uçmakla ilgili çocukluk anılarınız varmı

Havacılık hakkında sohbetler,geyikler...

Moderatör: Moderatör Ekibi

Kullanıcı avatarı
bartsay
Mesajlar: 1058
Kayıt: 30.10.2009, 07:45
Ad Soyad: Bartuğ Sayın
Şehir: Isparta
Aldığı Beğeni: 2 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #21 gönderen bartsay » 1 on yıl 3 yıl önce (28.02.2013, 07:38)

Gardolabın üzerinden şemsiye ile annemlerin yatağına atlardık kareşimle,
Sonra işi büyütüp duvarlardan şemsiye atlayışları başladı.
En iyisi babamın baston şemsiyesi idi.
Ama o zamanlar Çin olmadığından şemsiye çok pahalı,ulaşılmaz bişeydi.
Bu nedenle çok gelişim gösteremedik. :(
Şimdiki gençler çok şanslı. :D
http://gopro.com/videos/flight/erik-ron ... ight-roner


mustafas
Aldığı Beğeni: 0 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #22 gönderen mustafas » 1 on yıl 3 yıl önce (28.02.2013, 12:44)

herkes gibi benimde bu tutkumun başladığı bir yer bir yaş var elbet sıradan bir olayda olsa anlatmadan geçemeyeceğim. (bu arada forumda yeniyim ve bu da ilk yazımım)
halis, muhlis :D bir köylü çocuğuyum yani doğma büyüme köylüyüm ve yaşamım hep kırlarda dağlarda zirvelerde geçti geçiyor. uçmak; benim ruhuma yaradılışta üflenmiş olmalı diye de düşünmüyor da değilim hani.
sadede geleyim ben. daha 7-8 yaşlarında körpe çeletmi çelet (haylaz demek) bir çocuğum. bir gün okuldan çıktım hemen çantamı eve bıraktım sonra arkadaşlarımla ormana kozalak toplamaya gittik. arkadaşlar kozalak toplarken ben çınar ağacından sarkan perpil dediğimiz asma dallarıyla tarzan misali ileri geri sallanıyordum. bu uzun sürmedi tabi az sonra dalın kopmasıyla kendimi 6 yada 8 metre ilerideki çalıların üzerinde bulmuştum. bana hiç bir şey olmadı bu nedenle bunu yapmaya farklı dallarda ve yerlerde devam ettim ki bu uçma duygularımda pik yaptı. bu hazzın daha dolusunu daha uzununu yaşamam gerekiyordu. derken yine bir kaç gün sonra komşunun oğlu ile birlikte evden aşırdığım büyük naylonu paraşüt yapmaya karar verdik. arkadaşım hani şu büyükçe kendir dediğimiz ipler var ya ondan getirdi naylonu ikiye katlayarak 4 köşesinden kendiri bağladık sanırım 2 metra uzunluk olmuştu. sonra evimizin arkasındaki eğimi çok dik ola küçük tepeye çıktık. iplerin alt kısmınıda birbirine düğümledik kocaman bir düğüm olmuştu. ben o düğümlerden tuttum arakadaş efsane kanadımızı topaçlamış elinde tutuyor ben 1 metre kadar yüksekteki kayadan atlayıp ufak atlamalarla bu atlayışı yamacın aşağısına doğru devam ettirecektim ve nihayetinde öyle de yaptım. sonuncunda arkamda yerde sürünen kendir kalabalığı be naylon yığınından çıkan tozlar bırakabilmiştim ancak. arkadaşla birlikte bir çok defa denesekte başarılı olamadık tabi. taki ondan 21 yıl sonrasına kadar. bundan yaklaşık 3 ay kadar önce k.maraşta bir kurum tarafından yp eğitimi verileceğini duyuncaya kadar. içimden yapma mustafa etme eşin, çolun, çocuğun var bu iş senden geçti desemde dinletemedim deli gönlüme. gittim eğitim aldım yp yi gördüm canlı canlı kanada dokundum iplere dokundum 21 yıllık özlem bitmişti. neyse duygusallığı bir kenara bırakalım, derken ilk uçuşumu yaptığımda sadece o an vardı sadece o anı yaşıyordum ve başka hiç bir şey yoktu aklımda. muhtteşem bir duyguydu sebep olandan allah razı olsun. bir kaç ay sonra ilk kanadım olan pro design jazz dhv 1-2 yi aldım kendi başıma 300-500 metrelik tepelerden uçuyorum. tarifsiz bir duygu uçan bilir.

Kullanıcı avatarı
bluest
Mesajlar: 29
Kayıt: 09.07.2012, 13:27
Ad Soyad: Özgür Karaca
Şehir: Ankara
Aldığı Beğeni: 1 / 0
Pilot Menüsü: 

Mesaj #23 gönderen bluest » 1 on yıl 3 yıl önce (28.02.2013, 20:18)

Çocukken 77-78 lerde Ankara Demetlevlerde oturup THK'nın paraşütçülerinin araba pazarı/gimata atlayışlarını hayranlıkla seyrederdik. O zaman tek bina havacılar sitesi idi o tarafta ve demek ki gimat tarafı tamamen boştu.

Diğer çocuklardan farklı olarak naylondan paraşüt yapıp iplerine taş bağlayıp havaya atardık. 5-6 yaşında iken küçüğünü yaptık neden büyüğünü yapmayıp ucuna kendimiz atlamıyoruz diye düşündük sanırım.

Bulduk 3-4 tane kalın gübre naylon torbası bunları diktik. Anlatsalar inanmam ama 5-6 dan daha büyük değildik. İplerini bağlayıp komşu oğlunu 2. kattan attık. Allahtan gine öngörümüz varmış ki kumun üstüne atlatmışız.

Çocuk biraz uçar gibi olup paraşüt kapandı ve kuma düştü. Yeni tasarım kanatlar yapmayı düşünürken arada biz de biriki şamar yedik ve ufak paraşütlere geri döndük.