Slm Şenerim..
Şahsıma değer verdiğin cümleler için teşekkürler. Federasyon bizim federasyonumuzdur. Ve emek veren arkadaşlara şahsen minnettarım. Belki gece uyumadılar; nasıl bir eğitim sistemi uygulasak dediler. Kimsenin taşın altına elini koymadığı zamanda birilerinin ön plana çıkması, işin zahmetini çekmesi gerekir ki bu arkadaşlar bunu yapıyorlar.
Elinde bir delil olmadan kimse kimseyi itham edemez. Emek harcayan arkadaşları suçlayan yazılara tamamen karşıyım; ve tartışma üsluba uygun ve doğruyu bulmayı amaçlayan şekilde gitmezse, karşılıklı suçlamalarla yada biz biliyoruz diğeri bilmiyor veya gidin aynaya bakın hatanızı görün üslubu ile giderse bende bu tartışmadan birşey çıkmayacağını düşünerek başka mesaj yazmayacağım.
GSGM'nin yönetmelikleri, eldeki sistem, Türkiyedeki yamaç paraşütünün durumu, ve bunun federasyon çatısı altında ve yönetmelikleri istikametinde nasıl teşkil edileceği söz konusu olmalıdır. Yasa ve yönetmelikler bellidir; üstteki linki ben bilerek paylaştım. Federasyonun kendi sitesinde antrenör eğitim yönetmeliği paylaşılmıştır. Burada 2 durum vardır.
1-Arkadaşlar belki doğruyu yaptıklarını, herkesin başvurabileceğini düşünerek; eğitmen olmaya uygun görmediğini düşündükleri kişileri elemek amacı ile ön sınav yapmışlardır. Ama yönetmelikte kursa başvuru şartları belirtilmiştir. Bu konuda yönetmelikte olmayan bir uygulama ortaya çıkmıştır.
2-Söz konusu olan kurstur. Başarı sınavı kurs sonunda yapılıp; yönetmelikte başarılı olma puanı 60 olarak belirtilmiştir.
Bu işe emek harcayan arkadaşlar kendi eğitmenlik tecrübeleri ile bir sistem oluşturmaya, geliştirmeye çalışıyorlar. Ama Türkiyede yamaç paraşütünü oturtmak istedikleri sistem antrenörlük sistemidir. Burada şunu da düşünebiliriz. Antrenörlük sistemi yamaç paraşütü için uygun bir sistem değilmidir? Çelişki buradamıdır?
ÖRNEK: (
www.thsf.gov.tr)
I. KADEME ANTRENÖR KURSU ÖN SINAV SONUÇLARI
02.03.2012 tarihinde gerçekleştirilen
Yardımcı Eğitmenlik (I. Kademe Antrenör) Kursu Ön Sınavı gerçekleştirilmiştir.
Federasyon şu an geçmişten gelen eğitmenlik sistemini ellerinde olan antrenörlük sistemine adapte etme çabasındadır. GSGM nin ise eğitmenlik diye değil antrenörlük diye bir sistemi var.
Bu noktada itiraz eden arkadaşlar haklı da çıkıyor. Çünkü uygulama başlangıçta yanlış yapıldı. Peki ne oldu? THSF doğru bildiğini yaptı; gönlü rahat; haketmeyenleri bir sınavla belirlerim ben dedi (bu noktada sınav ölçme anlamında tartışılabilir) Diğer taraftan sınavdan başarısız olanlarda; a) madem ben kendi bildiğimi okurum arkadaş, b)gider eğitimimi vermeye devam ederim, eskiden federasyonmu varmış? c)zaten ellerine yüzlerine bulaştırdılar, bir daha da Davosa gelirsem.. d)Zaten bende THK sertifikası var.. d)ikide ben yazayım şunlara bindireyim; varsın adım Ali Tan olsun.. vb söylemlerle cephe alacaktır.
Bu nokta yanlış noktadır. Federasyonun yapması gereken daha çok kişiyi kazanmak; onların eksikleri varsa tamamlayarak; Türkiye de eğitim kalitesini arttırmak, sertifikalandırmayı hızlandırmak; değişik bölgelerden antrenör yetiştirmek olmalıydı. Şu anki durumda sınavdan kalanlar dönüp eğitim vermeye devam edecek. Eğer federasyon onları eksik görüyor ise alsaydı kursa bu eksikleri giderse daha doğru olurdu. Şu anki uygulama ile tepki toplamış oldu.
Sınav hakkında eleştiri de bulunmak istemiyorum; ortada soru yok. Bu konuda da acizane düşüncem; yayınlanmasının; federasyon için de faydalı olacağı; ithamlarda bulunanlar için cevap vermiş olacakları, ileri de sınava girecekler için (eğer sınav uygulaması devam edecekse) önbilgi olacağı yönündedir.
Federasyondan gerek Serdar Abi ile gerek Ümit ile sınavdan sonra da görüştük; sınırda kalmama üzüldüklerini belirttiler. Ki benim sınavı geçme yada geçememe ile ilgili kesinlikle bir kırgınlığım, sitemim vs. yoktur. Ve hatta kendileri acaba 70 e tamamlasakmı diye düşünmüşler iltimas da geçmemişlerdir; bu konuda da kendilerine teşekkür ettim.
BİMER konusunda; emek harcayan arkadaşlara vicdanen haksızlık etmemek için şikayet değil istek bölümünden bir başvuru yaptım. Onlarında mevcut yapılmış uygulamadan kendilerinin de yaptıkları ilk uygulama olması sebebi ile çıkardıkları dersler vardır. Önemli olan sistemin rayına oturması, doğruya varılmasıdır.
Bu konuda şu aşamada yapılacak en doğru iş; insanları küstürüp federasyonu yalnızlaştırmak yerine; en yakın zamanda ikinci bir kurs açarak; sertifikasyon sistemini hızlandırmak; kısa zamanda 2. ve 3. seviye entrenörleri yetiştirmektir. Bu noktada da eğitim sisteminin her aşamasını şimdiden planlayıp; 2., 3., 4, derece kurslarda hangi konuların anlatılacağını, hangi yeterliliklerin bekleneceği şimdiden belirlenmelidir. Dolayısı ile zurnanın son düdüğü 1. seviye antrenörlük için çok yüksek yeterlilikler beklenirse; en üst seviye için acaba ne yapacağız diye insanlar düşünmeye başlar ve bu sistemden ümidini keser.
Bence bu sınavda federasyon da kalmıştır. Ve en az 70 altı alanlar kadar ders çıkarmalıdır.
Sevgiler