, 21:23
Ad Soyad: Mehmet Gönüllü
Şehir: Konya / Fethiye-Ölüdeniz
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

uçmakla ilgili çocukluk anılarınız varmı

Mesaj #1 gönderen ORKO » 2 on yıl 11 ay önce (14.11.2005, 19:03)

arkadaşlar merabalar, bu konuyu daha önce yazan oldumu bilmiyorum ama, eğer yazan olduysa cevap yazmayın, benim bu uçma isteği taaaaa... 18-20 sene öncesine dayanıyor, o zamanlar yaz tatillerini genelde köyde geçirirdim.

Bir gün 3 arkadaş köyden yakındaki bir tepeye çıkmaya karar verdik, daha 8 yaşında anca varım, tepeye çıktık, tam hatılamıyorum ama tepeden aşağıya özlemle baktığımı hatırlıyorum, bildiğim uçma aleti olarak yelken kanatı biliyordum, ama onunda adını bilmiyordum üçgen şey diyordum yelken kanata, neyse tepeden indik ve ben evlerin çatılarına bakmaya başladım ulan diyodum paraşüt gibi birşey yapsamda şurdan bir atlasammıki dedim kendi kendime

İki tane naylon çuvalı açtım ve birbirine diktim övünmek gibi olmasın el becerim gayet iyiydir, sora çuvalları diktim birbirine uçlarına ip bağladım ve bi duvara cıktım, hani paraşüt yaptımya deneyecem, duvarda bekliyom, şöle kaldırıp atlayım diye hamleler yapıyorum, sonra birden dengem bozuldu ve duvarın arkasına düştüm ordada koca bir çelik dikeni vermış üzerine düştüm ellerime sırtıma, afedersiniz kıçıma yani her tarafıma diken battı, ama nasıl acıtıyor nasıl.....

Sonra bir deney yaptım deneyde şu kare şeklinde bir naylonun dört yanına ip bağladım ve ucuna küçük bir taş bağladım, onu özenle katlayıp havaya fırlatıyordum havada açılıyordu ve süzülerek iniyordu, ama nasıl keyif alıyordum süzülüşünü izlerken, lise çağlarına geldim bu sefer kağıttan uçak yapıp üç yerine ip bağlayıp altına silgi bağlıyordum, manyak gibi defalarca atıyordum, oda yelken kanata duyduğum, uçmaya duyduğum özlemden geliyordu.

Bunların hepsi bana normal geliyordu, 20 li yaşlara geldim uçma isteğim biraz duruldu, sonra askere gittim, tahmin edin nereye, samair uçuş okulunun tam dibine, herifler bana nispet yapar gibi askeriyenin üzerinden paramotorla geçiyorlardı, onları kayboluncaya kadar izliyordum, resmen biraz durulmuş olan uçma isteğimin fitilini ateşlediler, askerden geldim ve şu an bildiğiniz üzere eğitimsiz uçuyom, valla bana çok görmeyin eğitim almayı bekleseydim ortadan yarılırdım heral,

bu alanı boş koymayınız, lütfen sizde yazın anılarınızı


Kullanıcı avatarı
skydiver
Mesajlar: 462
Kayıt: 23.12.2004, 21:23
Ad Soyad: Volkan Şekerci
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #2 gönderen skydiver » 2 on yıl 11 ay önce (14.11.2005, 20:13)

babam askerdi. güvercilikte oturmaktaydık. 4 yaşındaydım ve sadece o günü hatırlayabiliyorum... bütün uçakların&helikopterlerin içine binmmiştim babam ve pilotlar sayesinde. ve atlayış yapan paraştçüleri izlerdik uzaktan.

daa sonra ilkokul...
birgün bartın da McGywer delisi olduğum dönemde, sırt çantama ipler bağlayıp, ayıcıklı battaniyemi bağladım her bir ucundan. daha sonra evimizin ters katına çıktım. aşağı baktım. "yok" dedim, "ben bunu yaparım"... derken annemin sesi işitildi uzaktan. "volkaaaaan yemeyeeeeee. 2 de ekmek al"... pardon ya ben türkiyede büyümeye çalıştığımı unutmuşum... :evil:

sonra denemedim. ama yıllar sonra thk skydive kursuna katldım. başlangıç, tekamül, ileri tekamül, amatörlük falan derken işte geldim burdayım ben bu işte ustayım 8)

Kullanıcı avatarı
onursan
Mesajlar: 202
Kayıt: 14.07.2005, 15:59
Ad Soyad: Onur San
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 1 / 0
Yaş: 47
Pilot Menüsü: 

Mesaj #3 gönderen onursan » 2 on yıl 11 ay önce (15.11.2005, 09:50)

selam,

ilkokuldan itibaren hep yolcu uçağı pilotu olmak istemiştim. çevremdeki herşeyi bilen(!) aile dostları, gözlük takan birinin pilot olamayacağını söylemişlerdi. hevesim kırılmıştı. lisede en iyisinin uçak mühendisliği olduğu kanısına vardım, onu da kazanamadık işte :(

özellikle ilkokul, daha seyrek olarak da ortaokulda uçtuğumu hayal ederdim. ama herhangi bi alet olmadan ve kafanızdan canlanan gibi uçmak değil (hiçbir zaman superman olmak istemedim, büyük sorumluluk). yerden birkaç metre havalanarak (genelde en fazla 1.5m) evde, okulda gezinirdim. işin bana göre daha da ilginç yanı, bunu sadece hayal etmekle kalmaz gerçekten hissederdim uçtuğumu. şibumi'yi okuduktan sonra bunun mistik diye tabir edilen şeyle alakası olabileceği fantazisi doğdu içimde (hala da bu fantazi sürmekte). ortaokulun sonlarına doğru hissedebilme kabiliyetim yok olmaya başladı. sadece kendimi hafifletebildiğimi hissediyodum ama uçamıyodum. ondan sonra da bu his iyice yok oldu. ama halen düşünürüm, böyle bi yeti gerçekten var olabilir mi diye.... :?:

tekrar okudum da sabah sabah saçmalamışım. yukarıda yazılanları şimdiye kadar kafamın bi köşesinde saklamıştım. belki öğlende bağlanır silerim kim bilir...

Kullanıcı avatarı
ORKO
Mesajlar: 893
Kayıt: 14.09.2005, 21:23
Ad Soyad: Mehmet Gönüllü
Şehir: Konya / Fethiye-Ölüdeniz
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #4 gönderen ORKO » 2 on yıl 11 ay önce (17.11.2005, 16:38)

eee oyunda bitti alalım artık anıları, eminim ilginç çocukluk anılarınız vardır, gerçekten merak ediyorum yaf, yokmu hiç böle çarşafla uçmaya çalışan, onur ve volkan beyin anıları değişik ama onur beyinki gerçekten ilginç, BOL ANILI VE ÇARŞAFLI UÇUŞLAR

Kullanıcı avatarı
daglar72
Mesajlar: 343
Kayıt: 25.05.2005, 00:39
Ad Soyad: Abdullah Acar
Şehir: Bursa
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

UÇMA ARZUSU

Mesaj #5 gönderen daglar72 » 2 on yıl 11 ay önce (18.11.2005, 11:25)

Benim anım, ben 8-9 yaşlarında iken babam güvercin beslerdi evimizin balkonunda,bende hayran hayran izlerdim güvercinlerin gök yüzünde süzülüşlerini ve uçuşlarını,hep güvercin olmak isterdim onlar gibi özgürce uçabilmek için,sonra aradan 2 yıl geçti altıköşe uçurtması yapmayı öğrendim onu uçurmaya başladım,gök yüzünde gelin gibi süzülüşünü izlerdim saatlerce usanmadan, keşke altıköşeye bağlanabilsemde babam beni uçursa gökyüzünde diye hayal kurardım, 1990 yılında thk açtığı kursta aydında 3 atlayış yaptım t 10 ile, 1991 yılında inönüde 7 atlayış daha yaptım t 10 ile, 2001 yılında serbest paraşüt tekamülüne katıldım 6 atlayışım oldu serbest paraşüt statik kolon ile,2002 de yp kursu aldım T H K da,uçma sevgisi çocukluktan başladı halada devam ediyor,ilk paraşütüm APCO KEARA uçmadığım yer kalmadı desem yalan olmaz kanadımla,sivas,ölüdeniz,gürsü,kemalpaşa, neyse arkadaşlar içimden gelenleri yazdım sizin gibi süslü cümleler kuramadım ilk okul mezunu Olarak :) ,hepinize mutlu ve güvenli uçuşlar... :shock:

Kullanıcı avatarı
skydiver
Mesajlar: 462
Kayıt: 23.12.2004, 21:23
Ad Soyad: Volkan Şekerci
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Re: UÇMA ARZUSU

Mesaj #6 gönderen skydiver » 2 on yıl 11 ay önce (19.11.2005, 16:44)

daglar72 yazdı:Benim anım, ben 8-9 yaşlarında iken babam güvercin beslerdi evimizin balkonunda,bende hayran hayran izlerdim güvercinlerin gök yüzünde süzülüşlerini ve uçuşlarını,hep güvercin olmak isterdim onlar gibi özgürce uçabilmek için,sonra aradan 2 yıl geçti altıköşe uçurtması yapmayı öğrendim onu uçurmaya başladım,gök yüzünde gelin gibi süzülüşünü izlerdim saatlerce usanmadan, keşke altıköşeye bağlanabilsemde babam beni uçursa gökyüzünde diye hayal kurardım, 1990 yılında thk açtığı kursta aydında 3 atlayış yaptım t 10 ile, 1991 yılında inönüde 7 atlayış daha yaptım t 10 ile, 2001 yılında serbest paraşüt tekamülüne katıldım 6 atlayışım oldu serbest paraşüt statik kolon ile,2002 de yp kursu aldım T H K da,uçma sevgisi çocukluktan başladı halada devam ediyor,ilk paraşütüm APCO KEARA uçmadığım yer kalmadı desem yalan olmaz kanadımla,sivas,ölüdeniz,gürsü,kemalpaşa, neyse arkadaşlar içimden gelenleri yazdım sizin gibi süslü cümleler kuramadım ilk okul mezunu Olarak :) ,hepinize mutlu ve güvenli uçuşlar... :shock:


hook turn APO naber :)
o inişi hala hafızamdan silemedim 8)
eer hala bursa taraflarındaysan, uçmaya gelirsem görüşelim ;)


Kullanıcı avatarı
OSMAN
Mesajlar: 93
Kayıt: 09.03.2005, 11:43
Ad Soyad: Osman Yavuz
Şehir: Erzincan
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #7 gönderen OSMAN » 2 on yıl 11 ay önce (19.11.2005, 23:14)

birde benden dinleyin bende olan bu aşk ta babamdanmı desem oda t10 cu belki fotograflarından dır ki bayagı etkilendim orta okul caglarındayken thk serbest paraşüt kurslarına başlamıştı ve ben gidip kayıt olmak istedim kabul etmeyip kendi aralarında gülerken bende onlara eger isterseniz ailenden size yazılı belge getirebilirim dedim fakat olmaz kilon ve yaşın uygun degil deyip gönderdiler.
bende boş durmayıp araştırdım daha sonra yamaca merak sardım ve şimdi devam ediyorum cokta mutluyum
ha unutmadan da ucaga binmekten inanın korkuyorum

Kullanıcı avatarı
daglar72
Mesajlar: 343
Kayıt: 25.05.2005, 00:39
Ad Soyad: Abdullah Acar
Şehir: Bursa
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

volkan dede naber

Mesaj #8 gönderen daglar72 » 2 on yıl 11 ay önce (19.11.2005, 23:38)

Vokan dedem sendemi yp yapıyorsun,benim bildiğim kadarıyla serbest,çi değilmiydin ya,bursaya geldiğin zaman gel madem uçmaya çıkarız bursanın termikleri kuvetlidir,kendine iyi bak güvenli uçuşlar... :roll:

Kullanıcı avatarı
skydiver
Mesajlar: 462
Kayıt: 23.12.2004, 21:23
Ad Soyad: Volkan Şekerci
Şehir: İstanbul
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #9 gönderen skydiver » 2 on yıl 11 ay önce (20.11.2005, 15:50)

vakit geçsin diye oynuyoruz atlayış olmadığı zamanlar işte, oyuncak niyetine... gelmeye çalışırım. ama bu aralar havalar berbat; en uygun vakitte ordayım.. "serbestçiler YP sporunu katlediyolar" diye birşey duydum, toparlamaya geldim ortamı :D

sağlam uçuşlar...

ama yaşasın skydive ;)

Kullanıcı avatarı
enginbasal
Mesajlar: 30
Kayıt: 02.09.2005, 11:30
Ad Soyad: Engin Başal
Şehir: Eskişehir-Tokat
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #10 gönderen enginbasal » 2 on yıl 10 ay önce (13.12.2005, 22:34)

Herkese selam ;
Bir çocukluk anısada ben yazıyım. Yaşım 6 civarları daha ilk okul birinci sınıfdayım.Annannemleri ziyarete gelmişdik.Evlerinin büyük bir bahçesi ,ahşapdan kocaman bir odunluğu ve hertürlü malzemeyi bulacağım bir takım sandıkları vardı.Bende uzun zamandır düşlediğim uçma ve uzay tutkumu gerçekleştirmeye karar verdim. Nemi yapacakdım? Bir roket yapıp içine bindiğim gibi uzaya gidecekdim :D şarşırmayın çok ciddiyim roket yapmaya başlamışdım. İlk işim yakınlarda bulunan bir fabrikanın metal çöplüğünden sac bir levha aşırmak oldu. bu levha ana gövdeyi oluşturacakdı. daha sonra baş ve altdaki motor kısmı içinde iki levha daha aşırdım. Bahçenin birköşesinde roket imalatıma başladım evden gözükmeyen bir tarafında :D ilk önce büyük olan sacı kıvırıp geniş bir boru haline getirdim. Sonra baş kısmına küçük sacdan bir huni yapıp gecirdim. Sonra altdaki motor kısmı içinde aynı huniden yapıp geçirdim ama orta kısmını küçük bir delik olacak şekilde açık bırakdım. daha sonra gövdenin orta kısmına bir delik açıp kendime pet şişenin pilastiğinden pencere yaptım ve bu üçgün içinde bulduğum ve diğer çoçulerın bulduğu bütün kipritlerin barutlarını kazıyıp bir torbaya koydum bu benim uzaya giderkenki yakıtım olacakdı :D daha sonra roketi kaldırıp dik hale getirdim yanlarınıda tahta parcaları ile destekledim Neyse bu imalat olayı üç günümü aldı. Tabi yanımdaki çocukların beni yavaşlatmaları olmasa daha kısa zamanda bitirecekdim ama olsun üç gün sonra roketim ateşlenmeye hazır hale geldi. İlk önce roketin içene girdim yanıma biraz yiyecekde almışdım evden aşırdığım ekmek, bisküvi ve şekerler. uzayda havasız kalmakdan korktuğum içinde yanıma iki tane balon aldım onlarıda şişirdim :D içerisi zaten dardı balonlar şişince baya dar oldu :D neyse alt taraftaki huniyi yerine yerleştirip alt kısmıda kapattım elimde barut tepemde balonlar cebimde ekmek,şeker bisküvi baya curcuna içerde barutu huniye aktarmaya başladım içimdende hepsini aktarmayayım geri dönüşede saklayım diye düşünüyorum :D ateşlemeyi arkadaşım yapacak dışardan :D tam geri sayıma başlamışdıkki dedem tarafından yakalandık :D böylece uzay yoculuğum başlamadan bitmiş oldu :D ya düşünebiliyormusunuz ya ateşleseydik şimdi burda olamazdım heralde çokdan yanmışdım :D bu benim ilk havacılık ve uçma denememdi. Birdaha hiç öyle bişey denemedim ama o heyacanımıda hiç unutamam... :D

Kullanıcı avatarı
killer_crow
Mesajlar: 4
Kayıt: 27.07.2005, 07:32
Ad Soyad: Melih Karatopcu
Şehir: Bursa
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #11 gönderen killer_crow » 1 on yıl 9 yıl önce (21.11.2006, 01:44)

Merhaba arkadaslar Yamacparasutu nete uzun suredir uyeyim ama hep izlemedeyim .. gordum ki bu forum tambana gore galiba ben tek bir animi anlatayim..

9 yada 10 yaslarindaydik iki arkadas bursada ozamanlar parasutculer atliyordu onlari gorduk her cocuk gibi zaten ya pliot olursun ya doktor neyse..

dusunduk ne yapsak ne yapsak nasil ucariz nerden atlariz o aralar ben bi yabanci dergide bi spor klubunun kosuyuu hizlandirmak icin arkalarina ufak bir parasut baglayip oyle kosturduklarini gordum ruzgar arkadan cekiyor ve parasut cikinca kosucularda hizlaniyor:D

dedim tamamdir Halit iste bu resimden gordugumuz kadariyla buyuk kagida izdik bu barasutu ama nedenini bilmiyorum :) neyse fakat kumas nerden bulacaktik parasut kumasi tabiki yok.

benim aklima kara kra dusunurken salondaki perdeler geldi dedim tamamdir gecenin bir vakti arkadasimi aradim geldi bize tekrardan baktik dergiye ( annem babam Hhalitle ders calistigimizi oradanda sabah okula gidecez saniyor neyse biz perdeyi indirdik kestik bictik bu sefer ip yok :)

sabah ilk isimiz markete gitmek oldu kalin camasir iplerinden 6 tane aldikbagladik tas gibbi hayatta kopmaz ( tek dusunce tabi havadayken iplerin kopmasi ) neyse dedik guzel bi yer bulalim yani insaat ama ilk dedi ki arkadasim 1. kattan deniyelim ben dedim acilmaz birinci kattan en az 3. kat tmm dedi neys ciktik heycan dorukta ama ilk kim atlicak ben Haliti zorla kandirdim cocukluk iste boyu benden uzundu dedim senin boyun uzun mesafe kisalir sen daha az siddetli carparsin yere iyi dedi ( birazda saf ti ) yanlis hatirlamiyorsam tam 20dk bekledi atliyamadi ensonunda atladi :):) felaket ole bir indi ki kuma bide kollarini acti ucacak ya:D saglam dustu akordiyon oldu diz kapaklari cenesine carpti dudaklari patladi soz vermistim bikere ne olursa olsun bende atliycam diye :)

sorun neydi bilmiyoruz ben dedim heraldebu havayi hic sizdirmiyor ondan bide gunesligi soktuk evden bende onla atladim anlatmiiyim oda felaketti ..

bunun gibi bir cok sey daha yasadik en sonunda Turk Hava Kurumu yetisti ilk t10-b sonrada yamac parasutu dusunuyorumda iyiki yapmisiz sadece bunlada kamladi devami da geldi Halit in disi kirilana kadar :) :)
En son killer_crow tarafından 27.11.2006, 01:54 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.


sanalpilot
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #12 gönderen sanalpilot » 1 on yıl 9 yıl önce (22.11.2006, 23:21)

Ben de gökyüzü sevdamı anlatmak istiyorum.Benim hikayemde yaklaşık 9 yaşlarından itibaren başlıyor.mahallenin çocuklarıyla oynuyorduk ve bir anda ne olduğunu anlayamadığım öyle bir gürültü duydum anlatamam kafamı sesin geldiği yöne çevirdiğimde onu gördüm eğitim uçuşu yapmakta olan 1 adet f4 üzerimizden alçak uçuşla geçiş yaptı.Bu mahallede nişanlısı olan Eskişehir de görevli pilot bir abimizin geçişiydi,anladığım kadarıyla nişanlısını selamlamıştı ama o kadar alçak geçmişti ki birkaç evin camları patladı ve de bir kaç tane de kerpiç bacayı yıkarak dikey tono hareketine başladı.Düşünebiliyormusunuz bir tane savaş uçağı tam üzerimizde kendi etrafında(fıçı tono)dönerek dimdik yükseliyor.O sırada da mahallenin büyük abileri bu pilot abimizin hikayelerinden birisini anlatmaya başlıyor.Yurtdışında bir görevde alçak bir köprünün altından hiçbir savaş pilotu geçmeye cesaret edemiyor fakat bizim bu (adı mustafaydı) abimiz bahsi gecen köprünün altından ters gecerek oradaki tüm pilotlara Bu demir kuşlar öyle uçurulmaz böyle uçurulur mesajı veriyor.Ben bu anlatılanları dinleyip aynı zamanda da o anki manzarayı izliyorum.Destanımsı bir hikaye,o müthiş jet sound ve akrobasi hareketleri,o an kararımı veriyorum tamam ben pilot olacağım ama nasıl işe bir yerlerden başlamak lazım.hemen uçurtma yapmaya başlıyorum.az dayak yemiyorum annemden derslerime çalışmayıp uçurtma yapıyorum diye ama ben vazgeçmiyorum havacılık,gökyüzü sevdasından,Arkasından Thk nın serbest uçuş modelleri geliyor onları alıp yapmaya başlıyorum fakat onlarda kesmiyor.oratokul zamanı geliyor ve babam elimden tutup bir okula yazdırıyor beni ve o okul bendeki bütün hayalleri alıp götürüyor benden yerle bir ediyor,okumak zorunda bırakıldığım bu okul yüzünden Tsk beni maalesef kabul etmiyor.ama içimdeki gökyüzü ateşi hala daha içten içe kaynamakta lise yıllarında tekrar modelciliğe geri dönüyorum fakat bu defa sınıf atlayarak tel kontrollü modeluçaklarla uğraşıyorum ama onda kesmez oluyor bir yerden sonra, tam ben bu karamsarlık içindeyken askerlik gelip çatıyor .İçimden Allahım ne olur bir hava üssüne düşeyim diye dua ediyorum ama maalesef düşe düşe Güneydoğunun tatil kamplarından birine düşüyoruz(gerçi bu sayede çok defa pasaportsuz yurtdışına gidip geldik ya)Opersayonlarda hava desteği sağlayan F16 ları F 4 leri gördükçe içimdeki havacılık,uçma ateşi bir kez daha körükleniyor.Askerlik bitiyor hayata atılıyorum ve uzun araştırmalar sonucu radyo kontrollü modeluçakları keşfediyorum ve radyo kontrollü modelciliğe balıklama dalıyorum.Yaptığım model uçakların üzerine telsiz kamera monte edip hava çekimleri.Biryerden sonra modeluçaklarda kesmiyor tam bu esnada savaş uçaklarının simulasyonlarını keşfediyorum,Microsoft flight simulatör derken arkasından Falcon geliyor birkaç yıl sanal semalarda sanal sanal uçuyorum.Bu arada yelken kanadı keşfediyorum internet sayesinde ama ulaşılması imkansız kim yapar nerede uçulur falan filan derken yıllar geçiyor bir gün bir duyuyorum ki Gürsu da yamaç paraşütü yapılıyormuş tamam gidip bakarım bir ara derken 1 yıl geçiyor derken bir gün Gürhavk tan Tahir abiyle tanışıyoruz birileri bana onun yamaçparaşütü ile uçtuğunu söylemişti.Hemen ayak üzeri ahiret soruları soruyorum.''Abi nasıl uçuyorsunuz'' diyorum o da bana sabırla anlatıyor ertesi hafta hoop take off dayım Gözlemlemeler,sorular sormalar aaa bu i,nsanlar çok cana yakın yaaa hem de uçuyorlar.hah tamam işte benim olmam gereken yer bunların arası.Tamam abi ben yamacparaşütüne başlıyorum derken bir de bakmışım bir gün gökyüzündeyim.İlk uçtuğumda(yer eğitiminde)havaya çıktığımda UÇUYORUUUUUM diye bağırmışım yere indiğimde hocam kızmıştı neden havada bağırıyorsun diye.Ah be hocam sen bilsen içimdeki yılların özlemini...İşte benimde hikayem bu

Kullanıcı avatarı
mustafa çelik
Mesajlar: 391
Kayıt: 20.11.2006, 18:38
Ad Soyad: Mustafa Çelik
Şehir: Ankara
Aldığı Beğeni: 5 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #13 gönderen mustafa çelik » 1 on yıl 9 yıl önce (27.02.2007, 12:50)

Arkadaşlar merhaba,
Bendeki havacılık aşkı belki sizlere tuhaf gelebilir ama 6 yaşlarındaydım. Evimiz Etimesgutun gecekondu mahallelerindeydi o zamanlar şu an şehir merkezi diyebileceğimiz yerler tarlalardan ibaretti. Mahallemize Türkkuşunun bir eğitim uçağı düştü, çocuğum korkmam lazım ama bende bu olay havacılık aşkının ateşlenmesine vesile oldu, pilot olmam lazım dedim. Hayat şartları bizi motorlu uçuş pilotu yapamadı ama model uçak, paraşüt, planör kurslarına katıldım. Yaşım 40 dayandı şu an 1 yıldır yamaç paraşütü eğitimlerine devam ediyorum. Bendeki havacılık aşkını tekrardan canlandıran Yigit, Yılmaz ve Serdar hocalara sonsuz teşekkürler.

Kullanıcı avatarı
Kadir MERT
Mesajlar: 23
Kayıt: 10.02.2013, 19:02
Ad Soyad: Kadir Mert
Şehir: Samsun
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #14 gönderen Kadir MERT » 1 on yıl 3 yıl önce (10.02.2013, 20:21)

Herkese merhabalar,

7-8 Yaşlarındayken bakkal şemsiyem vardı :) algida sponsorluğunda inşaatlardan çok atlamışlığım vardır. 5-6 ay önce Ekrem Çavuş ile tanışıp Yamaç Paraşütü camiasına katılmış bulundum :roll:

Kullanıcı avatarı
zorhedef
Mesajlar: 353
Kayıt: 15.04.2007, 15:21
Ad Soyad: Mustafa Atsız
Şehir: Konya / Akşehir
Aldığı Beğeni: 1 / 4
Pilot Menüsü: 

Mesaj #15 gönderen zorhedef » 1 on yıl 3 yıl önce (10.02.2013, 22:37)

Slm mehmet morfin gibi konu açmışsın benimde bir anım var : sanırım ilkokul 3.sınıfa gidiyordum ; öğretmenim canım benim beni tahtaya kaldırdı bir resim çiz dedi ne resmi dedim kafana ilk geleni çiz dedi , tam düşünürken dışarıda sesli bir uçak geçti hemen ilham geldi ve bir uçak resmi çizdim yıldızlı 5 almıştım :) aradan bir yıl falan geçti biz tenefüsteyken köyün hemen yakınıa bir askeri eğitim uçağı düştü hiç unutmam 1985 yılı ,patlama sesine bakarken plotun atladığını ve paraşütle yere inişini sonuna kadar izledk , hemen koşarak o tarlaya gittik jandarma laf gelmişti bizi yaklaştırmadılar ama bulunduğumuz yere uçağın( sanırım arka kuyruğu) düşmüş o parçayı arkadaşlarla aldık eve getirdik benim babam sanayici olduğundan onlara dedim bu bende kalsın diğer parçaları ben tamamlarım beraber uçarız diye kandırıp aldım ellerinden ( çocukluk işte ) sabaha kadar onu rüyamda gördüm ama ne uçuyordum :):):) 2-3yıl sonra hurdaya satmıştım parası ile bir uçurtma aldım sanırım ordan bulaşmış bana uçma tutkusu :):):) iyimizde bulaşmış değilmi .....?

Kullanıcı avatarı
sinanpaşalı
Mesajlar: 371
Kayıt: 06.05.2006, 13:24
Ad Soyad: Halil Akdeniz
Şehir: afyonkarahisar
Aldığı Beğeni: 9 / 0
Yaş: 38
Pilot Menüsü: 

Mesaj #16 gönderen sinanpaşalı » 1 on yıl 3 yıl önce (17.02.2013, 23:08)

orko konuyu 2005 yılında açmışsın ben 2006 da üye oldum ve bu konuyu neden görmedim ben yaa.beni geçmişime götürdüm taaa çocuk yıllarıma. Benim uçma isteği oluşması hemen hemen senin ile aynıdır. Ama ben delta kanat ve uçaklara değilde, genelde çoğunlukla paraşüte yönelmişimdir. ha bide uçurtma ve şemsiye olayına. Okula başlamadığım çocukluk yıllarımda yaşım 6-7 gibi falandı. ben dışarda çaşırdayım hava yağmurlu vede fırtınalı elimde şemsiye var ve nasıl olduysa birden o fırtınada elimde şemsiye ile yukarıya uçtum ve o günü dün gibi hatırlıyorum ama gerçek miydi yoksa rüyamıydı diye hatırlamıyorum. galiba rüyaydı ama o görüntüyü dün gibi hatırlıyorum. Sonra ilkokula başladık 3. sınıfdayken kış günü rüzgarlı hava ve okul çıkışı arkadaşlar bir paraşüt yapsak uçarız diyorlardı. benim de aklıma evdeki 2-3 metre büyüklükdeki naylonun köşelirine ipler bağlayıp paraşüt yaptım dedim ben bununla uçarım. ilk denemeyi evin avlusunda yapıyorum ama olmuyordu. biyandan da ertrafa bakıyom kimse görüyormu diye. sonra dükkana ülker toptancıdan çikolata, bisküvi aldık, yanında siyah 10 telli bir şemsiye hediye ettiler. Aklımdan rüzgarda bu şemsiye ile uçmak geçiyordu, bazen yağmurlu havada bile okula bu şemsiye ile giderdim okuldan arkadaşlar bu şemsiye seni götürür derlerdi bende ahk keşke diyerek içimdeki uçma isteği iyi körükleşmişti. çoğu zaman gecenin karanlığında sokağa çıkar fırtınada uçmaya kalkardım. şemsiyeyi rüzgarda zor tutardım beni çekerdi ama uçurmazdı tam uçuyordum diyordum birilerini görünce apar topar hemen eve kaçtım görünmeden. sonra evin avlusunda rüzgarda denerdim allah bi rüzgar geldi uçacam dedim zıpladım bi baktım şemsiye ters döndü. bu şemsiye ile çok denedim uçmayı ta ki şemsiyeyi kırana kadar. neyse yazın kır tarlasına giderdik nohut yolmasına ve ninemin çuvallardan yaptığı büyük yaygılardan tarlada uçlarına ip bağlayıp uçmaya çalışırdım ama öyle bir rüzgar esiyordu ki yaptığım paraşüt beni uçuracağına geriye götürüyordu:) Pazardan 14 yaşımdayken 16 telli büyük şemsiye aldım yine uçmak için ve hep hayal ederdim uçuşumu. şemsiye büyükya rüzgarda o şemsiyeyi açmak bana deli gibi heycan veriyordu. Gece dükkanı kapattım dışarda kar yağıyor ve rüzgarda var eve giderken şemsiyem beni uçur diyordum işimden hızlı hızlı yürüyüp rüzgarı karşıma alıp hava ya zıpladım aha dedim uçuyorum derken şemsiye ters döndü umudum kırıldı.:( işde çocukluğum içimdeki uçma isteğim hep böyle doldu taştı. 2005 yılına doğru içimdeki ateş sönüyordu. ama 2006 yılında ypforum ile tanışınca içimdeki ateş birden kıvılcımlaştı ve içimde büyük bir alev oldu. Sonra form sayesinde dostluklar vede arkadaşlar kazandım sıkı dost olduk ama asla vazgeçmiyerek yamaçparaşüt ile uçacağım günü düşünürdüm. ha 2011 yılında iyice bunaldım işsizim param yok malzeme almak için. Resmen delirdim çünkü uçmak istiyordum bunaldım kendi paraşütümü kendim yapmaya karar verdim. çöp torbalarından 2.5 metre boyuyla, 8 metre uzunluğunda paraşüt yapıp uçlarınada ipler bağladım. şiddetli rüzgarda boş bir araziye giderek yaptığım paraşütümü denedim ama uçurmasada süper vede heycanlı oluyordu. sonra imdadıma kayseriden ve aydından sevgili dostlarım yetişdi. onların sayesinde ellerinde fazla eski kullanmadıkları harnes, kanat, kask, çanta gönderdiler bana bende bana gelen malzemelerle eğitim aldım ve çoğu zaman fırsat buldukça kendim yer eğitimi yaptım. uçmadan 1 yıla yakın süreyle yer eğitimi ve kanat kontrolü çalıştım ve kendimi geliştirdim. sonra yaşadığım yere fabrika açıldı ve orda işe başladım onların sayesin de aldığım maaşdan 100 lira ayırıp kendime harnes ve kanat aldım ve biyandan da ödemekde olduğumuz borçlar için babama destek çıktım. ve şuan haylada çıkıyorum. fabrikaya gireli 11 ay oldu ve işime sıkı sahip çıkıyorum ve üretimden sorumlu müdürlerimiz beni çok seviyorlar ve hatta müdürlerimizden şinası abi bana yamaçparaşütünü öğret diyor. işde benim anılarım böyle başladı ve de uçarak devam ediyor


Kullanıcı avatarı
irfan karaman
Mesajlar: 195
Kayıt: 26.05.2012, 10:04
Ad Soyad: İrfan Karaman
Şehir: Kocaeli
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Yaş: 50
Pilot Menüsü: 

Mesaj #17 gönderen irfan karaman » 1 on yıl 3 yıl önce (18.02.2013, 12:47)

8-9 yaşlarında ayva ağacının ince cubuklarından kelebek tarzı çuval germek sureti ile kendime kanat yapıp 3-4 metrelik su deposunun üzerinden atlayıp 1 metre kadar ileriye düşmüş ve burnunu kırmış bir arızayım :)

kırılan kanayan buruna aldırış etmeden acıyı görmezden gelip o katedilen 1 metre mesafe kadar uçabilmiş olmak herşeye bedeldi .

ne eğitim aldım nede başka bir şey sadece 5-6 aydır burası sayesinde değerli dostlarla tanışıp irtibata geçtim ve mümkün olup zaman buldukça adapazarı kıran tepeye giderim .

tüm bu saydıklarıma rağmen kendi paramotor trike mi yapıyorum ve onunla uçacağım .

Kullanıcı avatarı
seydakervan
Mesajlar: 6
Kayıt: 02.02.2012, 01:50
Ad Soyad: Şeyda Kervan
Şehir: Ankara
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #18 gönderen seydakervan » 1 on yıl 3 yıl önce (18.02.2013, 18:31)

elinde şemsiyeyle koltuklardan atlamak uçmak sayılırsa benimde çocukken uçmuşluğum çok :D

Kullanıcı avatarı
BOITANO
Mesajlar: 39
Kayıt: 28.04.2009, 04:48
Ad Soyad: Zayim Cemal Altay
Şehir: Muğla-Milas-Ören
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #19 gönderen BOITANO » 1 on yıl 3 yıl önce (19.02.2013, 00:22)

YAMAÇ PARAŞÜTÜNÜ TÜRKİYE'YE GETİREN KİŞİ BENİM :)

Yıl 1967 İstanbul'da Aksaray'da oturuyoruz. 10 yaşlarında ele avuca sığmaz bir veletim. Aklım fikrim hep uçmakta, ama nasıl? Bunun için kafamda çılgın projeler üretiyorum. O zamanlar bir de Cüneyt Arkın filimleri modası var. 30 kuruş bulduk mu doğru yazlık sinemalara. Film 2-3 seans ardarda oynadığı için, akşam 7'de başlayan fimi defalarca seyredip eve gece yarısı gelince, annemden de hatırı sayılır takunya darbeleri alırdım. Ve o gün geldi çattı. Yine bir Cüneyt Arkın filminde gördüklerim benim ufkumu açtı. :roll:
Cüneyt Arkın bir kale burcundan elinde şemsiye ile atlayarak aşağıdan geçen adamın kafasına palyalı bir iniş yapınca kararımı verdim, ben de şemsiye ile uçacaktım. İyi de o küçücük şemsiyenin beni taşıyıp taşıyamayacaığndan da endişeliydim. Yine şansım yaver gitti. Kurban bayramına bir kaç gün vardı. Apartmanın bahçesindeki kurbanlık 3 koyun ve bir de boğa güneşten etkilenmesin diye, kurban sahipleri gölgelik için kocaman bir güneş şemsiyesini bahçaye açmışlar. Şemsiye şemsiye değil sanki kocaman bir Kızılay çadırı gibi mübarek. Evet dedim. Bu beni uçurur. O akşam sabaha kadar uyumadım. Sabah erkenden gün ışırken bahçeye gelip şemsiyeyi sırtlandım. Apartmanın çatı katındaki güvercinliğe zar zor çıktım. Kiremitleri vücudumun ve şemsiyenin geçeceği kadar aralayıp dama çıktım. 8 katlı apartmandan aşağı baktığımda heyecanım daha da artmıştı. Fakat kararlıydım ve de şemsiyenin büyüklüğüne güveniyordum. Derken aşağıdan beni görenler oldu, bir bağırış ve kargaşa başladı. Kalabalık artmaya başlayınca enselenmeden bir an evvel takeoof 'dan çıkış yapmam gerekiyordu. Bu arada aşağıdan "'atlama, atlama" kulağıma gelen bağrışmalar bana "atla, atla " gibi gelmeye başlamıştı. Şemsiyeyi zar zor açtım. Bu arada sert esen rüzgarla damın bir başından öbür başına kadar şemsiyeyi zor zaptettim. İki seçeneğim vardı, ya şemsiyeyi kapatıp uçma hayalimi unutacak, ya da oradan atlayacaktım. Ve kararımı verdim. o koca güneş şemsiyesinin sapına iki elimle sıkıca tutunup bahçe tarafından kendimi boşlığa bıraktım. O an aşağıdan gelen bağırışmalar birden bıçak gibi kesildi. 6.kat, 5.kat, 4.kat, 3. kat derken birden şemsiye tamamen yukarı doğru açılınca, o an deepstall'a girdiğimi anladığımda iş işten geçmişti. :roll: Sonuçta tam da aşağıdaki kurbanların yanına çakıldığımda, koçlar bir taraf kaçarken boğa bile korkudan iki metrelik duvardan atlayarak ana yola çıktı ve gözden kayboldu. Ben yavaşça yerden kalkmaya çalışırken dışarıdaki kalabalıktan da koşarak bahçeye gelenler olmuştu. İçlerinde tabi ki annem de vardı. Annem bir bana, bir de şemsiyeye baktı. Ben sağlamdım fakat şemsiye şemsiyelikten çıkmıştı. Annem dağılan şemsiyeyi yerden alıp kafamda iyice kırmasaydı o düşüşten hiç yara almadan kurtulacaktım.
Yani arkadaşlar, Türkiye'ye yamaç paraşütünü kim getirdi? Diye soranlara naçizane "ben getirdim" diyorum. Siz de öyle deyin :)
Tanıyanlar bilirler, Ahmet Kömürcüoğlu (65) Zayim Cemal Altay (bendeniz 57) ve Ömer Sönmez (55) bugün gençlerle hala gökyüzünü paylaşıyoruz.
Sağlıcakla kalın, ufkunuz açık olsun, güvenli uçuşlar..

Zayim Cemal Altay
Hengelo-Hollanda

Kullanıcı avatarı
yyalibuk71
Mesajlar: 482
Kayıt: 16.03.2011, 00:10
Ad Soyad: Kubilay Güngen
Şehir: Bursa / Mustafakemalpaşa
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #20 gönderen yyalibuk71 » 1 on yıl 3 yıl önce (19.02.2013, 01:52)

Cemal abi, sende de iyi cesaret varmış.
Madem bir şemsiye muhabbeti başladı, bir tanede ben anlatayım.
Hacıdan gelenlerin getirdiği iple tavana bağlanan ve daire şeklinde dönen bir oyuncak uçak sayesinde uçmaya heves ettim. 6/7 yaşlarımda herşeye kanat takıp uçurmaya çalışıyordum.
İlkokul birinci yada ikinci sınıfa giderken, babam mendilin dört köşesine ipler bağladı, ucunada bir kibrit kutusunu yerleştirdi. Ben kanepenin üstüne çıkıp çıkıp onu yere atıyordum. Tabii bu yükseklik yetmeyince, iki katlı ve çatısı olmayan evin üstüne çıkıp, aşağıya bahçeye bırakıyordum.
Rüzgarlı ve yağmurlu bir günde okula giderken, şemsiyemin beni koşturacak kadar çok çektiğini gördüm. Dedim bu şemsiye beni ikinci kattan uçurur.
Hemen hazırlıklara başladım. Evin merdivenlerinden atlıyordum. Ancak üçüncü basamağa kadar çıkabildiğim için (boy küçük, merdivenler 30 cm olsa, 30*3=90 santim. Ancak atlıyorum, dördüncü basamaktan atlasam ilk basamağa düşeceğim.)
Tam son anda yere yakınken şemsiye biraz biraz görevini yerine getiriyordu. Tamam diye düşündüm, mesafe az olduğu için fazla hissedilmiyordu ama bu şemsiye beni evin ikinci katından aşağıya güvenle indirebilirdi. Gerçi hoş, karşıki inşaatın ikinci katından zaten kuma atlıyorduk. O yüzden şemsiye ile ikinci kattan atlamanın hiç bir sakıncasını görmedim. Zaten atlayacağım yer evin bahçesi yani toprak, tek sorun aşağıda güller olması. Ehhh güllerin arasıda ikişer metre, tam araya rahat rahat inişimi yaparım dedim.
Cemal Abi gibi takeoff'a çıktım, uçuşa başlamadan iniş planlaması yaptım. Şemsiyenin sapını sıkı sıkı tuttum ve uçuşşşşşşşş.... Uçuş planladığım gibi gitmedi, şemsiye benim ağırlığımla anında ters döndü. Cemal Abinin deyimiyle deepstalla girdim. Deepstalla karışık hafif bir spin benim iniş planlamamı bozdu. Badoslama gülün üstüne düştüm :oops:
Sonucu söylemeye gerek yok :cry: Her tarafım dikenler tarafından çizilmiş, kan revan içinde, ama yüzümde hafif bir tebessüm, aklımda evde yiyeceğim sopanın hayaliyle mecburen eve gittim :mrgreen: