Mesaj #23 gönderen ORKO » 2 on yıl 11 ay önce (03.11.2005, 14:33)
abi böle abuk subuk şeyler yazıyorumya canım sıkılıyor, boğuluyorum konya sıkıyor beni hiç bir şey yok burda, çarşıya çıkıyom öle.. eve gidiyom öle.. ne bir eğlence ne bir sosyal aktivite, hah şimdi kışta geldi oku yedim, surat bi kariş bunalımdayım boğuluyoooooooooooom!
Mesaj #24 gönderen onursan » 2 on yıl 11 ay önce (03.11.2005, 23:46)
selam orko,
anam babam ben oludeniz'deyim su anda. sabahtan beri deli gibi yagmur yagmakta, ayrica sert kuzey esmekte. ofiste tıkılıp kalmaktan ziyade, oludeniz su anda gercekten olu. toplam insan nufusu 20 - 25 koca yerde (otelciler dahil). bu baglamda ben su anda evde olmayi tercih ederdim. bikac foto cektim burasinin ne kadar olu oldugunu gostermek amaci ile. bi ara gonderirim sana.
not: yarin hava iyi olacak gibi, yeni 900 pistinden bi cikacaz aksilik olmazsa. yorumlar ancak c.tesi...
orko uçmaya acayip meraklıdır ve bir yelken kanat alır. ama aldığı yk hem en yüksek seviyedir hemde eskidir ilk uçuşunu yapmak için bir tepeye çıkar ve hikaye başlar...
-alo 112 buyrun
-abi ben yılanlı tepedeyim uçarken tepe üstü yere çakıldım yetişin...
-tamam hemen geliyoruz hareket etme
Kazadan bir süre sonra orko tekrar uçmak için tepeye çıkar ve...
-alo 112 buyrun
-abi ben takkeli dağındayım inerken takla attım yetişin...
-tamam hemen geliyoruz hareket etme.
O Kazadan tekrar bi süre sonra...
-alo 112 buyrun
-abi,
-ne var len ne oldu gene
-abi ben uçmaya gidiyorumda siz ambulansı gene hazır tutun, yönünü benim tepeye doğru çevirin abi
Ambulans şöförleri ile orko artık kanka olurlar ve...
-alo 112
-cemşit abi ben orko, ufak bi sıyrık varda, şöle gazlı bezle tentürdiyot getirin, geçenki malzemeleriniz bende kalmış, iğnedir ipliktir, serumdur,
Bu olaylar bir süre böyle devam eder, orko ambulans şöförleriyle muhabbeti iyice ilerletirki ne ilerleme...
-alo cemşit abi ben yılanlı tepedeyim, gelirken şöle üzüm müzüm fıstık mıstık al gel, haa ikide 70 lik alda açık havada bi gafaları çekelim, mısdava abiyide getir
-tamam bi saatten ordayız
-kör amedin gasetinide getirde dinleyelim, müziksiz gitmez bu meret, haa az daha unutuyordum, abi geçenki dansözüde getir unutma aman...
Ambulans, içinde dansöz ve iki şöförle yola çıkar, yolda gelirken devriye polislerinin gözüne ambulansın içindeki dansöz ilişir ve durdurur kafadarları
-arkadaşlar ne bu dansöz? ne arıyor ambulansta?
-yav gece kulübünde kıvırtırken belini sakatlamış hastaneye götürüyoz...
Tepedeki bu alemlere yavaş yavaş diğer şöförlerde katılmaya başlar, ve tepe kalabalıklaşmaya başlar, orko olayı şööle bi muhasebe eder, bakarki alemler ciddi ciddi tutuyor, sonra enine boyuna düşünür ve...
SONUÇ: Orko uçmayı bırakır, yılanlı tepeye büyük bir gazino açar, gazinonun adınıda ACİL SERVİS GAZİNOSU koyar, ambulans şöförleri cemşit ve mustafada istifa edip gazinoda çalışmaya başlarlar. Orkoda köşeyi döner.
---SON---
Erzincan Yaylabaşından ilk defa Tandem uçmayı deneyecek pilotla, yolcu olmayı kabul etmiş bir öğrenci pilot kalkarlar... Süzüle süzüle bir tarlanın üstüne kadar gelirler, sağa sola bakarlar ki çoban çocuklar onları izlemekte. İnerken biraz kanadı yerde sürükleyerek inerler ama bu arada hava 1500... Pilot afilli bir tavırla çocuklara döner ve sorar:
- nasıl uçtuk çocuklar ama...
El cevap:
- abi çok güzel uçtunuz yalnız fasülyenin ağzına .ıçtınız...
Meğer bizimkiler o havayla boş araziye değil fasülye tarlasına inmiş ve en aşağı 100 m2 yeri harap etmişler... Hemen kanadı toplar, azami hız asgari izle koşarak uzaklaşırlar.
Mesaj #29 gönderen ORKO » 2 on yıl 10 ay önce (06.12.2005, 17:33)
forumda yapay tepe konusu açıldı, e haliyle beni bu konu biraz kaşındırdı, yapay tepe hakkındaki düşüncelerimi sunuyorum.
1): abi şimdi siz tepeyi yapacaksınız güzelde yüksekliğini fazla çıkamazsınızki, diyelimki 10 metrelik bir tepe yaptınız, kanatı en tepeye serdiniz, kanatın iplerinin uzunluğu 6 metre, hadi bir metrede ben eksilteyim 5 metre, iplerin ucuna geldiniz aşağıya 5 metre kaldı, kanatı kaldırdınız ve 2 metrede koştunuz diyelim, ee geriye 3 metre kaldı, artık onuda doya doya uçarsınız
2): abiler bakarlarki olmayacak, daha büyük bir tepe yapalım derler yaklaşık 50 metre, ve hiç bir yerden destek almazlar kendileri yapmaya karar verirler, nerden baksan kazma kürek kova bi 20 sene sürer heral. onada bir çözüm bulurlar, tepenin dört bir yanına levha asarlar, ve levhaların altına üç beş tane kova bırakırlar, levhadada şöle bi yazı 'LÜTFEN BOŞ GEÇMEYİN BİR İKİ KOVADA SİZ TOPRAK ATIN, BİZİM BURDA ADETTİR'
hadi bu sayedede bi beş sene kazanılır,geriye 15 sene kaldı, bazı yardım sever ve ayrıyeten kuvvetli kişiler 2 kovada fazladan toprak atsalar, bi 3 senede burdan kazanılır, ee hala 12 sene var
o kadarınıda siz düşünün kardeşim.
aman abi kimse küsmesin takılıyorum ha yp geyik hikayeleri konusunu açan ve engin bilgi dağarcığına sahip olan onursan beye teşekkürler
selam,
Bu geyik hikayeleri bölümüne bende bir katkıda bulunuyum.Gerçi hikaye yp ile ilgili değil. serbest paraşütde geldi başıma ama affınıza sığınıyorum
Sene 93 ben ankara etimesgutda serbest paraşüt başlangıç kursundayım. Yaşım birhayli küçük resmen sınırdayım. Kursa gelebilmek için evle resmen papaz oldum. Bana bin bir türlü yok öleceksin yok sakat kalacaksın gibi söylemlerde bulundular. Ama hiç kimseyi dinlemedim ve kursdayım. Derken yer eğitimlerimiz bitti ve atlayış günü geldi. Atlıycağımız yer ankara nın gölbaşı diye bir semtinin yanında bulunan kurak ve geniş bir arazi. sabah erkenden yaklaşık 80 kişi oraya gittik. Hayatımda hiç uçağa binmemiş, çok heyacanlı ve bir tarafdanda korkuyorum derken uçaklar geldi ve atlayış için stard verildi. Herkes koşturuyor. Ben ilk atlayacaklar arasındayım. Hocalarımız kuşanmamızı söylediler. elim ayağım titriyor. paraşüt tipimiz T10.Bu paraşütle atlayanlar bilir. bu paraşütler stadik kablo diye bir ip yardımıyla kuşamdan çıkarlar ve en son can ipi diye bir iplede paraşütün kubbesinden ayrılırlar ve artık sen serbest düşüşe devam edersin. Neyse paraşütlerimiz sıra sıra dizili banada bir paraşüt verdiler. Tam kuşanacam hocamızın eğitimde söyledikleri aklıma geldi can ipini kuşanmadan kontrol edin. Bende söyleneni yaptım ve ipin olması gereken gerginlikde olmadığına karar verdim sanki çok tecrübeliyimya hemen kuşanmadan hocamın yanına koşdum ve ipin durumundan bahsetdim. buarada benim posta kuşandı beni bekliyorlar. Hocama dedimki ben bu paraşütle atlamak istemiyorum bana ne dedi biliyormusunuz? Sen atla açılmazsa değiştiririz bende heyacandan oldu dedim ve kuşandım bindim uçağa. Bir yandanda düşünüyorum nasıl olsa bişey olsa değiştircekler diye buarada uçak havalandı bir yandan titriyorum bir yandan korkuyorum bir yandan ailemin söyledikleri aklıma geliyor ve enson hocamın söyledikleri açılmazsa değiştiririz. biara bunlar gerçek olamaz rüya sandım ama nafile. Ayağa kalk kanca tak. Ben artık bayıldım bayılıcam derken neolduğunu anlayamadan çıkdım uçakdan. ilk önce büyük bir gürültü sonra sesizlik heryer simsiyah. Kendimi hafif hafif sallanıyor hissediyorum sanki yükseliyorum ama heryer simsiyah sesler geliyor bir tarafdan allah allah ilahe illallah. sonra bağırma sesleri geliyor. ben şaşırmış durumdayım tabi ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. derken aklıma bizimkilerin söyledikleri geldi öleceksin. anneannem hep derdidiki ruh bedenden ayrılırken büyük bir acı hissedilirmiş bende uçaktan çıkdıkdan sonra hissetmişdim sonra ruh yükselir derdi bende yükseliyordum. Ve anladımki hocamada dediğim gibi can ipi gevşekdi ve paraşüt açılmamışdı ben ölmüşdüm millet tekbir getiriyordu. Duyduğum sesler oydu. buarada saniyeler ilerliyor tabi ben ağlıyorum genceçik yaşımda nasıl yaptım böyle birşey diyorum içimden söz dinlemedim diyorum. derken bir ses işitmeye başladım kendine gel düşüş pozisyonu al diye ve içimden öldüm hala düşüş pozisyonu al diye bağırıyorlar diyorum. Biryandanda hocamı yağdediyorum neyse sonra acaba ölmedimde körmü oldum diye düşündüm ve elimi başıma götürdüm ozmana kadar kendimi bırakmış hiç hareket etmemişdim. elime sert bir cisim geldi kaygandı ve gözlerimin tam üzerinde duruyordu. Neydi biliyormusunuz? kasgı iyi bağlayamamıştım ve kask dömüş ve ağzıma kadar yüzümü kapatmışdı hemen yukarı kaldırdım ve artık yere çok yaklaşdığımı gördüm. ölmemişdim yaşıyordum o tekbir getirenler benim arkamda ve önümde atlayan arkadaşlarımmış millet korkudan bağırıyor tabi ben benim cenazayi götürüyorlar sanmışdım derken sert birşekilde yere çarptım toz toprak kalkdı. 5 nokta taklası falan hakgetire ben boylu boyu yatıyorum biryandanda bağırıyorum ben ölmedim diye tabi millet başımda ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Herkes sen zaten ölmedin ne ölmesi diyip duruyor ben ayağa kalktım ve koşmaya başladım yaşıyorum diye neyse daha yazamıyorum burda mahfoldum hatırladıkca....herkese selamlar
Mesaj #32 gönderen MR.ANDERSON » 2 on yıl 10 ay önce (08.12.2005, 01:08)
MERHABA ARKADAŞLAR
Ben sene 90 da ilk havacılık deneyimimde T-10 askeri paraşüt eğitimi aldım.
Daha ilk defa böyle bir olaya girmişken, yer eğitimleri sırasında bize nasıl atlıyacağımızı gayet ciddi bi şekilde anlatıyorlardı. THK' nın Adana bölgesel kurslarından biriydi. Hocalar işi çok ciddi tutuyor aynen askeri bir disiplinle dersleri veriyorlardı. Adana kabataş erkek öğrenci yurdunda yatıp kalkıyor sivil hava alanında da eğitimlerimizi görüyorduk. neyse 4 günlük yer eğitiminden sonra sıra o kader anına geldi ve ben nasıl olduysa ilk sortide uçağa binen paraşütçülerin en gerisinde kalmışım. sanki ilk binen önce atlıyacak mantığıyla ve en son ben atlarım düşüncesiyle en geride ben çıktım uçağa. Kapının dibinde bir kişilik boş yer kalmış oraya da ben ilişiverdim. Sonradan kara kara düşünmeye başladım. Bu kapıdan en önce çıkacak olan benden başkası olamaz dedim. Ve uçak hareket edip de hocamızın atlama noktasını tespit ederken suratının aldığı hali hiç unutmam. Bir kumaş parçası gibi sallanıyordu yüzü.
Hadi dediler kanca tak ve en öne ben geçtim ve kapıya dikildim. En son atlamayı düşünürken en önce atlıcaktım. Atla dediler atladım ama aşağıda öğretilen hiç birşeyi uygulamadan bir bin iki bin diye sayamadan yukardan beni çeken bir kuvvet hissettim. Noluyor diye yukarı baktığımda paraşütün deniz anası gibi açılıp üstümde salındığını gördüm. Şükürler olsun ya rabbi deyip derin bir nefes çektim içime. Sonra paraşütü kolonlardan çeke çeke iniş alanının üzerinde durim dedim emme nafile. tel örgülerin dışına karpuz tarlasının içine beş takla atarak indim mi desem düştüm mü. Hemen tekamülcü abilerden bana yardıma geldiler. İlk işleri navlakanın içine ortaboy iki karpuz sallamak oldu. Üzerine de paraşütü topladılar bi güzel kamufle ettiler.Hemen arkasından iki köpekle birlikte tarla bekçisi çıka geldi. bize bastı kalayı. İşte gene mi tarlaya idiniz de nedir sizden çektiğim vs.vs. Sonradan benden sonraki arakadaşın benden cesaret alarak atladığını öğrendim. Ben atlamasam kendisi de atlamayacakmış.
Sonraki beş atlayışımda alan içine inmeyi becerdim ama ilk inişteki yardım sever abilleri göremedim çevremde. Kendi kendime paraşütümü topladım çantaladım.Sonra demekki karpuz tarlası Nasreddin Hoca'nın kürkü gibiymiş dedim kendi kendime. tarlanın ve karpuzların hatrına iyi ilgi görmüşüm.
Mesaj #33 gönderen ORKO » 2 on yıl 10 ay önce (09.12.2005, 15:33)
yav trinity bacı o resmi değiştirsene, ekrandan üzerime atlayacak gibi duruyor o kara gözlüklü şey,, aman şaka yapıyom ha
anaaa ben size şeyi anlatmışmıydım. benim kaşlarım biraz balirgin, o yüzden arkadaşın biri bana şey demişti 'AMAN DİKKAT ET UÇARKEN KAŞLARIN PARAŞÜTE DOLAŞMASIN' tabi bende altta kalırmıyım, gerçi sonradan aklıma geldi ama şey dedim 'AMAN SENDE DİKKAT ETTE A KOLONU BURNUNA TAKILMASIN' demiştim, ama kendine söylemedim, en kısa zamanda sölicem, Üstelik arkadaşın burnunun büyük olmasını bırakın, aşağıya doğruda sarkık, paraşütle rahatlıkla kalkış yapılır yani, aman fazlamı ileri gittim yav yüksek müsadenizle alakasız bir geyik daha yapıp gidecem abi, ben saçımı taradıktan sonra kaşımıda tararım, ve geçen kaşımı aldırdım berberde adam o kadar uğraştıki saç traşı parası aldı, çokmu abarttım yav
Mesaj #34 gönderen ORKO » 2 on yıl 9 ay önce (06.01.2006, 17:26)
kuş gribine dikkat, sakın sürüyle uçan kuşlara yakın uçmayın, sonra sizide gazlı odada itlafmıydı itilafmıydı, işte ondan ederler.
benim her zaman gittiğim bir çay ocağı var, bugün gene gittim oraya, televizyondada haliyle kuş gribinden söz ediyor, ordan biri hemen atladı, beni kastederek, 'ulen bundada vardır kesin kuş gribi, hani uçuyorya' dedi. bende hemen atladım, 'geçen uçarken bi kuşa çarptım, ordan bulaşmış olabilir' dedim. (iğrenç bir geyik, )
yakında yamaşütçülerede ve yk larada yurtdışı yasağıda getirir bunlar grip yüzünden,
valla yazılar süpermiş. Bi uçuşa başlasamda bende böle hikayeler anlatsam buralarda. Başka anısı olan yokmu? insanın okudukça okuyası geliyo. ne güzel bişi yaaa
arkadaşlar merhaba,
ben yeni üye oldum foruma....ama okuyorum bir süredir......az önce yeni bir video buldum...çok komik ve matrak tam avrupalılara göre....
skydiver uçaktan atlamadan önce önemli bir şeyi unutmuş